4 Mayıs 2017 Perşembe

Paranın Değeri Nasıl Düşer

Paranın Değeri Nasıl Düşer

Bir ülkenin para birimi hangi durumda değer kazanır?

Bir ülke parasının diğer ülke paralarına göre değer kazanması 2 şekilde mümkündür. Döviz (dolar fiyatı) ucuzlar:
1. Ülkede üretim artar, ihracat patlar. Ülkenin döviz geliri, giderini fazlası ile karşılar. Ülkenin kasaları döviz (dolar) ile dolar. Örnek: Çin ve Japonya. (Almanya da aynı durumda ama ortak para birimi euro’yu AB’nin diğer ortakları rezil ediyor.)

2. Ülkenin ihracatı, ithalatı karşılayamadığı için döviz (dolar) açığı büyüdüğü halde, ülkeye şu veya bu nedenle (ülke yüksek faiz verdiği için veya borsası çok kazandırdığı için) geçici olarak (buna sıcak para diyorlar) döviz girer. Sıcak para sadece döviz açığını kapatmaz, piyasayı da dövize boğar. Bu durumda dövizin fiyatı ucuzlar, ülke parası değer kazanır.
Merkez Bankası hangi durumlarda döviz piyasasına müdahale edebilir?

Merkez bankaları döviz kurlarının aşırı oynak olduğu durumlarda, spekülasyonların çok yoğun olduğu durumlarda ve bu spekülasyonların sonucunda kurların aşırı yükselmesi ve aşırı düşmesinin makro dengeleri bozacağı kanaati yükseldiğinde daha çok müdahale yöntemini seçiyor. Ülkeden ülkeye dönemden döneme değişebilir. Ama Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın net tavrı biraz önce tanımladığım tabirdedir. Bu da doğru bir adımdır. Aşırı spekülasyonlar ve döviz kurlarının aşırı oynak olması enflasyonu arttırır. Büyümeyi ve istihdamı olumsuz etkiler. Buna izin vermemek gerekiyor. Ama bu çok temel nedenlerden kaynaklanıyorsa, spekülasyon değil de ekonomiden kaynaklanıyorsa müdahale etmez. Temel nedenlerden kaynaklanan değer kayıpları biraz daha yavaş, sindire sindire olur. Böyle bir iki gün içerisindeki çok sert iniş ve çıkışlar spekülatif unsurları da çok daha fazla içerebildiği için merkez bankası bu gibi durumlarda müdahale etmeyi tercih ediyor. Merkez bankası temelde iki üç türlü müdahalede bulunabilir. Bir tanesi ihale yöntemiyle mesela dövizin aşırı azaldığını seziyorsa talep olmalı ki döviz fiyatları daha fazla düşmesin ve artsın. Mesela her gün belli bir oranda döviz alabilir. Bu düzenli bir şey. Her gün 40 milyon dolar 50 milyon dolar alarak sürekli bir talep yaratır ve her gün böyle bir talep olacağını göstererek kurun daha fazla aşağı düşmesini engellemeye çalışabilir. Fakat güçlü sermaye akımı ve spekülasyonlar olduğu zaman bu çok yeterli olmuyor. O zaman doğrudan müdahale dediğimiz yönteme geçiyor. Her gün 40–50 milyon dolar değil de bir kere piyasaya giriyor 1-2 milyar dolar döviz talep ediyor. Bir şey alınırsa ne olur fiyatı yükselir. Kuru yükseltmek istiyorsa doğrudan yüksek tutarda alımlar yapar. Fiyat çok yukarı çıkıyorsa da bu sefer satar. Rezervlerinden döviz satarak yüksek tutarda döviz fiyatlarını düşürmeye çalışır. Çünkü döviz bolluğu yaratılıyor. Bir diğer müdahale yöntemine de anons diyoruz. Yani merkez bankası başkanı bir toplantı veya panelde konuşurken, kurun seviyesinden geldiği noktalardan rahatsızlığını belli eder. Bu çok doğrudan cümlelerle değil de, kapalı ve nazik bir şekilde verilen bir mesajdır. Bu müdahale geliyor ya da geldi gelecek mesajıdır. Piyasa zaten müdahalede zarar edebilir. Çünkü siz yüksek fiyattan alırsınız o düşer. Piyasa genelde başkanların konuşmalarını yakından izler, bu tür bir etkiyi gördüğünde de bu de etkisini gösterebilir.


Sponsor Bağlantılar - Reklam
Online Toptan ithalat ürünleri satışları - Çin ithalat - ithalat yapmak - Uygun ithalat Ürünleri Fiyatları Malları Kumaşları Tekstil, Çin Tekstil ithalatı, Kumaş ithalatı

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlarınız bizim için önemlidir. Konu hakkında sormak istediklerinizi yazabilirsiniz.