3 Ağustos 2014 Pazar

Stopaj Vergisinin Mantığı

STOPAJ VERGİSİNDE MANTIK NEDİR?
Vergi borcunun doğması sonucu, doğan verginin ilgili mükellef tarafindan ödenmesi genel kuraldır.
Ancak, bazen kanun koyucu tarafindan asıl mükellef yerine üçüncü şahısların da vergiden sorumlu tutulması öngörülebilir. Zaten çeşitli vergi kanunlarında da, asıl mükellef olmadıkları halde, üçüncü şahısların, ilgili vergiyi ödemekten sorumlu tutuldukları görülmektedir. Esas olarak gelir vergisinde ve özellikle maaş ve ücretlerin vergi borcunu ödemesi açısından başvurulan bu usule stopaj veya kavnakta tevkif usulü denilir. Burada
vergi borcu, vergi mükeliefi olan işçi ve memur tarafindan bizzat değil, fakat vergi sorumlusu denilen üçüncü şahıs tarafindan ödenir. Yine; mükellefin yerine getirmekle yükümlü olduğu şekle
ve usule ilişkin şartların vergi sorumlusu
tarafindan yerine getirilmesi sözkonusudur. Yani,
vergi sorumlusu, verginin ödenmesi bakımından,alacaklı vergi dairesine karşı muhatap ve sorumlu olan kişi durumundadır. Bu vergi sorumlusuna
bazı yazarlar mutavassıt ödeyici de demektedirler. Stopaj usulünde vergi, asıl borçludan değil, vergi
sorumlusundan talep edilir. Bu yolla, gelir daha sahibinin eline geçmeden önce vergilendirilmiş olmaktadır. Yani, işçiye veya memura ücret veya maaş ödeyen işveren, daha bu ödemeyi yapmadan önce, işçi veya memurun aldığı ücret veya maaştan kanunen ödemesi gerekli olan gelir vergisini kesecek ve yasal süre içinde bu kestiği vergileri bir muhtasar beyanname düzenleyerek vergi dairesine ödeyecektir. Anlaşılacağı üzere burada işçi veya memur kanuni mükelleftir, fakat
onların adına ve hesabına vergilerini ödeyen ve muhtasar beyanname veren işveren vergi sorumlusu (veya mutavassıt ödeyici)dur. Uygulamanın Amacı Vergilerin tahsilini daha kolay ve
garantili şekilde gerçekleştirmek, küçük
matrahların vergiden kaçırılmasını
önlemek, maliye idaresinin ve vergi
mükellefinin işlem yükünü azaltmak,
verginin, gelirin doğuşundan çok kısa
bir süre içinde maliye dairesine
geçmesini sağlamak ve nihayet verginin
mükellef üzerindeki psikolojik etkisini
gidermektir.
Türkiye'de stopaj usulüne göre, maaş ve
ücretlerden kesilen vergi tutarının,
ertesi ayın 23. günü akşamına kadar
ilgili vergi dairesine muhtasar
beyanname ile birlikte verilmesi genel
kuraldır. Aynı şekilde Kurumlar Vergisi
Kanunu'na göre, dar mükellefiyete tabi
olan kurumlarda ücretler, serbest meslek
kazançları, gayrimenkul sermaye
iratları, menkul sermaye iratları, gayri
maddi hakların satışı, devri ve
temlikinden alınan değerler kurumlar
vergisi tevkifatına tabidir. İşte bu
kanunlardaki hükümlere göre vergi
sorumlularının ödediği vergi borcu,
kendilerinin borcu değildir, ama gerçek
vergi mükelleflerinin vergi borcunu
kesip vergi dairesine yatırmaları söz
konusudur.
Gelir Vergisi Kanununa göre; vergi
sorumlusu olup stopaj usulü gereğince
vergi mükelleflerinin vergi borcunu ilgili
vergi dairesine yatırması gereken kurum
ve kişiler şunlardır : Kamu idare ve
müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri,
sair kurumlar, ticaret şirketleri,
dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların
iktisadi işletmeleri, gerçek gelirlerini
beyana mecbur olan ticaret ve serbest
meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço
veya zirai işletme hesabına göre tespit
eden çiftçiler.

Posted via Blogaway

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlarınız bizim için önemlidir. Konu hakkında sormak istediklerinizi yazabilirsiniz.
Istanbul ithalat - ithal Çin ürünleri