14 Ekim 2016 Cuma

Düşük Maliyete Kendi işini Kurmak

Kendi işini kuracaklar için 50 altın fırsat

İş kurma fırsatları
Planı projesi, prototipi hazır iş fikirleri, üniversitelerin yatırımcı bekleyen müthiş projeleri, son dönemin en popüler franchise markaları… Yeni bir alana yatırım yapmak isteyenler ya da kendi işini kurmak isteyenler için girişim fırsatlarını araştırdık. İşte detaylar…
ERSAN ÇIPLAK / Para Dergisi
Belki de Türkiye'nin ilk ortopedik tabanlı çorabını siz üreteceksiniz. Avrupa'lıların damak tadına uygun zeytin ihraç etmek ister misiniz? Keçiboynuzu çikolatasına ne dersiniz? Aromatik sirke, gül aromalı zeytinyağı, pepino üretmeyi düşünür müsünüz? Üniversiteler tarafından hazırlanan planı projesi hazır işlere ne dersiniz? Görme engellilerin yaşamını kolaylaştıracak şapka, tekstil boyamada atık su sorununu bitiren reaktör bunlardan sadece birkaçı. Diğer yandan eğer anahtar teslimi bir iş kurmak istiyorsanız franchise pazarına bir göz atın deriz. Son dönemde en çok franchise talebi alan şirketleri araştırdık. Bunların yanı sıra ilk kez franchise veren markaları inceledik. Özetle kendi işini kurmak isteyenler için tarımdan fast food'a, tekstilden kozmetiğe kadar birçok farklı alanı mercek altına aldık. Tüm bunların sonucunda girişimci, yatırımcılar için kapsamlı bir rehber hazırladık. İşte ayrıntılar...

AROMATİK SİRKE
Yoğun talep var

Aromatik sirke üretimi riski olmayan, basit, üstelik kar oranı çok yüksek bir girişim olarak görülüyor. Bu bildiğimiz sirkelerden farklı bir ürün. Daha çok nişasta veya meyve şekeri içeren her tür taze ve kuru meyve, bu tür sirkenin hammaddesini oluşturuyor. Aromatik sirke üretimi yapmak için 500 metrekarelik minyatür bir tesis yeterli. Üretim yeri önemli değil. Ancak meyve kaynağına yakın olması gerekiyor. Üretim yapmak için yapılması gereken yatırım tutarı oldukça düşük. Sadece fermantasyon ünitesi temin etmeniz gerekiyor. Bu cihazın maliyet ise depo hacmine göre değişiyor. ABD ve Akdeniz ülkelerinde aromatik sirke tüketimi ciddi rakamlara ulaşmış durumda..

KAKTÜS
Avrupa'da çok gözde
Kaktüsün dekorasyon amaçlı kullanımı Türkiye'de de yaygınlaştı. Ancak kaktüsün özellikle Avrupa ülkelerinde kullanımı çok daha yaygın. Öyle ki kaktüs kulüpleri, dernekleri, hatta koleksiyoncuları bile bulunuyor. Evlerde, işyerlerinde aksesuar olarak tercih edilen canlı kaktüsler, bahçe mimarisinde de bir peyzaj unsuru olarak kullanılıyor. Avrupa'da bir evde ortalama beş ayrı çeşit kaktüs bulunabiliyor. Yani Avrupa'da çok sayıda kaktüs alıcısı var. Ancak buna karşılık yetiştiricisi az. Talebi kısmen İtalya, İspanya ve Çin karşılıyor. İsrail de bu pazarda önemli pay sahibi. Peki Türkiye bu pazardan pay alabilir mi? Uzmanlar, Türkiye'nin güneşli gün sayısı ve iklim özellikleriyle kaktüs yetiştiriciliği için ideal bir ülke olduğu konusunda hemfikir. Türkiye'de bu iş yeteri kadar bilindiğini söylemek zor. Bu alanda yatırım yapacak girişimciler önemli oranda kazançlar elde edebilirler.

PEPİNO
Hem süs bitkisi hem garnitür
Güney Amerika ülkelerinde doğal olarak yetişen pepino bitkisinin Türkiye'deki üretimi henüz çok yeni. Pepino meyveleri taze olarak tüketildiği gibi, meyve salatalarında garnitür olarak da kullanılıyor. Hatta bazı ülkelerde süs bitkisi olarak değerlendiriliyor. Üretimine gelince... Pepino deniz seviyesinden 800-2 bin 700 metre yüksekliklere kadar yetişebildiği halde, düşük sıcaklıklarda olumsuz etkileniyor. En iyi sonuçlar yıl boyunca sıcaklıkların değişmediği ekolojilerden alınıyor. Yetiştirme periyodu boyunca 12 derecenin altında ve 25 derecenin üstünde sıcaklıkların bitki için uygun olmadığı belirtiliyor. Ticari anlamda pepino üretimi tek yıllık olarak anaçlık bitkilerden alınan ve köklendirilen çeliklerle yapılıyor. Pepino meyvelerinin büyüklükleri çeşitlerine ve uygulanan kültürel işlemlere göre değişiyor. Örneğin, meyve seyreltmesinin yapılmadığı koşullarda meyve ağırlığı 40-50 grama kadar düşüyor. Salkımda tek meyve bırakılan uygulamalarda ise meyve ağırlığı l kilo 300 grama kadar çıkabiliyor.

PAİNOİA
Yüksek fiyattan alıcı bulabiliyor
Gelir seviyesi düşük, özellikle orman köylüleri için yeni bir gelir kaynağı paionia... Üretimi için bin metrenin üzerindeki yöreler tavsiye ediliyor. Üstelik verimsiz arazilerde dahi yetişiyor. Otsu ve odunsu formu olan paionia, dünyanın birçok ülkesinde kesme çiçekçiliğin en popüler bitkilerinden biri olarak gösteriliyor. Paeonia başta Amerika olmak üzere Avrupa'nın hemen bütün ülkelerinde kesme çiçek olarak üretiliyor ve inanılmaz ilgi görüyor. Paionia kesme, saksı ve bahçe çiçeği olarak kullanılıyor. Ayrıca kökleri tıbbi amaçlı, çiçek petalleri ve polenleri ise boya sanayiinde kullanılıyor. Türkiye'de doğal formu toplanarak ihraç ediliyor. Ancak üretimi de mümkün. ABD'de kesme çiçek olarak bir tanesi 1 dolara kadar alıcı buluyor.

PAİNOİA
Yüksek fiyattan alıcı bulabiliyor
Gelir seviyesi düşük, özellikle orman köylüleri için yeni bir gelir kaynağı paionia... Üretimi için bin metrenin üzerindeki yöreler tavsiye ediliyor. Üstelik verimsiz arazilerde dahi yetişiyor. Otsu ve odunsu formu olan paionia, dünyanın birçok ülkesinde kesme çiçekçiliğin en popüler bitkilerinden biri olarak gösteriliyor. Paeonia başta Amerika olmak üzere Avrupa'nın hemen bütün ülkelerinde kesme çiçek olarak üretiliyor ve inanılmaz ilgi görüyor. Paionia kesme, saksı ve bahçe çiçeği olarak kullanılıyor. Ayrıca kökleri tıbbi amaçlı, çiçek petalleri ve polenleri ise boya sanayiinde kullanılıyor. Türkiye'de doğal formu toplanarak ihraç ediliyor. Ancak üretimi de mümkün. ABD'de kesme çiçek olarak bir tanesi 1 dolara kadar alıcı buluyor.

GÜVEY FENERİ
Çok çabuk büyüyor
Anavatanı Peru olan güvey feneri, Akdeniz ülkelerinde yaygın olarak yetişiyor. Bitkileri kuvvetli bir yapıya sahip olan güvey feneri, çok dallı bir yapıya sahip ve çabuk büyüme özelliği taşıyor. Başlangıçta otsu olan gövde ve dallar daha sonra odunsu ve sert bir yapı kazanıyor. Güvey fenerinin çoğaltılması hem tohum hem de çelikle mümkün oluyor. Tohumdan üretilmiş fideler veya köklendirilmiş çelikler dikim yerlerine bir metre sıra arası ve 0.8 metre sıra üzeri mesafelerle dikiliyor. Bitkilerin havalandırılması ve kültürel işlemlerinin daha rahat yapılabilmesi için, çalı formunda gelişen bitkilerin budanması ve ipe alınması gerekiyor. Bitkiden dört ana dal bırakılması öneriliyor.

FEİJOA
Sanayide de kullanılıyor
Anavatanı Güney Amerika olan feijoa bitkisi Brezilya, Paraguay, Uruguay ve Arjantin'in kuzeyinde doğal olarak yetişiyor. Amerika, Yeni Zelanda İsrail ve İtalya'da önemli bir ticari değere sahip. Meyve olarak tüketilen feijoa, sanayide de oldukça geniş bir kullanım alanı buluyor. Bazı ülkelerde marmelat, reçel, dondurma ve meyve suyu yapımında kullanılıyor. Feijoa, deniz seviyesinden 600-700 metre yükseklikteki yerlerde dahi yetişebiliyor. 3-4 metre boylarında ve çalı biçiminde olan bitkinin ömrü 60 yıla kadar çıkabiliyor. Bir dekar alana 110 feijoa bitkisi dikilebiliyor. Bitkinin verimi, ağaç başına 600-1800 kg arasında değişiyor.

KAPARİ
Yetiştirmek çok kolay
Bol miktarda vitamin ve protein barındıran kapari; turşu, salata, pizza üstü ve balık yanında garnitür olarak tüketiliyor. Ayrıca kozmetik, boya ve ilaç sanayiinde kullanılan kaparinin yurtdışına ihracı genellikle salamura şeklinde yapılıyor. Peki bu işe nasıl gireceksiniz? Kapadokya Aşcı Murat Kapari Araştırma Geliştirme ve Gıda Üretim Merkezi, bu konuda girişimcilere her türlü yardımda bulunuyor. Burdurlu girişimci Murat Mıhladız tarafından kurulan bu merkezin ihraç ettiği kapariler Avrupa'da yoğun ilgi görüyor. Mıhladız, kaparilerini 'Kapadokya Aşcı Murat' markasıyla Almanya, İspanya ve İtalya'ya ihraç ediyor. Kaparinin her türlü arazi şartlarına uyan ve kolay yetişen bir bitki olduğuna dikkat çeken Mıhladız, Güneydoğu Anadolu, Ege ve Akdeniz bölgelerinde kapari yetiştirecek üreticiler arıyor.

WASABİ
Dış pazarların göz bebeği
Bir tür Japon turpu olan wasabinin kökü ve yaprakları ayrı ayrı değerlendiriliyor. Yurtdışında inanılmaz ilgi gören wasabiyi üretenlerin sayısı çok az. Bu nedenle çok yüksek fiyata alıcı bulabiliyor. Tüm dünyada karlı bir yatırım olarak dikkatleri üzerine çekmeyi başaran bu bitki Türkiye'de henüz yaygınlaşmadı. Ancak Antalya'da bazı girişimciler wasabi yetiştirmek için önemli adımlar atıyor. Sulak alanlarda yetişen wasabi, aynı zamanda tarlalarda da yetişiyor. Ancak tarlada yetişen wasabinin kalitesi biraz düşüyor. Daha kaliteli bir üretim için bitkinin nehir yatakları gibi bölgelerde yetiştirilmesi öneriliyor. Kendi tohumlarından üretilen wasabi 18 ay ile 3 yıl arasında ürün vermeye başlıyor. Hem kökü hem de yaprakları ayrı ayrı değerlendirilen bu bitkinin toprağın içindeki kök kısmı acı bir aromaya sahip..

YOSUN ÇİFTLİĞİ
Chlorella üretin!..
Bir tür tatlı su yosunu türü olan chlorella, dış pazarlarda yüksek fiyattan alıcı bulabiliyor. Bir yosun çiftliği kurarak siz de chlorella yetiştirebilirsiniz… Chlorella şu anda tablet, toz ya da sıvı ekstraktlar şeklinde tüketiliyor. İhracatçı birlikleriyle irtibat kurarak, ürünlerinizi alıcı şirketlere pazarlayabilirsiniz. İç pazarda ise ürünler halen ithal ediliyor. Yani üreticiler için iç pazarda büyük bir boşluk olduğu söylenebilir. Öncelikle seçilecek bölgenin çok önemli olduğunu belirtelim. Çünkü chlorella'nın gelişimi için yoğun güneş ışığına ihtiyaç duyuluyor. Bundan dolayı Türkiye'de chlorella'nın ticari üretimi düşünüldüğünde, güneş ışığının bol olduğu Ege ve Akdeniz bölgeleri akla geliyor. Şimdi gelelim su yosunu çiftliği kurmak için gerekenlere. Öncelikle işletme binası ve bir laboratuar gerekiyor. Ayrıca kapalı üretim için bir sera kurulması şart. Bu seranın 600 metrekare büyüklüğe sahip olması gerekiyor. Dış ortamda üretim için "yoğun üretim havuzları" kurulması gerekiyor. Bu havuzların büyüklüğü ise en az 200 metrekare olması gerekiyor. Son olarak da ürün hasadı için hasat malzemeleri gerekiyor. İşte tüm bunlar göz önüne alındığında, bir yosun çiftliğinin kuruluş maliyeti 50 ile 100 bin TL arasında değişiyor.

ŞAKAYIK-DİKENSİZ GÜL
Verimsiz araziler için gelir kaynağı
Otsu ve odunsu formu olan şakayık, dünyanın birçok ülkesinde kesme çiçekçiliğin en popüler bitkilerinden biri. Şakayık kesme, saksı ve bahçe çiçeği olarak kullanımı yanında; kökleri tıbbi amaçlı, çiçek petalleri ve polenleri ise boya sanayiinde kullanılıyor. Başta ABD olmak üzere Avrupa'nın hemen hemen bütün ülkelerinde kesme çiçek olarak üretiliyor. Türkiye'de de ilk zamanlar doğal formu toplanıp ihraç edilirken artık yetiştiriciliği yapılıyor. Şakayıklar genellikle yumru kökleri ile,nadiren de tohum ve çelikleri, ayrıca doku kültürü, özellikle polen kültürü ile de çoğaltılıyor. Şakayıklar bahçede 20 yıldan daha uzun süre, gençleştirme ya da ayırmaya ihtiyaç duymadan ekonomik ömürlerini sürdürürler. Ayırma işlemi gerekiyorsa, eylül-ekim aylarında dikkatlice sökülerek çıkarılan bitkinin köklerindeki topraklar silkelenerek dökülür; sora yıkanarak sağlıksız kökler atılır. En ideal dikim zamanı eylül başından ekim ortası. Şakayık verimsiz arazilerin değerlendirilmesi ve gelir seviyesi düşük orman köylüleri için yeni bir gelir kaynağı olabilir.

MADYA TURŞUSU
İşlenmiş balıklara alternatif yeni bir ürün
Kabuklu bir deniz canlısı olan madya'nın tüketimi özellikle Fransa, İspanya ve Portekiz'de yaygın. Taze veya donmuş şekilde tüketiciye sunuluyor. Türkiye'de ise sadece balık yemi olarak kullanılıyor. Yani henüz sofralarımızda yerini almamış. Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi'nden Arzu Burcu Yavuz ve Berna Kılınç, madyanın Türkiye'de de yiyecek olarak değerlendirilmesi için bir proje hazırlamışlar. Buna göre trol ve uzatma ağlarına bolca yakalanan madya türleri balıkçılardan temin edilip marinat teknolojisiyle işlenecek. Tür ayrımı yapılan madyalar, 85 derecede 2.5 saat pişirildikten sonra iki gruba ayrılarak yüzde 7 üzüm sirkesi, yüzde 4 tuz, yüzde 7 limon tuzu ve yüzde 4 tuz içerisinde 24 saat olgunlaştırılacak. Sonra her grup ayrı ayrı yüzde 2 limon tuzu ve yüzde 4 tuz içeren domates sosunda cam kavanozlarda paketlenip tüketime hazır hale getirilecek. Madya etlerinin tüketime hazır hale gelmesi için gerekli süre 2 gün. 500 adet kavanozun üretim maliyeti 400 TL olarak hesaplanmış.
Arzu Burcu, "Bu çalışmayla su ürünleri yelpazesinin gelişimine katkı sağlamayı amaçlıyoruz. Madya türleri her dönemde bulunabiliyor. Bu işi yapacaklar hammadde sıkıntısı yaşamayacak" diyor. Yapılan bu çalışma ile işlenmiş balık ürünlerine alternatif bir ürün geliştirilmiş.

GÜL AROMALI ZEYTİNYAĞI
Zeytin yağında fark yaratın
Bu projeyle farklı lezzetlere sahip, fonksiyonel ve duyusal özellikleri değişmiş, gül aromalı zeytinyağı üretimi hedefleniyor. Süleyman Demirel Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü'nden bir grup akademisyen tarafından yapılan çalışma, zeytinyağına yeni bir aroma kazandırmayı amaçlıyor. Bu doğrultuda öncelikle kırma, yoğurma ve dekantasyon gibi fiziksel işlemlerde zeytin hamuruna öğütülmüş gül taç yaprakları (1 mm çapta) ilave edilecek. Hamura eklenen gül yapraklarının bileşiminde bulunan uçucu yağ ve fenolik madde bileşiklerinin yoğurma esnasında zeytinyağına geçişiyle son ürün kalite parametreleri ve duyusal özellikleri üzerinde olumlu etkiler göstereceği düşünülüyor. Aynı zamanda gül yaprağının bünyesinde bulunan yapısal liflerin yoğurma işlemi sırasında yağ globüllerinin bir araya gelmesine katkıda bulunacağı ve yağın yapı dışına çıkmasını kolaylaştıran kanallar oluşturacağı hesaplanıyor. Ayrıca çevre açısından problem yaratan ve "kara su" olarak adlandırılan atık suyun gül yaprağındaki lifler tarafından tutularak pirinada kalmasıyla yağ-su globülleri arasında emülsiyon oluşumu minimuma indirilerek yağ veriminin artırılabileceği öngörülüyor. Projenin tahmini bütçesi 5 bin TL.

DİYET ZEYTİNİ
Yeni bir fermantasyon yöntemi
Sofralık zeytinlerin tüketime hazır hale gelebilmesi için bazı işlemlerden geçmesi gerekiyor. Genelde tuz veya kostikle tatlandırılıp fermantasyon yapılıyor. Fermante edilirken uygulanan yöntemlerin tamamında koruyucu olarak büyük miktarda sofra tuzu kullanılıyor. İşte bu tuz yüzünden son dönemlerde pek çok insanın zeytin tüketimini azalttığı görülüyor. İşte bu gerçekten yola çıkan girişimci Hasan Fırıncı, tuzsuz ya da az tuzlu zeytin üretimi için yeni bir fermantasyon tankı ve yöntemi geliştirmiş. Bu sistemde zeytinler basınçlı suyla yıkanıyor. Sonra vantilatörle fazla su uzaklaştırılıyor. Koruyucu olarak tuz yerine karbondioksit (CO2) gazının koruyucu özelliklerinden yararlanılıyor. Zeytinler hiç tuz kullanmadan tanka konuyor. Az tuzlu zeytin üretimi içinse tuz, tanka koyulan zeytin tanelerinin et, çekirdek oranı dikkate alınarak ekleniyor.

KEÇİBOYNUZLU ÇİKOLATA
Meraklısı çok
Erciyes Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü'nden Funda Akçadağ, keçiboynuzu (harnup) unu içerikli çikolata üretimi için sıra dışı bir proje geliştirmiş. Akçadağ, "Harnup unu kafein içermiyor. Tat açısından kakaoya çok benziyor. Doğal şeker içeriği, düşük kalorisi, kolesterol bulundurmaması ve ucuz olması da kakaonun kullanıldığı tüm alanlarda ikame edileceğini gösteriyor" diyor. Söz konusu projede harnup unu, Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği'nde izin verilen katkı ve aroma maddeleri ile diğer gıda bileşenlerinin ilavesiyle çikolata üretim tekniğine uygun şekilde hazırlanmış.

ASANSÖRLER İÇİNE HAVA YASTIĞI
Güvenli asansörler
Son yıllarda asansör kazaları hızla arttı. İşte bu gerçekten yola çıkan Gaziantep Üniversitesi'nden Yrd. Doç. Dr. Nazan Kalabek, asansörler için hava yastığı geliştirdi. Bu proje ile tıptı otomobillerdeki gibi tekstil tabanlı bir koruma yastığı üretilecek. Projenin tamamlanması için 50 bin TL'lik yatırıma ihtiyaç var.

YENİ NESİL AFET ÇADIRI
Isı ve ses yalıtım özelliği var
Ege Üniversitesi'nden Yrd. Doç. Dr. Nida Oğlakcıoğlu ve ekibi, yeni nesil bir afet çadırı geliştirdi. Bu projede aerojel özellikli içyapı ve alüminyum bazlı kumaş dış yapı ile oluşturulacak paneller yeni nesil çadırın temelini oluşturacak. Basit bir iskelet sisteminin desteklediği çadır sahip olduğu hafiflik ve üstün ses-ısı yalıtım özelliğiyle dikkat çekiyor. Aynı zamanda alev almazlık, kolay nakliye ve depolama özelliklerine sahip. Güçlü avantajlara sahip çadırın üretimi için 45 bin TL'lik yatırım gerekiyor.

ORTOPEDİK TABANLI ÇORAP
Yenilikçi bir fikir
Babet ayakkabıların ayak tabanında aşırı yüklenmeye ve dolayısıyla ayak ağrılarına ve ayak yorgunluğuna neden olduğu belirtiliyor. Ortopedik ayak tabanlıkları hacimli yapıları nedeniyle babetlerle kullanılmıyor. İşte bu sorunlara kökten bir çözüm sunan Ege Üniversitesi'nden Prof. Dr. Ziynet Öndoğan ve ekibi babet çorabı geliştirdi. Bu çorabın ayak tabanındaki ortopedik bölgeler silikon ile desteklenecek ve böylece ayak ağrılarının giderilmesine katkı sağlanırken ürünün çorap görüntüsü korunmuş olacak. Proje bütçesi 117 bin TL.

HOMEMADE AROMATERAPİ
Yüzde 100 doğal
Homemade Aromaterapi henüz çok yeni bir marka. Ancak iddialı bir büyüme planı var. Birkaç yıl önce Aslı Şan Bilgin tarafından İstanbul Üsküdar ilk mağazasını açtı. Hemen ardından franchising sistemiyle ikinci mağazası İzmir'de açıldı. Aslı Şan Bilgin, "Doğal ürünleri kullanarak masaj yağlarından lavanta kokulu yastıklara, el ve ayak bakım ürünlerinden traş sonrası kremine kadar birçok farklı ürünümüz var. Müşterilerimize kokuların beynimiz, vücudumuz ve ruhumuz üzerindeki olumlu etkilerini göstermeye çalışıyoruz. Ürünlerin içinde hiçbir katkı maddesi yok. Elde edilme sürecinde hiçbir kimyasal süreçten geçmemiş, soğuk sıkım sabit yağlar, yüzde 100 saf uçucu yağlar, hidrolatlar (gülsuyu-lavanta suyu) ve doğru zamanda doğru şekilde toplanmış bitkiler ve yüzde 100 koton kumaşlar kullanıyoruz" diyor.
Homemade'in kişisel ürünlerin yanı sıra, otel, SPA ve kurumsal şirketler için de ürünler üretiyor. Franchise yatırım koşulları lokasyon ve mağaza büyüklüğüne göre değişiyor.

SOMUNARASI
Köftede yeni bir marka
Somunarası köfte pazarının en yeni markalarından biri. Bosnak Hersek göçmenin Nino Kavara tarafında İzmir'de iki yıl önce kurulan şimdi altı şubesi var. Bunların tamamı franchising sistemiyle açılmış. Şirketin restoranlarında satılan köfteler İzmir Menderes'teki üretim tesisinde hazırlanıyor. Franchising sistemeyile yeni şubeler açacaklarını belirten Somunarası'nın sahibi Nino Kavara, "Aylık kiranın 20 bin TL'yi geçmeyecek lokasyonları tercih ediyoruz" diyor.

ALAÇATI MUHALLEBİCİSİ
Yeni şubeler açacak
Alaçatı Muhallebicisi'nin Alaçatı ev konseptinin franchise bedeli dahil toplam yatırım tutarı 125 bin dolar. Restoran modelinin yatırım tutarı ise mimari farklılıklara göre değişiyor. Sürekli franchise ödemesi için cirodan yüzde 5 pay alınıyor.

CARL'S JR
Müdavimleri oluştu
1941'de ABD'de kurulan Carl's JR, franchising sistemiyle yeni şubeler açıyor. Sürekli franchise ödemesi 40 bin dolar. Bir şubenin işletme sermayesi ise 400 bin dolar. Yeni açılacak şubeler için yaya trafiğinin yoğun olduğu, işyeri ve ofiseler yakın lokasyonlar tercih ediliyor. Bu bölgelerde 80-200 metrekarelik işyerleri uygun görülüyor. Carl's JR şubelerinde masaya servis ve limitsiz içecek imkanları sunuluyor.

ERCİYES BÖREK
Tek merkezde üretim
Erciyes Börek'in franchise giriş bedeli 75 bin dolar. Yeni açılacak şubeler için AVM ya da cadde mağazalar tercih ediliyor. 
Bir şubenin işletme sermayesi ise 150-300 bin dolar arasında değişiyor. Erciyes Börek, 5 bin metrekarelik üretim tesisinde ürettiği ürünleri soğuk zincir bozulmadan şubelerine sevk ediyor.

TURYAP
Yurtdışında ofisler açıyor
Franchise giriş bedeli şehirlere göre 9-25 bin dolar arasında değişiyor. Bunun dışında, gene her ile göre değişen, aylık 340 dolar+KDV'den başlayan aylık ödeme var. Franchise giriş bedelinin dışında, açılan her yeni ofisin büyüklüğüne göre değişen 15-30 bin TL civarında bir dekorasyon ve tabela harcaması yapılması gerekiyor. Küçük bir şehirde ofis açmak için her şey dahil toplam 40 bin TL yeterli. Bu rakam büyük şehirlerde büyük bir ofis için 125 bin TL'ye kadar çıkabiliyor.

NEXT ACCESSORY
Franchise bedeli almıyor
1990'da kurulan Nekst Pazarlama Ticaret'in markası Next Accessory'ın İstanbul'da sekiz, Azerbaycan Bakü ve KKTC'de birer olmak üzere 10 mağazası var. Bu mağazaların dördü franchising sistemiyle açılmış. 2016'da altı yeni mağaza daha açmayı hedeflediklerini belirten Nekst Pazarlama ortaklarından Enis Salcı, "Yeni açılacak mağazalar için AVM ya da işlek caddelerde uygun bulduğumuz yerleri tercih edeceğiz" diyor. Yeni mağazaların bazıları franchising sistemiyle açılacak. Salcı, 50 metrekarelik bir Next Accessory mağazasının toplam yatırım tutarının 100 bin TL olduğunu söylüyor. Bu rakama tüm franchise yatırım maliyetleri dahil. Şirket franchisee'lerden sürekli franchise bedeli almıyor.

LODA MOBİLYA
Bakü'de mağaza açtı
Loda Mobilya'nın yurtiçinde üç, yurtdışında (Azerbaycan Bakü) bir mağazası var. Şirket şu sıralar yurtdışında yeni mağazalar açmak için görüşmeler yapıyor. Bu mağazaları franchising sistemiyle açılacak. Mağazada konum, büyüklük ve dekorasyon ile ilgili belirlenmiş standartlar var. Buna göre en az 800 metrekarelik bir mağaza gerekiyor. En büyük mağaza 2 bin metrekareyi geçmiyor. Bir mağaza için ortalama 400-600 bin TL işletme sermayesi gerekiyor.

DOĞA MANGAL
Kebap, ocakbaşı
Şanlıurfa merkezli Doğa Mangal'da kebap, pide ve lahmacun çeşitleri bulunuyor. Şirket, 2014'ten bu yana franchise veriyor. Franchise girişi bedeli 25 bin TL. Ortalama işletme sermayesi metrekare başına 2 bin 500 bin TL olarak belirlenmiş. Doğa Mangal yurtdışında şube açma planları var. Bunun için talep olan bölgelerde restoranlar açılacak.

KASAP DÖNER
18 ayda amorti ediyor
Kasap Döner'in yurtiçinde 33 şubesi var. Yurtdışındaki ilk restoranları 2015'te KKTC Lefkoşa'da ve Azerbaycan-Bakü'de ve Şubat 2016'da Girne'de açıldı. Bu üç mağaza da franchising sistemiyle açıldı. Şirket yurtdışında franchising sistemiyle yeni restoranlar açmaya devam edecek. Firma cadde ve AVM'lerde şubeler açıyor. 100-120 metrekareden küçük işyerleri kabul edilmiyor. Franchise giriş bedeli 50 bin dolar. Bunun dışında aylık loyalty veya reklam katkı payı bedeli yok. Bir restoranın kurulum maliyeti 400-800 bin TL arasında değişiyor. Ortalamada yatırımın geri dönme süresi yine lokasyona bağlı olmakla birlikte 18 ay ile 24 ay arasında değişiyor.

HATAY DÖNER
Orijinal Hatay döneri
Geleneksel Hatay dönerini İstanbul'a taşıyan firma, ilk kez franchise verecek. Şirketin şu an İstanbul Beşiktaş'ta tek bir şubesi var. Hatay Döner'in sahibi Berk Yiğit Türkmani, 2016'da franchising sistemiyle beş şube açmayı hedeflediklerini söylüyor. Yeni açılacak şubeler için öncelik İstanbul'dan gelecek taleplerde olacak. Ancak diğer illerden gelecek franchise talepleri de değerlendirilecek. Şirket aynı zamanda yurtdışından gelecek talepleri de değerlendirecek. Firma kendine özgü bir franchise modeli geliştirmiş. Franchise bedeli yok. Sürekli franchise ödemesi ya da reklam katılım payı da bulunmuyor. Tüm bunların yerine franchisee'lerden aylık 3 bin 500 TL alınacak. Şirketin merkez bir mutfağı yok. Et ve tavuk dönerler her şubede 15 çeşit tarifi gizli baharatla her gün taze olarak hazırlanacak.

YATIRIMCI ARAYAN MÜTHİŞ PROJELER
Görme engelliler için şapka: Bu çalışmada; görme engelli insanlar için fotovoltaik tekstil liflerinden dokunmuş kumaştan üretilmiş ve üzerine kamera tabanlı algılama sistemi entegre edilmiş bir şapka tasarlanacak. Projeyi Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi'nden Yrd. Doç. Dr. Mehmet Sabri Ersoy, Ayşe Nur Tarakçı ve Mehmet Sabri Ersoy hazırlamış. Projenin süresi 24. Projenin tamamlanması için 70 bin TL gerekiyor.

Boyamada atık su sorunu bitiyor: Çukurova Üniversitesi Öğretim Görevlisi Özlem Erdem ve ekip arkadaşları, tekstil boyama işlemlerinde ortaya çıkan atık su problemine son veren bir reaktör geliştirmiş. Bu projenin yatırım tutarı 500 bin TL.

Trafik kazalarda riski azaltıyor: Çukurova Üniversitesi Öğretim Görevlisi Alican Yılmaz, lif destekli kompozit yapılar geliştirmiş. Çelikten daha yüksek mukavemet gücüne sahip olduğu belirtilen bu malzemeler örneğin otomobillerde yapı kapı içlerinde kullanılacak.

Sanal giyinme sistemi: ARF Bilgi Teknolojileri'nden Adnan Özgüner Erdursun Murat Tevfik Yağlıcı, Ufuk Seyhan ve Mehmet Emre "2B Etkileşimli Sanal Giyinme" adıyla bir uygulama geliştirmişler. Mağazadaki tüm ürünler bilgisayar ekranına yüklenmiş durumda. Bundan sonra sadece ekrandaki ürünlere dokunmanız yeterli. Projenin bütçesi 195 bin TL.

Bitki büyüdükçe kendini yok eden örtü: Bu proje ile biyo polimerlerden, bitki büyümesi ile eş zamanlı olarak toprakta bozunacak dokusuz yüzey malç tekstillerinin üretilecek. Biyo bozunur malçların tarım uygulamalarında yaygın olarak kullanılması ürün kalite ve veriminin arttırılmasının yanı sıra toprak kirliliğinin engellenmesini sağlayacak. Projeyi Dokuz Eylül Üniversitesi'nden Doç. Dr. Ümit Halis Erdoğan, Figen Selli ve Ümit Halis Erdoğan hazırlamış. Bu projenin bütçesi 150 bin TL.

Ağır yaralı hastalara özel sedye: Ege Üniversitesi'nden Prof. Dr. Arzu Marmaralı, Mehmet Kertmen, Nuriye Kertmen ve Arzu Marmaralı ciddi şekilde yaralanmış, ağır travmalı ve hareketsiz taşınması gereken hastalar için yeni bir sedye tasarlıyor. Söz konusu sedyenin üretimi için 468 bin TL gerekiyor.

Sıcaklığa göre renk değiştiren çadır: Çukurova Üniversitesi'nden Öğretim Görevlisi Dr. Ramazan Tuğrul Oğulata ve ekip arkadaşları, ısı ile renk değiştiren boyalar kullanılarak yenilikçi bir çadır tasarlamışlar. Bu çadır yazın renk açıldığında ışığı yansıtan dolayısı ile ısıyı içeriye daha az iletecek. Çadırın üretilmesi için 250 bin TL gerekiyor..

Kaynak: http://www.ahaber.com.tr/ekonomi/2016/10/12/kendi-isini-kuracaklar-icin-50-altin-firsat

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlarınız bizim için önemlidir. Konu hakkında sormak istediklerinizi yazabilirsiniz.