AkblogAk SEO
Firmalarınıza kurumsal çözümler. Web Tasarım - SEO - Grafik Reklam Tasarım
Son Konulara
Blogger tarafından desteklenmektedir.

İngilizce Düzensiz Fiiller

Posted On 2 Ekim 2018 Salı

Irregular Verbs – Düzensiz Fiiller ve Türkçe Anlamları

Irregular Verbs – Düzensiz Fiiller ve Türkçe Anlamları
Irregular Verbs – Düzensiz Fiiller ve Türkçe Anlamları
İngilizce’de fiiller, düzenli fiiller (regular verbs) ve düzensiz fiiller (irregular verbs) olmak üzere ikiye ayrılır. 
Fiilleri, kullandığımız zamanlara göre çekimlemek gerekir. Düzenli fiiller, belli kurallara göre belli takılar alırken; düzensiz fiiller herhangi bir kurala uymaz. Bu yüzden ezberlenmeleri gerekir.
Düzensiz fiillerin 2. halleri simple past tense (geçmiş zaman) ile birlikte, 3. halleri ise perfect tenselerle birlikte kullanılır.
İngilizce’de yaklaşık olarak 200 adet düzensiz fiil (irregular verbs) vardır. Aşağıdaki tabloda günlük hayatta en çok kullanılan düzensiz fiiller (irregular verbs), Türkçe anlamlarıyla birlikte verilmiştir.


Irregular Verbs – Düzensiz Fiiller ve Türkçe Anlamları

Irregular Verbs List – Düzensiz Fiiller Listesi


SIMPLE FORM
SIMPLE PAST
PAST PARTICIPLE
3.Hali
TÜRKÇE ANLAMI
(1. HAL)
(2. HAL)
arise
arose
arisen
ortaya çıkmak, yükselmek
awake
awoke
awoken
uyanmak
be
was, were
been
olmak
bear
bore
borne / born
katkanmak, taşımak
beat
beat
beaten / beat
dövmek, vurmak, yenmek
become
became
become
olmak
begin
began
begun
başlamak
bend
bent
bent
bükmek, eğmek
bet
bet
bet
bahse girmek
bid
bid
bid
teklif vermek, fiyat vermek
bind
bound
bound
bağlamak, sarmak, tutturmak
bite
bit
bitten
ısırmak
bleed
bled
bled
kanamak
blow
blew
blown
üflemek, esmek
break
broke
broken
kırmak
breed
bred
bred
üretmek, beslemek, yetiştirmek
bring
brought
brought
getirmek
broadcast
broadcast
broadcast
yayın yapmak
build
built
built
Inşa etmek
burn
burned / burnt
burned / burnt
yanmak, yakmak, tutuşmak
burst
burst
burst
patlamak
buy
bought
bought
satın almak
cast
cast
cast
atmak, fırlatmak
catch
caught
caught
yakalamak
choose
chose
chosen
seçmek
cling
clung
clung
yapışmak, tutunmak, sarılmak
come
came
come
gelmek
cost
cost
cost
(bir şeyin) fiyatı (belirli bir miktar) olmak
creep
crept
crept
sürünmek
cut
cut
cut
kesmek
deal
dealt
dealt
meşgul olmak, ilgilenmek
dig
dug
dug
kazmak
do
did
done
yapmak
draw
drew
drawn
çizmek
dream
dreamed / dreamt
dreamed / dreamt
rüya görmek, hayal kurmak
drink
drank
drunk
içmek
drive
drove
driven
araba sürmek
eat
ate
eaten
yemek
fall
fell
fallen
düşmek
feed
fed
fed
beslemek
feel
felt
felt
hissetmek
fight
fought
fought
dövüşmek, kavga etmek
find
found
found
bulmak
fit
fit / fitted
fit / fitted
uygun olmak
flee
fled
fled
kaçmak, gözden kaybolmak
fling
flung
flung
fırlatmak, savurmak
fly
flew
flown
uçmak
forbid
forbade
forbidden
yasaklamak
forecast
forecast
forecast
önceden tahmin etmek
forget
forgot
forgotten
unutmak
forgive
forgave
forgiven
affetmek
forsake
forsook
forsaken
terk etmek, vazgeçmek
freeze
froze
frozen
donmak, buz tutmak, dondurmak
get
got
gotten / got
almak, edinmek, elde etmek
give
gave
given
vermek
go
went
gone
gitmek
grind
ground
ground
ezmek, öğütmek
grow
grew
grown
büyümek, gelişmek, yetiştirmek
hang
hung
hung
asmak, sarkmak
have
had
had
sahip olmak
hear
heard
heard
işitmek
hide
hid
hidden
saklamak
hit
hit
hit
vurmak, çarpmak
hold
held
held
tutmak, kavramak
hurt
hurt
hurt
ağrımak, incitmek, yaralamak
keep
kept
kept
tutmak, devam ettirmek, korumak
kneel
kneeled / knelt
kneeled / knelt
diz çökmek
know
knew
known
bilmek
lay
laid
laid
sermek, kurmak, hazırlamak
lead
led
led
yol göstermek, öncülük etmek
lean
leaned / leant
leaned / leant
dayanmak, yaslanmak
leap
leaped / leapt
leaped / leapt
atlamak, sıçramak
learn
learned / learnt
learned / learnt
öğrenmek
leave
left
left
ayrılmak, terketmek
lend
lent
lent
ödünç vermek, borçvermek
let
let
let
izin vermek
lie
lay
lain
uzanmak, yalan söylemek
light
lighted / lit
lighted / lit
yakmak, tutuşturmak, yanmak
lose
lost
lost
kaybetmek
make
made
made
yapmak
mean
meant
meant
kastetmek, anlamına gelmek
meet
met
met
tanışmak, görüşmek, karşılaşmak
mislay
mislaid
mislaid
kaybetmek, yanlış yere koymak
mistake
mistook
mistaken
hata yapmak, yanılmak,karıştırmak
pay
paid
paid
ödemek
prove
proved
proven / proved
ispat etmek, kanıtlamak
put
put
put
koymak
quit
quit
quit
bırakmak, çıkmak,vazgeçmek
read
read
read
okumak
rid
rid
rid
kurtarmak ,başından atmak
ride
rode
ridden
binmek ( ata ya da bisiklete)
ring
rang
rung
çalmak (zil, telefon vb.)
rise
rose
risen
doğmak (güneş), ayağa kalkmak,
run
ran
run
koşmak
say
said
said
söylemek
see
saw
seen
görmek
seek
sought
sought
aramak, araştırmak
sell
sold
sold
satmak
send
sent
sent
göndermek
set
set
set
ayarlamak, kurmak, batmak (güneş)
shake
shook
shaken
sallamak, çallamak
shed
shed
shed
akıtmak, dökmek
shine
shone / shined
shone / shined.
parlamak , ışık saçmak
shoot
shot
shot
ateş etmek, vurmak
show
showed
shown/showed
göstermek
shrink
shrank / shrunk
shrunk
büzülmek, küçülmek
shut
shut
shut
kapatmak, örtmek
sing
sang
sung
şarkı söylemek
sink
sank
sunk
batmak , çökmek
sit
sat
sat
oturmak
sleep
slept
slept
uyumak
slide
slid
slid
kaymak
slit
slit
slit
yarık açmak
smell
smelled/smelt
smelled / smelt
koklamak
sneak
sneaked/snuck
sneaked / snuck
gizlice girmek, sessizce sokulmak
speak
spoke
spoken
konuşmak
speed
sped / speeded
sped / speeded
hızlandırmak
spell
spelled / spelt
spelled / spelt
hecelemek
spend
spent
spent
harcamak , geçirmek (vakit)
spill
spilled / spilt
spilled/spilt
dökülmek, saçılmak, akıtmak
spin
spun
spun
döndürmek, eğirmek (yün,iplik vb.)
spit
spit /spat
spit/spat
tükürmek
split
split
split
yarmak, bölmek
spoil
spoiled / spoilt
spoiled / spoilt
Bozmak, berbat etmek
spread
spread
spread
yaymak, yayılmak
spring
sprang / sprung
sprung
ortaya çıkmak
stand
stood
stood
ayakta durmak, katlanmak
steal
stole
stolen
çalmak
stick
stuck
stuck
yapışmak, yapıştırmak, tutturmak
sting
stung
stung
sokmak (arı vb.), sızlatmak
stink
stank / stunk
stunk
kötü kokmak
strike
struck
struck / stricken
çarpmak, vurmak
strive
strove / strived
striven / strived
uğraşmak,çabalamak
string
strung
strung
bağlamak, germek
swear
swore
sworn
yemin etmek, küfretmek
sweep
swept
swept
süpürmek
swell
swelled
swelled / swollen
kabarmak, şişmek
swim
swam
swum
yüzmek
swing
swung
swung
sallanmak
take
took
taken
almak
teach
taught
taught
öğretmek
tear
tore
torn
yırtmak
tell
told
told
anlatmak, söylemek
think
thought
thought
düşünmek
throw
threw
thrown
atmak,fırlatmak
thrust
thrust
thrust
dürtmek, saplamak, sokmak
understand
understood
understood
anlamak
undertake
undertook
undertaken
üstlenmek, söz vermek
upset
upset
upset
üzmek, keyfini kaçırmak
wake
woke / waked
woken
uyanmak, canlanmak
wear
wore
worn
giymek
weave
wove
woven
dokumak, örmek
weep
wept
wept
ağlamak
win
won
won
kazanmak
wind
wound
wound
kıvrılmak, döndürmek
withdraw
withdrew
withdrawn
geri çekilmek, feragat etmek
write
wrote
written
yazmak

Hiç yorum yok

Yorum Gönder

Yorumlarınız bizim için önemlidir. Konu hakkında sormak istediklerinizi yazabilirsiniz.

/

İletişim Bilgilerimiz

Yakuplu Mah. Beylikdüzü / İstanbul | Türkiye
+90 505 025 1428
Pazartesi - Cuma (09:00 - 18:00)

İletişim Formu

Ad Soyad

E-posta

Mesaj

© SEO Bilişim İnternet Hizmetleri - Akblog.NET 2007-2019