AkblogAk SEO
Firmalarınıza kurumsal çözümler. Web Tasarım - SEO - Grafik Reklam Tasarım
Son Konulara
Blogger tarafından desteklenmektedir.

Alamut: Fedailerin Kalesi

Posted On 5 Mart 2019 Salı

Alamut: Fedailerin Kalesi - Vladimir Bartol

Alamut: Fedailerin Kalesi - Vladimir Bartol
Alamut: Fedailerin Kalesi - Vladimir Bartol
Bir tarafta Hasan Sabbah’ın yeryüzü cennetiyle yeni tanışan güzel köleler, diğer tarafta onun en güvenilir savaşçıları olan fedailer. Sabbah’ın yarattığı cennetin içinde gözleri açıldığında hepsinin hayatı hiç umulmadık bir şekilde değişir.
Hikaye 11. yüzyıl İranı’nda, kendini peygamber ilan eden Hasan Sabbah’ın, seçilmiş bir grup insanı intihar suikastçısına dönüştürerek bölgede hakimiyet kurmak için çılgınca ve aynı zamanda zekice bir plan tasarladığı Alamut Kalesi’nde geçmektedir. Güzel kadınların, yemyeşil bahçelerin, şarap ve haşhaşın göz boyadığı sanal bir cennet yaratan Sabbah, genç savaşçılarını emirlerine uydukları takdirde bu cennete gidebileceklerine inandırır. Kendilerini onun yoluna adayan, ölmeyi de öldürmeyi de göze almış olan bu küçük orduyla hükümdar sınıfına gözdağı verebileceğini düşünür. Sabbah kendi deyimiyle insanların saflığını kullanıp dine adanmışlığı politik emellerine alet eder. Artık kapılar onun için ardına kadar açılmıştır.


Sloven yazar Vladimir Vartol'un 1938 yılında yayımlanan romanı Alamut: Fedailerin Kalesi, Alamut Kalesi üzerinden Hasan Sabbah ve İsmailileri konu ediniyor. Koridor Yayıncılık tarafından ilk olarak 2012 yılında basılan kitabın çevirmenliğini ise Ender Nail üstleniyor. 510 sayfa kalınlığına sahip olan eser ciltsiz formda basımı ile raftlarda yerini buluyor.

Vladimir Bartol'un en ünlü eserin olan Alamut: Fedailerin Kalesi kitabı, yazarın ilk ve son romanı olma özelliğini de taşıyor. Günümüze dek 18 dile çevrilen eser, cennet ve cehennem inanışını eleştirdiği ve yer yer reddettiği için 1960 ile 1980 yılları arasında kimi ülkelerde yasaklanmıştır. Alamut Kalesi ekseninde 11. yüzyıl Selçuklu Devleti'ni konu edinen roman, tarihe yazarın hayal gücü ile şekil veriyor.

Kendini peygamber ilan eden Hasan Sabbah'ın, Haşhaşiler olarak tanınan müritlerini kendine ve davasına inandırabilmek için kullandığı zekice hazırlanmış plan taslaklarını anlatıyor. Alamut Kalesi içerisinde güzel kadınların ve yemyeşil bahçelerin yer aldığı sanal bir cennet yaratan Hasan Sabbah, özel kişilerden olan savaşçılarını şarap ve haşhaş etkisi ile cennete götürdüğüne inandırıyor. Müritlerine öldükten sonra cennete gideceklerini vaad ederek, planları için ölmelerini ve öldürmelerini sağlıyor.Kitap her ne kadar Alamut Kalesi, Hasan Sabbah ve savaşçılarını konu alıyor gibi görünse de Orta Çağ'da varlık gösteren Selçuklu Devleti'nin gün yüzüne çıkmayan tarihine de dokunuyor. Büyük Selçuklu Devleti'nin üç önemli şahsiyeti olan Ömer Hayyam, Nizamülmülk ve Hasan Sabbah'ın Nişabur'da birlikte eğitim gördükleri inanışından yola çıkarak yazılan roman, birbirinden oldukça farklı karakterlere sahip olan üç tarihsel kişilik gözlerinden dönemi de sorguluyor. Tarihi bir kanıt bulunmasa da, Nizamülmülk ile sürekli rekabet halinde olan Hassan Sabbah'ın Ömer Hayyam'ın zekası ve karizmasından etkilendiği için Alamut Kalesi'ne davet ettiği de konu ediliyor.

Akıl, siyaset ve entrikanın bağlamında döneme ayna tutan eser, üç karakteri gözünden dönemi ve insanlığı enine boyuna eleştiriyor. "Tarih her zaman tekerrür eder." sözünden yola çıkan Vladimir Vartol, Alamut: Fedailerin Kalesi kitabını yakın tarihte yaşanan bir olay sonucunda yazmaya karar veriyor. Uzun yıllar aklında taslağı olan kitap, Yugoslav Kralı 1. Aleksandır'ın İtalyan faşist hükumeti tarafından görevlendirdiği iddia edilen Bulgar ve Hırvat milliyetçiler tarafından öldürülmesi ile birlikte kaleme alınıyor. Bu sebeple romanın ilk orijinal baskısında alaycı bir şekilde Benito Mussollini'yi çağrıştıran cümleler de yer alıyordu. Dine adanmışlığı politik emellerine alet eden Hasan Sabbah, çok az sayıda seçilmiş özel insandan oluşan fedailerini davasına inandırmak adına sahte bir cennet hazırlayacak kadar ileri gidiyor. Her biri hurileri andıran güzel köle kadınlara sahte cennetinde yer veren tarikat lideri, fedailerine verdiği haşhaş ve şarapla atmosferi daha büyüleyici hale getirmeyi de ihmal etmiyor. Büyük Selçuklu Devleti'nin hükümdar sınıfına onun için ölecek ve öldürecek fedaileri ile göz dağı veren lider, ona ölümsüzlük ve mutlak güç kazandıracak gizli planını Alamut Kalesi'nin korunaklı gölgesinde şekillendiriyor. Bilim insanı ve sanatçı kişiliği ile dönemi yorumlayan Ömer Hayyam ve siyasi bir deha olan Nizamülmülk ile olan ilişkilerini irdeleyen roman, herkesin yüreğine korku salmayı planlayan bir tarikat liderinin çılgın ve zekice planlarını ele alıyor.

Koridor Yayıncılık tarafından ilk olarak 2012 yılında basılan kitap, eski bir kitap olmasına rağmen hala okuyucuların ilgisini çekmeyi başarıyor. Alamut: Fedailerin Kalesi fiyatı elinizden bırakamayacağınız, tarihi gerçeklerle örülü ve akıcı bir romana kıyasla oldukça uygun. Tarihi romanları seviyor, tarihte önemli kişilerin insanı insan yapan özelliklerine ilgi duyuyorsanız Vladimir Vartol'un meşhur eserine siz de bir şans verebilir, Hasan Sabbah'ın kusursuz dehası ile bir kez daha büyülenebilirsiniz.


--
---
Akblog.NET

6 yorum

  1. Vladimir Bartol'un en ünlü eserin olan Alamut: Fedailerin Kalesi kitabı, yazarın ilk ve son romanı olma özelliğini de taşıyor. Günümüze dek 18 dile çevrilen eser, cennet ve cehennem inanışını eleştirdiği ve yer yer reddettiği için 1960 ile 1980 yılları arasında kimi ülkelerde yasaklanmıştır. Alamut Kalesi ekseninde 11. yüzyıl Selçuklu Devleti'ni konu edinen roman, tarihe yazarın hayal gücü ile şekil veriyor.

    YanıtlaSil
  2. Alamut'un Kartal Yuvası anlamına geldiğini,
    Kalenin günümüzde İran sınırlarında yer aldığını ve yıkılmış olduğunu belirtmek isterim.
    İhtişamlı görüntü yerini yıkık harabeye bırakmış ne yazık ki.


    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Günümüz insanlarının en büyük sorunudur, tarihi yapılara sadece tarihi kalıntı gözüyle bakmaları.

      Sil
  3. Ama gözlerini kapatıp hikâyeyi zihninde canlandırdı mı kale yeniden ruh bulur.
    Yoksa yıkılmasaydı da taştan ibaret olmaya devam ederdi. Tarihe ruh katan insanlardır azizim...

    YanıtlaSil

Yorumlarınız bizim için önemlidir. Konu hakkında sormak istediklerinizi yazabilirsiniz.

/

İletişim Bilgilerimiz

Yakuplu Mah. Beylikdüzü / İstanbul | Türkiye
+90 505 025 1428
Pazartesi - Cuma (09:00 - 18:00)

İletişim Formu

Ad Soyad

E-posta

Mesaj

© SEO Bilişim İnternet Hizmetleri - Akblog.NET 2007-2019