1 Nisan 2017 Cumartesi

Referandum EVET mi Hayır mı?



1946'da çok partili hayata geçilmesine rağmen, ilk demokratik seçim 1950'de yapıldı ve aynı yılın Mayıs ayında Birinci Menderes Hükümeti kuruldu.
 Sonra, Menderes ikinci kez kazandı ve 1960 darbesine kadar tek parti iktidarını sürdürdü. Ondan sonra ne oldu? 1960 ile 2003 yılları arasında (sıkı durun) tam 51 hükümet kuruldu. Dile kolay, 43 yılda 51 hükümet! Bölün 43'ü 51'e, her hükümetin ortalama ömrü sadece 0.84 yıl.
Böyle yönetilen bir ülkenin, gelişme, büyüme şansı olur mu? Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi'nin Türkiye'yi koalisyonlara mahkum bir ülke olmaktan çıkaracağı için, Evet diyeceğim. 
Atatürk, Menderes, Özal ve Tayyip Erdoğan, parlamenter sisteme rağmen, güçlü kişilikleri ve büyük kamuoyu destekleriyle ülkeyi, Başkanlık Sistemi şeklinde yönettiler ve başarılı oldular. Adı konulmamış başkanlık sistemi bu dört lider tarafından uygulandığı ve başarılı olunduğu için, Partili Cumhurbaşkanlığı sistemine “Evet diyeceğim.Cumhurbaşkanı, devletin başıysa, orduların başkomutanıysa ve halk tarafından seçilecekse, O Cumhurbaşkanının ülkeyi yönetmesinden daha doğal ne olabilir. Seçimle iş başına gelecek Cumhurbaşkanı'nın, bugüne kadar olduğu gibi başbakanlarla didişmek yerine, icranın başı olmasının mantıklı ve daha güvenilir olduğuna inandığım için Evet diyeceğim.

Bu ülkenin çoğunlukla seçtiği, güvendiği bir Cumhurbaşkanı'nın, ülkeyi diktatörlüğe götürmek gibi ahmakça bir yöne tevessül edeceğine milyarda bir bile ihtimal vermediğim için, bu ülke insanının, hangi şart altında olursa olsun bir dikta yönetimine geçit vermeyeceğine adım gibi emin olduğum için Evet diyeceğim.
Anayasa değişikliğine ilişkin TBMM'de kabul edilen 18 Maddeyi defalarca okudum. Özeti şudur, Başbakan'a ve Bakanlar Kurulu'na verilen yetkiler, bu kez de Cumhurbaşkanı ve kabinesine veriliyor. Bunda ne kötülük var? Şimdiye kadar siyasetin realitesinde, başbakanlar tek belirleyici iken, şimdi Cumhurbaşkanı belirleyici oluyor. Halkın çoğunlukla seçtiği Cumhurbaşkanı'na, yine halkın seçtiği Başbakan kadar güveneceğim için, Evet diyeceğim.MHP gibi bu ülkenin en köklü partilerinden biri, sistem değişikliğine destek verdiği ve anayasa değişikliğini Ak Parti ile birlikte hazırladığı için, Evet diyeceğim. 

Anayasa değişikliği aylardır tartışıldığı ve daha birkaç ay tartışıldıktan sonra, referanduma götürülerek, bu yüce milletin takdirine sunulacağı ve sonuca herkesin istese de istemese de rıza göstereceği, demokratik bir tercih olacağı için Evet diyeceğim.CHP, Cumhurbaşkanlığı sistemini bilinçli bir şekilde, Erdoğan ile özdeşleştiriyor. Oysa, sistem, Erdoğan'dan sonra da, Ak Parti'den sonra da Türkiye'nin istikrarına ve geleceğine hizmet edeceği için “evet” diyeceğim. Olur da bir gün CHP'li bir Cumhurbaşkanı seçildiğinde, bu sistemi getirenlere dua edeceğine emin olmam nedeniyle Evet diyeceğim.Yeni sistemde, milletvekilleri seçime giderken, “bakanlık hayali” kuramayacak. Zira, milletvekilleri bakan olamayacak. Vekiller sadece yasama işine yoğunlaşacak. Bu da meclisin yürütme üzerindeki etkisini artıracak. O nedenle de “Evet diyeceğim.On Beş Temmuz'u yaşamış bir Türk vatandaşı olarak, haçlı dünyasının ülkemiz üzerindeki emperyalist emellerinin canlı tanıklarından biriyim. Erdoğan gibi güçlü bir lider ve Ak Parti gibi tek başına güçlü bir iktidar olmasaydı, bugün Türkiye'nin işgal edilmiş olacağının da bilincindeyim. Ve bu yüzden, Evet diyeceğim.
Yapılan anayasada, ilk dört maddenin çakı gibi duruyor olması, herkes gibi benim de en büyük güvencemdir. Anayasalar, Allah tarafından gönderilen ilahi metinler değildir. Daha önce defalarca değişen Türkiye Anayasası'nın ileriki yıllarda ihtiyaç olursa yine değişeceğini bildiğim için Evet diyeceğim. Globalleşen dünyada, savaşların bilgisayar ekranlarından yönetileceği gelecekte (ki şimdi bile böyle olduğu söylenebilir) Türkiye'nin var olması için, yüz yıldır sömürülen İslam Coğrafyası'na umut aşılayabilmesi için, enerjisini siyasi çekişmelere harcadığı için, ülkeyi yönetecek dermanı kalmamış siyasetçilere mahkum olmaması için, Evet diyeceğim.En önemlisi, FETÖ gibi ihanet çetelerinin bu devletin içinde yeniden yapılanmaması, güçlü bir devlet yönetimi ile mümkündür. Mevcut sistemde, FETÖ'nün, PKK'nın, ya da onların uluslar arası destekçilerinin finanse edeceği partilerin, bir gün hükümet ortağı olmalarını mümkün gördüğüm için, Cumhurbaşkanını halkın seçtiği bu yeni sisteme Evet diyeceğim.Türkiye'nin ilk hükümeti 30 Ekim 1923'te kuruldu, 6 Mart 1924'te sona erdi. Kaderi görüyor musunuz? İlk hükümetin ömrü bile sadece birkaç ay. İnönü'nün istifasıyla hükümet sona erdi.




Sponsor Bağlantılar - Reklam
Online Toptan ithalat ürünleri satışları - Çin ithalat - ithalat yapmak - Uygun ithalat Ürünleri Fiyatları Malları Kumaşları Tekstil, Çin Tekstil ithalatı, Kumaş ithalatı

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlarınız bizim için önemlidir. Konu hakkında sormak istediklerinizi yazabilirsiniz.
Istanbul ithalat - ithal Çin ürünleri