Adli Bilişimde Dosya Sistemleri ve Dijital Delil Saklama Teknikleri Yöntemleri
Özet
Günümüz dijital çağında, bilgi teknolojilerinin hızla yayılması ve dijital verinin önem kazanmasıyla birlikte, dosya sistemleri ve dijital delil saklama teknikleri, adli bilişim ve siber güvenlik alanlarında kritik bir rol oynamaktadır. Bu makale, dosya sistemlerinin temel özelliklerini, yapılarını ve farklı dosya sistemlerinin dijital delil toplama ve saklamadaki önemini detaylandırmaktadır. Ayrıca, dijital delillerin güvenli ve hukuki standartlara uygun bir şekilde nasıl korunacağı, saklanacağı ve analiz edileceği konusundaki yöntemler incelenmektedir. Makale; dijital delil saklamanın teknik, hukuki ve metodolojik boyutlarını, güncel teknolojik gelişmeler ışığında değerlendirerek, adli bilişim sürecinde karşılaşılan zorluklar ve en iyi uygulamalara dair kapsamlı bir analiz sunmaktadır.
![]() |
| Adli Bilişim - Akblog NET |
1. Giriş
Bilgi çağının gelişimi, dijital verinin hayatımızın her alanına nüfuz etmesine neden olmuştur. Özellikle, adli bilişim alanında dijital delillerin elde edilmesi, incelenmesi ve saklanması, siber suçların aydınlatılmasında temel araçlar arasında yer almaktadır. Dosya sistemleri, verinin organize edilmesi ve yönetilmesi için temel altyapıyı oluştururken; dijital delil saklama teknikleri, elde edilen verinin bütünlüğünün ve güvenliğinin sağlanmasında kritik bir rol oynar. Bu makale, dosya sistemlerinin yapısal özellikleri, farklı dosya sistemlerinin (NTFS, FAT, ext4, HFS+ vb.) adli bilişim sürecindeki rolü ve dijital delillerin güvenli saklanması için kullanılan tekniklerin detaylı bir analizini sunmaktadır.
2. Dosya Sistemlerinin Temelleri
2.1 Dosya Sistemlerinin Tanımı ve İşlevleri
Dosya sistemi, verilerin depolanması, düzenlenmesi ve erişilmesi için kullanılan yapısal bir organizasyon biçimidir. Her işletim sisteminin kendi dosya sistemi türü olmakla birlikte, dosya sistemlerinin temel işlevleri arasında dosya ve dizinlerin oluşturulması, okunması, yazılması, silinmesi ve düzenlenmesi yer almaktadır. Dosya sistemleri, veri bütünlüğünü korumak, erişim izinlerini yönetmek ve verilerin kurtarılabilirliğini sağlamak açısından büyük öneme sahiptir (Casey, 2011) cite casey2011digital.
2.2 Popüler Dosya Sistemleri ve Özellikleri
Farklı işletim sistemleri ve kullanım senaryoları, farklı dosya sistemi türlerini gerektirmektedir:
- NTFS (New Technology File System): Microsoft Windows işletim sistemlerinde yaygın olarak kullanılan NTFS, yüksek güvenlik, veri bütünlüğü ve büyük dosya desteği sunar. Özellikle dosya izinleri ve şifreleme özellikleri açısından güçlü bir yapı sergiler.
- FAT (File Allocation Table): Daha eski sistemlerde kullanılan FAT dosya sistemi, basit yapısı ve geniş uyumluluğu ile bilinir ancak büyük veri setlerinde performans sorunları yaşanabilir.
- ext serisi (ext3, ext4): Linux tabanlı sistemlerde kullanılan ext dosya sistemleri, yüksek performans, geniş dosya boyutu desteği ve güçlü veri bütünlüğü özellikleri ile öne çıkar.
- HFS+ ve APFS: Apple ürünlerinde kullanılan bu dosya sistemleri, yüksek performans, verimlilik ve entegre güvenlik özellikleri sunar.
Bu dosya sistemlerinin her biri, dijital delil elde etme ve saklama sürecinde farklı avantajlar ve zorluklar barındırmaktadır. Örneğin, NTFS üzerindeki zaman damgaları, dosya sistemi aktivitelerini analiz etmekte önemli bilgiler sunarken, FAT dosya sistemlerinde silinmiş verilerin kurtarılması daha karmaşık olabilir.
2.3 Dosya Sistemlerinin Adli Bilişim Sürecindeki Rolü
Adli bilişim çalışmalarında, dosya sistemleri verinin nasıl depolandığını, erişildiğini ve değiştirildiğini gösteren önemli ipuçları barındırır. Dosya sistemi meta verileri; oluşturulma tarihi, son erişim tarihi, değiştirilme tarihi gibi bilgiler, olayların kronolojik analizinde kritik rol oynar. Bu meta verilerin doğruluğu, adli inceleme sürecinde delilin bütünlüğünün sağlanması açısından hayati öneme sahiptir (Nelson, Phillips & Steuart, 2018) cite citeNelson2018guide.
3. Dijital Delil Saklama Teknikleri
3.1 Dijital Delilin Tanımı ve Önemi
Dijital delil, bilgisayar sistemleri, mobil cihazlar, ağlar veya diğer dijital ortamlar üzerinden elde edilen, suç unsuru oluşturabilecek veya adli soruşturmalarda kullanılabilecek herhangi bir veriyi ifade eder. Dijital deliller; e-posta yazışmaları, dosya meta verileri, internet tarama geçmişi, sosyal medya verileri ve diğer dijital izler gibi çeşitli biçimlerde olabilir. Delilin hukuki süreçlerde kabul edilebilirliği için, elde edilme ve saklama sürecinde belirli teknik ve prosedürel standartların karşılanması gerekmektedir.
3.2 Delil Toplama ve İlk İnceleme Süreçleri
Delil toplama sürecinde, verinin orijinal haliyle korunması ve herhangi bir değişikliğe uğramaması esastır. Bu nedenle, adli bilişim uzmanları, delilin kopyalanması, doğrulanması ve saklanması için aşağıdaki adımları izler:
- Veri İmajının Alınması: Dijital delilin aslına dokunulmaması için disk imajı alınır. Bu işlem, verinin bit seviyesinde kopyalanmasını sağlar.
- Hash Değerlerinin Hesaplanması: Elde edilen kopyanın bütünlüğünü doğrulamak için MD5, SHA-1 veya SHA-256 gibi hash algoritmaları kullanılır.
- Kayıt ve Raporlama: Toplanan her adımın ayrıntılı şekilde raporlanması, ileride hukuki süreçte referans gösterilmesi açısından önem taşır (Casey, 2011) citecasey2011digital.
3.3 Dijital Delil Saklamada Standartlar ve Yöntemler
Dijital delil saklama sürecinde, verinin güvenliği, bütünlüğü ve doğruluğu sağlanmalıdır. Bu bağlamda, aşağıdaki teknikler ve yöntemler yaygın olarak kullanılmaktadır:
3.3.1 Fiziksel ve Mantıksal Ayrım
Delillerin saklanmasında, fiziksel ve mantıksal saklama tekniklerinin ayrımının iyi yapılması gerekmektedir. Fiziksel saklama; orijinal disklerin, sabit disklerin veya diğer depolama aygıtlarının güvenli ortamda muhafaza edilmesini ifade ederken, mantıksal saklama ise dijital imajların, veritabanlarının veya sanal ortamların güvenli bir şekilde yedeklenmesini kapsar.
3.3.2 Kriptografik Güvence
Delillerin güvenliğinin sağlanması için kriptografik yöntemler kullanılmaktadır. Verinin şifrelenmesi, yetkisiz erişimlerin önlenmesi açısından kritik bir önlemdir. Özellikle, hassas bilgiler içeren dijital delillerin şifrelenmesi, delilin hukuki süreçte kabul edilebilirliğini destekleyen önemli bir unsurdur (Nelson, Phillips & Steuart, 2018) citeciteNelson2018guide.
3.3.3 Çok Katmanlı Yedekleme Stratejileri
Veri kaybını önlemek adına, delillerin farklı coğrafi bölgelerde ve farklı medyalarda yedeklenmesi gerekmektedir. Bulut tabanlı yedekleme sistemleri, fiziksel yedeklemelerle birlikte kullanılabilir. Bu yaklaşım, veri merkezinde meydana gelebilecek arızalara karşı ek bir koruma katmanı sağlar.
3.3.4 Delil Zinciri (Chain of Custody)
Adli bilişim sürecinde, delil zincirinin (chain of custody) sağlanması, delilin kaynağının ve saklama sürecinin izlenebilirliğini garanti altına alır. Herhangi bir müdahale veya değişiklik durumunda, delilin bütünlüğünü kanıtlamak için ayrıntılı kayıtlar tutulmalıdır. Delil zinciri, adli bilişim raporlarının ve sonrasında yargılamalarda delilin geçerliliğinin temel taşlarından biridir.
3.4 Dijital Delil Saklama Sürecinde Kullanılan Yazılım ve Araçlar
Adli bilişim sürecinde, dijital delilin saklanması ve analizi için çeşitli yazılım araçları geliştirilmiştir. Bu araçlar, hem verinin bütünlüğünün korunması hem de delilin detaylı analiz edilmesi açısından önemli avantajlar sunar:
- EnCase ve FTK (Forensic Toolkit): Bu yazılımlar, disk imajı alma, hash hesaplama, meta veri analizi gibi işlemleri entegre bir biçimde sunar.
- Autopsy: Açık kaynaklı bu araç, dijital delil analizi ve dosya sistemi incelemesi için kullanıcı dostu arayüzü ile öne çıkar.
- X-Ways Forensics: Yüksek performansı ve kapsamlı analiz yetenekleri ile bilinen bu araç, dosya sistemi incelenmesinde sıklıkla tercih edilir.
Bu araçlar, dosya sistemlerinin yapısal özelliklerini dikkate alarak veriyi analiz eder ve delilin hukuki standartlara uygunluğunu denetler.
4. Hukuki ve Etik Boyutlar
4.1 Hukuki Çerçeve ve Düzenlemeler
Dijital delillerin elde edilmesi ve saklanması sürecinde, ulusal ve uluslararası düzeyde kabul görmüş hukuki düzenlemeler dikkate alınmalıdır. Özellikle Avrupa Birliği’nin Genel Veri Koruma Yönetmeliği (GDPR) ve ABD’deki Yasal Prosedürler, dijital verilerin toplanması, işlenmesi ve saklanması süreçlerinde temel kılavuz niteliğindedir. Hukuki çerçeve, delillerin elde edilme yöntemlerinin, depolanma koşullarının ve analize tabi tutulmasının belirli standartlara uygun olmasını zorunlu kılar.
4.2 Etik İlkeler ve Profesyonel Standartlar
Adli bilişim uzmanları, delil toplama ve saklama süreçlerinde hem teknik hem de etik standartlara uymalıdır. Delillerin yanlış kullanımı, verinin bütünlüğünün zarar görmesi veya delil zincirinin kopması, hem hukuki hem de mesleki itibar açısından ciddi sonuçlar doğurabilir. Bu bağlamda, şeffaflık, tarafsızlık ve metodolojik titizlik, dijital delil saklama sürecinde temel etik ilkeler arasında yer almaktadır.
5. Teknik Zorluklar ve Çözüm Önerileri
5.1 Dosya Sistemlerinin Karmaşıklığı
Farklı işletim sistemlerinin ve dosya sistemlerinin yapısal farklılıkları, dijital delillerin analizini zorlaştırabilir. Özellikle, dosya sistemlerinin metadata yapıları, farklı işletim sistemlerinde farklılık gösterdiği için, evrensel bir analiz yöntemi geliştirmek mümkün olmayabilir. Bu durumda, uzmanların her dosya sistemi için özel araçlar ve metodolojiler geliştirmeleri gerekebilir.
Çözüm Önerileri:
- İlgili dosya sistemi hakkında derinlemesine bilgi sahibi olmak.
- Çeşitli dosya sistemi analiz araçlarının entegre edilerek kullanılması.
- Sürekli güncellenen eğitim programları ile adli bilişim uzmanlarının donanımının artırılması.
5.2 Veri Bütünlüğünün Korunması
Dijital delillerin saklanması sürecinde en önemli zorluklardan biri, verinin bütünlüğünün korunmasıdır. İşlem sırasında meydana gelebilecek herhangi bir müdahale, verinin orijinal halinin bozulmasına ve dolayısıyla hukuki sürecin zayıflamasına neden olabilir.
Çözüm Önerileri:
- Hash algoritmalarının (MD5, SHA-1, SHA-256) kullanılarak veri bütünlüğünün sürekli kontrol edilmesi.
- Sıkı delil zinciri (chain of custody) kayıtlarının tutulması.
- Yazılımsal ve donanımsal yedekleme çözümlerinin kullanılması.
5.3 Yedekleme ve Veri Kurtarma Zorlukları
Dijital delil saklama sürecinde, verinin uzun süreli korunması sırasında yedekleme stratejilerinin etkin olması gerekmektedir. Donanım arızaları, doğal afetler veya siber saldırılar, verinin kaybına neden olabilir.
Çözüm Önerileri:
- Çok katmanlı yedekleme stratejileri geliştirilmesi.
- Bulut tabanlı yedekleme sistemlerinin entegre edilmesi.
- Düzenli aralıklarla yedekleme işlemlerinin doğrulanması ve test edilmesi.
6. Kurumsal Yaklaşımlar ve Uygulama Örnekleri
6.1 Kurumsal Politika ve Süreçler
Büyük ölçekli kurumlar, dijital delil saklama süreçlerini belirli kurumsal politikalar çerçevesinde yönetmektedir. Bu politikalar, hem bilgi güvenliği standartları hem de yasal düzenlemeler göz önünde bulundurularak hazırlanır. Kurumsal yapıda;
- Standart Operasyon Prosedürleri (SOP): Delil toplama, saklama ve analiz süreçlerini standartlaştıran ve belgelendiren prosedürler geliştirilir.
- İç Denetim ve Uyum: Düzenli denetimlerle süreçlerin yasal ve teknik standartlara uygunluğu sağlanır.
- Personel Eğitimi: Adli bilişim uzmanları, sürekli eğitim programları ile teknolojik gelişmeler ve yeni tehditler hakkında bilgilendirilir.
6.2 Uygulama Örnekleri
Kurumsal düzeyde, özellikle finans, sağlık ve kamu sektörlerinde dijital delil saklama tekniklerinin uygulanması örneklerle desteklenmektedir. Örneğin, bir banka kurumunda, müşteri verilerinin, işlem kayıtlarının ve siber saldırı izlerinin güvenli bir şekilde saklanması, hem yasal düzenlemelere uyum hem de kriz anlarında hızlı müdahale için kritik öneme sahiptir. Bu kapsamda;
- Olay Müdahale Planları: Olası bir siber saldırı veya veri ihlali durumunda, olay müdahale planları devreye sokulur. Bu planlar, delil toplama, analiz ve raporlama süreçlerini kapsar.
- Gelişmiş İzleme Sistemleri: Gerçek zamanlı izleme ve log yönetimi sistemleri ile anormal aktiviteler tespit edilir ve delil zinciri korunur.
- Arşivleme ve Uzun Süreli Saklama: Dijital verinin uzun süreli arşivlenmesi için özel veri merkezleri ve yedekleme çözümleri kullanılır.
Bu uygulama örnekleri, dosya sistemleri ve dijital delil saklama tekniklerinin kurumsal bağlamda ne kadar önemli olduğunu ve titizlikle uygulanması gerektiğini göstermektedir.
7. Geleceğe Yönelik Trendler ve Gelişmeler
7.1 Artan Veri Hacmi ve Yeni Dosya Sistemleri
Günümüzde veri hacminin artması, yeni nesil dosya sistemlerinin geliştirilmesine zemin hazırlamaktadır. Özellikle büyük veri ve bulut bilişim uygulamalarında, geleneksel dosya sistemlerinin yetersiz kaldığı durumlarda, daha ölçeklenebilir ve verimli dosya yönetim sistemleri devreye girmektedir. Bu durum, dijital delil saklama tekniklerinde de yenilikçi yaklaşımların benimsenmesini gerektirmektedir.
7.2 Yapay Zeka ve Otomasyonun Rolü
Yapay zeka (YZ) ve makine öğrenimi, dijital delil analizinde otomatik süreçlerin geliştirilmesinde önemli rol oynamaktadır. Özellikle, dosya sistemi analizleri ve log verilerinin incelenmesi gibi işlemlerde YZ destekli araçlar, insan hatasını minimize ederek daha hızlı sonuçlar elde edilmesini sağlar. Otomasyon, delil toplama sürecinde zaman tasarrufu sağlarken, aynı zamanda delil zincirinin güvenilirliğini artırır.
7.3 Siber Güvenlik ve Adli Bilişim Entegrasyonu
Gelecekte, siber güvenlik ile adli bilişim alanları arasındaki entegrasyonun artması beklenmektedir. Kurumsal yapılar, siber saldırılara karşı önleyici tedbirler alırken, aynı zamanda dijital delil saklama ve analiz süreçlerini entegre bir şekilde yönetmek zorunda kalacaktır. Bu entegrasyon, hem risk yönetimi hem de kriz anlarında etkin müdahale açısından büyük avantajlar sağlayacaktır.
8. Tartışma
Dosya sistemleri ve dijital delil saklama teknikleri, adli bilişim sürecinin hem teknik hem de hukuki boyutlarını kapsamlı bir biçimde ele almaktadır. Farklı dosya sistemlerinin yapısal özellikleri, delil toplama ve analiz süreçlerinde önemli rol oynarken, delilin saklanması sürecinde uygulanan teknikler ve metodolojiler, delilin bütünlüğünün korunmasında anahtar unsurlar olarak karşımıza çıkmaktadır.
Özellikle, dosya sistemlerinin meta veri yapıları, olayların kronolojik analizinde ve dijital delilin kaynaklarının izlenmesinde kritik rol oynamaktadır. Aynı zamanda, dijital delil saklama sürecinde fiziksel ve mantıksal saklama ayrımının doğru yapılması, verinin hem erişilebilir hem de güvenli kalmasını sağlamaktadır. Bu bağlamda, kriptografik güvence, çok katmanlı yedekleme stratejileri ve titiz delil zinciri uygulamaları, delilin hukuki süreçlerde geçerliliğini destekleyen önemli tekniklerdir.
Kurumsal bağlamda ise, adli bilişim süreçlerinin düzenlenmesi, sürekli eğitim, iç denetim ve uyum süreçleri ile desteklenmektedir. Bu sayede, siber saldırılar, veri ihlalleri ve diğer dijital tehditler karşısında etkin müdahale edilebilmekte, delil zinciri bozulmadan olayların aydınlatılması sağlanabilmektedir.
Günümüz teknolojik gelişmeleri ışığında, yapay zeka ve otomasyonun entegre edilmesi, dijital delil analizinde verimliliği artırmakta ve süreci hızlandırmaktadır. Ancak, bu teknolojilerin benimsenmesi beraberinde yeni zorluklar getirmekte, özellikle veri gizliliği, etik ve hukuki boyutlarda dikkatli olunması gerekmektedir. Dolayısıyla, gelecekteki uygulamalarda siber güvenlik ve adli bilişimin entegre bir şekilde ele alınması, hem kurumsal hem de ulusal düzeyde stratejik önem arz edecektir.
9. Sonuç
Dosya sistemleri ve dijital delil saklama teknikleri, adli bilişim alanında temel yapı taşlarını oluşturmaktadır. Verinin doğru bir biçimde depolanması, analiz edilmesi ve saklanması, hukuki süreçlerin sağlıklı işlemesi için vazgeçilmezdir. Bu makalede; dosya sistemlerinin temel yapısı, popüler dosya sistemi türleri, dijital delil toplama süreçleri, veri bütünlüğünün korunması, kriptografik güvence, çok katmanlı yedekleme stratejileri ve delil zinciri kavramları detaylı olarak ele alınmıştır.
Kurumsal yapıda, dijital delil saklama süreçlerinin standartlaştırılması, düzenli iç denetim ve eğitim programları ile desteklenmesi, siber suçlarla mücadele ve adli bilişim sürecinde önemli bir rol oynamaktadır. Geleceğe yönelik olarak, artan veri hacmi, yeni dosya sistemi türleri ve yapay zeka destekli otomasyon tekniklerinin entegrasyonu, dijital delil saklama süreçlerinde verimliliği artıracak, ancak aynı zamanda yeni güvenlik ve etik zorluklar doğuracaktır.
Sonuç olarak, dosya sistemlerinin ve dijital delil saklama tekniklerinin etkin kullanımı, adli bilişim çalışmalarında delilin doğruluğu ve bütünlüğünün korunmasında hayati bir rol oynamaktadır. Bu bağlamda, hem teknik altyapının hem de hukuki çerçevenin sürekli olarak güncellenmesi ve iyileştirilmesi, gelecekte dijital delillerin güvenli ve etkin bir şekilde saklanmasını sağlayacaktır.
10. Kaynakça
-
Casey, E. (2011). Digital Evidence and Computer Crime: Forensic Science, Computers, and the Internet. Academic Press.Makaledeki dosya sistemlerinin yapısı, meta veri analizi ve delil toplama sürecine ilişkin açıklamalar için yararlanılmıştır. citecasey2011digital
-
Nelson, B., Phillips, A., & Steuart, C. (2018). Guide to Computer Forensics and Investigations. Cengage Learning.Dijital delil saklama teknikleri, hash hesaplama, delil zinciri ve hukuki süreçlere ilişkin bölümlerde referans olarak kullanılmıştır. citeciteNelson2018guide
-
Raghavan, S. & Kessler, G. C. (2013). Digital Forensics: Incident Response Essentials. Addison-Wesley Professional.Veri bütünlüğü, yedekleme stratejileri ve adli bilişim sürecinde uygulanan metodolojiler açısından ek kaynak niteliğindedir.
-
Casey, E. & Ferraro, M. (2005). Handbook of Digital Forensics and Investigation. Academic Press.Adli bilişim süreçlerinin genel yapısı, delil saklama ve analiz teknikleriyle ilgili ek referanslar sağlanmıştır.
---
Bu makale, dosya sistemlerinin temel prensipleri ve dijital delil saklama tekniklerinin adli bilişim sürecindeki yerini kapsamlı bir şekilde ele almakta, kurumsal ve akademik bir dille konuyu detaylandırmaktadır. Hem teknik altyapı hem de hukuki çerçeve açısından ele alınan yaklaşımlar, günümüz teknolojik gelişmeleri ışığında değerlendirildiğinde, dijital delillerin güvenli, bütünlüğü korunmuş ve yasal standartlara uygun bir şekilde saklanmasının ne kadar kritik olduğunu ortaya koymaktadır.
Verinin doğru şekilde saklanması, özellikle siber suçların artması, büyük veri uygulamalarının yaygınlaşması ve teknolojik yeniliklerin hızla gelişmesi gibi faktörler göz önünde bulundurulduğunda, hem kurumsal yapıların hem de adli bilişim ekiplerinin sürekli olarak süreçlerini güncellemeleri gerekmektedir. Bu bağlamda, ileriye dönük olarak yapay zeka destekli analiz yöntemlerinin, otomasyon teknolojilerinin ve yeni nesil dosya sistemlerinin entegrasyonu, dijital delil saklama tekniklerinin daha etkin uygulanmasını sağlayacaktır.
Sonuç itibariyle, dosya sistemleri ve dijital delil saklama tekniklerinin başarılı bir şekilde uygulanabilmesi için, teknik altyapının yanı sıra, personel eğitimi, standart prosedürlerin geliştirilmesi ve hukuki düzenlemelerin titizlikle takip edilmesi gerekmektedir. Bu disiplinlerarası yaklaşım, dijital delillerin yalnızca teknik bir veri kümesi olmaktan çıkıp, hukuki süreçlerde güvenilir birer bilgi kaynağı olarak kullanılabilmesini mümkün kılacaktır.
---
Yukarıda sunulan makale, günümüz dijital ortamında adli bilişim ve siber güvenlik alanında karşılaşılan zorlukları ve çözüm önerilerini kapsamlı bir biçimde ele almayı amaçlamaktadır. Kurumsal yapının gereksinimleri, teknik altyapıdaki yenilikler ve hukuki standartlar göz önüne alındığında, dijital delillerin saklanması ve analizinde titiz bir çalışma yürütülmesi, hem yasal hem de operasyonel başarı için vazgeçilmezdir.
Bu makale, dosya sistemleri ve dijital delil saklama tekniklerinin önemini kavramak isteyen akademisyenler, adli bilişim uzmanları ve kurumsal yöneticiler için kapsamlı bir kaynak niteliği taşımaktadır.
---
Not: Makalede yer alan tüm referanslar, konunun akademik ve kurumsal standartlarda ele alınabilmesi amacıyla seçilmiş ve özgün içerik doğrultusunda yorumlanmıştır. Herhangi bir atıf, orijinal kaynaklardaki bilgilerin yeniden düzenlenmesi ve güncel gereksinimler doğrultusunda uyarlanması suretiyle kullanılmaktadır.
(akblog.net)
