2 Ekim 2013 Çarşamba

Ceza Hukukuna Hakim Olan İlkeler

CEZA HUKUKUNA HÂKİM OLAN İLKELER
1- HukukDevleti İlkesi

Anayasamıza göre Yargı yetkisi bağımsız mahkemelertarafından kullanılan bir yetkidir. Ceza hukuku bağlamında bakıldığında hukukdevletinin üç niteliği bulunmaktadır. İnsan haklarına saygı ve insan haklarınıngüvenceye bağlanması, adaletin sağlanması ve güvenliğin tesis edilmesidir.

2- Suçta veCezada Kanunilik İlkesi

Suç adı verilen insan davranışının ve bununkarşılığında uygulanacak yaptırımın ANCAK YASA İLE belirlenmesini öngörenilkedir. Yasallık ilkesi ilk kez 1876 Kanuni Esasi ile düzenlenmiştir.

Kanunilik ilkesinin beş adet sonucuvardır. Bunlar:
a-Belirlilik: Bir eylemden dolayı herhangi bir kimsenin cezalandırılabilmesi için o eylemin açık ve seçik birbiçimde yasada suç olarak düzenlenmesi gerekmektedir. Hangi eylemin suç olduğuaçık bir biçimde yasada yazmalıdır. Nitekim T.C.K nın 2. Maddesine göre:Kanunun AÇIKÇA suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenliktedbiri uygulanamaz. Yasa koyucu ceza kanunlarında belirsiz ve elastikkavramlar kullanmaktan kaçınmalıdır. Ceza yasaları açık ve net olmalıdır.
b- Aleyhe Kanunun Geçmişe Yürütülmesi Yasağı: Kişinin suç sayılan eyleminden sonra yürürlüğe girenve durumunu ağırlaştıran yasalar aleyhe yasadır.

Eylemin işlenmesinden sonra yürürlüğegiren yasa failin durumunu önceki yasaya göre daha da ağırlaştırıyorsa yanifailin aleyhine ise fail hakkında sonradan yürürlüğe giren yasa hükümleriuygulanamaz.

T.C.Knın 7. Maddesine göre: “ İşlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunagöre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemez ve güvenliktedbiri uygulanamaz.

İşlendiktensonra yürürlüğe giren kanuna göre suçsayılmayan bir fiilden dolayı da kimse cezalandırılamaz ve hakkında güvenliktedbiri uygulanamaz. Böyle bir ceza veya güvenlik tedbiri hükmolunmuşsa infazıve kanuni neticeleri kendiliğinden kalkar.”

Türk Ceza Kanunun ikincimaddesine göre ise, Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğegiren kanunların hükümleri farklı ise failin lehine olan kanun uygulanır veinfaz olunur.

c-Kıyas YASAĞI: Kıyas bir hukukboşluğunun benzer kuralları yardımıyla doldurulmasıdır. Ceza hukuku açısındanaçıkça suç olarak düzenlenmeyen bir eylemin suç olarak düzenlenmiş başka bireyleme benzetilerek cezalandırılması ya da failin ceza sorumluluğu ile ilgilikurallarda boşluk bulunması halinde benzer kurallardan yararlanılması kıyastır.Ancak T.C.K. m.2/3 uyarınca:

“Kanunların suç ve cezaiçeren hükümlerinin uygulanmasında KIYAS YAPILAMAZ. Suç ve ceza içeren hükümlerkıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlanamaz. ”

Bu sebeple suç ve ceza içerenhükümlerin uygulanmasında ve yorumlanmasında kıyas mutlak olarak yasaktır. Kıyas failin lehine yada aleyhineolsun yasaktır.

Cezahukukunda kıyas ile birlikte KIYASA YOLAÇACAK BİÇİMDE GENİŞ YORUM YAPMAK da yasaktır. Ancak kıyasa yol açmayacaksurette yorum yapmak mümkündür ve hatta gereklidir de. Kanunun somut olayauygulanması için yorumlanması gerekmektedir. Bu sebeple yasak olan Kıyasa yolaçacak biçimde GENİŞ YORUM dur.

d-İdarenin Düzenleyici İşlemlerle Suç Oluşturması ve Hürriyet Bağlayıcı Ceza Vermesi YASAĞI:
İdare tüzük,yönetmelik gibi işlemlerle suç oluşturamaz ve ceza veremez. Türk Ceza Kanunun2. Maddesine göre: “ İdarenin düzenleyici işlemleri ile suç ve ceza konulamaz”.


KanunHükmünde Kararnameler ile ( Olağan Dönem K.H.K ları ) temel haklar, kişi hak veödevleri ve siyasal hak ve ödevler konusunda düzenleme yapılamaz. Suç ve cezakoymak ise temel haklar ve kişi hak ve ödevleri bölümünde yer alan bir konudur.Bu sebeple OLAĞAN DÖNEM K.H.K ları İLE SUÇ ve CEZA KONULAMAZ.

Anayasa’nın 38. Maddesine göre: “ Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ANCAK KANUN İLE KONULUR ”.

e-Örf Adete Dayanılarak Suç Oluşturma ve Ceza Verme YASAĞI:
Ceza hukukunda örf adete dayanılarak suçoluşturulamaz, ceza verilemez. Kişi neyin suç olduğunu kolaycaöğrenebilmelidir. Oysa örf adet yazısız kurallar olduğu için bireylerinsağlıklı bir bilgi edinebilmesi güçtür. T.C.K nın 2. Maddesine göre: “ Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil içinkimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz .”


Örfadet kuralları, yasa hükümlerinin somut olaya uygulanmasında rol oynar. Örneğin alenen hayasızca hareketler suçundaki ( TCK m.225 ) teşhircilik kavramının anlamı veya hakaret suçunda ( TCK m. 125 vd. ) hakaret kavramının anlamları örf ve adetten yararlanılarak belirlenir.

3- KusursuzSuç ve Ceza Olmaz İlkesi

Failin suç oluşturanbir eylemini gerçekleştirmesinde kusuru olmadıkça, ceza yaptırımına maruz kalamayacağınıifade eden ilkedir. Kusur; bir eylemin isnad kabiliyeti bulunan bir kimsetarafından bilerek ve isteyerek ya da en azından bilerek yapmasıdır. Bilmedenya da istemeden yapılan bir hareketten dolayı kimse cezalandırılamaz. Bu ilkenin üç önemli sonucu vardır:

- Kusursuz bir fiilden dolayı kimse cezalandırılamaz.

- Ceza failin kusurunun derecesini aşamaz.

- Ceza failin hak ettiğinden az olamaz.

4- CezaSorumluluğunun Şahsiliği İlkesi


5237 SayılıT.C.K nın 20. Maddesine göre. “ Cezasorumluluğu şahsidir. Kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz. Tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımıuygulanamaz. Ancak suç dolayısıyla kanunda öngörülen güvenlik tedbirleriuygulanabilir.”

Bu hüküm uyarınca ceza sorumluluğunun kişisel olduğuve hiç kimsenin bir başkasının işlemiş olduğu fiil nedeniyle sorumluolamayacağı ortaya konulmuştur. Bu maddede tüzelkişiler hakkında güvenlik tedbirlerinin ilgili maddede belirtilmek kaydıylauygulanabileceğine ilişkin hükme de yer verilmiştir.

Tüzel kişilere ceza verilemez. Ancak tüzel kişilerhakkında eşya müsaderesi, kazanç müsaderesi ve faaliyetin durdurulması (Faaliyet izninin iptali SADECE TÜZEL KİŞİLERE HAS BİR GÜVENLİK TEDBİRİDİR )güvenlik tedbirlerine müracaat edilebilir. Tüzel kişiler hakkında güvenliktedbiri uygulanabilmesi için her suç tipinde AYRICA BU DURUMUN BELİRTİLMESİGEREKMEKTEDİR.

5- Adalet veKanun Önünde Eşitlik İlkesi


Suç işleyen kişi hakkında işlenen eylemin ağırlığı ileorantılı olarak ceza ve güvenlik tedbirine hükmedilmesine adalet ilkesi adıverilir. T.C.K nın 3. Maddesinde: “ Suçişleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığı ile orantılı ceza ve güvenliktedbirine hükmolunur ” denilerek adalet ilkesine yer verilmiştir.

Ceza yasasının uygulanmasında kişiler arasında din,dil, ırk ya da sair her hangi bir sebeple ayrım yapılmamasına ise eşitlikilkesi adı verilmektedir. Bu durumda T.C.K.m. 3 hükmü ile düzenlenmiştir.

6- İnsanHaysiyetinin Korunması İlkesi


Suç işlediği için ceza yaptırımına tabi tutulankişinin yeniden topluma kazandırılmasını amaç edinen ilkedir. Bu ilke gereğikişi suç işlese de insan haysiyetini yaraşır bir ceza ve güvenlik tedbirinehükmedilmelidir. Anayasamızın 17. Maddesinde: “ Hiç kimseye işkence ve eziyet yapılamaz, kimse insan haysiyetiylebağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz… ” hükmü ile insanhaysiyetinin korunması güvence altına alınmıştır. Bu amaçla ölüm cezası,kırbaç, genel müsadere, taşlama ve sair cezalar kabul edilmemiştir. İnsan suçişlemiş olsa dahi insanlık sıfatına yaraşır bir muameleye tabi tutulmalı ve insangibi yargılanmalıdır.

7- Non Bis İnİdem İlkesi ( Tek fiile Tek Ceza İlkesi )


Failin işlemiş olduğu bir fiil nedeniyle tek bir ceza verilmesi, bir suça bir cezaşeklinde formüle edilen ilkedir. Bu ilke uyarınca yargılama yapılarak hükümverilen bir konu hakkında yeniden yargılama yapılamaması gerekir. Bu ilkenin yurt dışında işlenen suçlarlailgili istisnaları vardır. Uluslar arası suçlarda bu ilkeye geçerliliktanınmamıştır. Örneğin uyuşturucu madde imal veya ticareti suçu.

Bir kimse yurt dışındayargılansa ve hüküm verilse dahi istisnaen Türkiye de tekrar yargılanmaktadır.Ancak kişi, ikinci kez yargılansa dahi,kişinin YURT DIŞINDA OLSA BİLE maruz kaldığı bütün ÖZGÜRLÜK KISITLAMALARIcezadan mahsup edilecektir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlarınız bizim için önemlidir. Konu hakkında sormak istediklerinizi yazabilirsiniz.
Istanbul ithalat - ithal Çin ürünleri