22 Kasım 2018 Perşembe

İngilizce Fiiller ve Anlamları (230 Adet)

İngilizce Fiiller ve Anlamları (230 Adet)

Merhaba arkadaşlar.
Sizlere bu konuda İngilizce de önemli olarak gördüğümüz ve 250 ye yakın fiilleri ile birlikte anlamlarını da paylaştık.
Temel Mantığını anlayabilmeniz için hepimizin bildiği üzre öncelikle kelime sorununu halletmemiz gerekiyor ve günde iki kelime evet yanlış duymadınız iki kelime ezberleyebilir iseniz şayet buda yılda ortalama 720 kelime eder ve 2 yıl böyle devam ederseniz 1440 kelime. 
Zaten günlük olarak kullandığımız kelimelerin ortalaması 500-600 civarıdır. Sizlerde bir an önce başlangıcı yapınız.
İngilizce Kelime Ezberleme Yönteminin En iyisi olarak günlük öğreneceğiniz kelimeleri (zaten iki adet) sürekli tekrarlayın.
Konunun yararlı olması dileğiyle.
Başarılar dilerim.



İngilizce
Fiil
Anlamı
İngilizce
Fiil
Anlamı

accept
kabul etmek, kabullenmek
mean
kastetmek, niyet etmek

achieve
elde etmek, başarmak
meet
buluşmak

act
davranmak, hareket etmek
mention
bahsetmek

add
ilave etmek, eklemek
mind
önemsemek, aldırmak

admit
kabul etmek, itiraf etmek
miss
kaçırmak, özlemek

affect
etkilemek
move
hareket etmek, taşınmak

afford
satın almaya parası yetmek
need
ihtiyaç duymak

agree
aynı fikirde olmak, katılmak
notice
fark etmek,

aim
amaçlamak, hedeflemek
obtain
edinmek, temin etmek

allow
izin vermek
occur
belirmek, vuku bulmak

answer
cevap vermek, yanıtlamak
offer
teklif etmek

appear
belirmek, görünmek
open
açmak

apply
uygulamak, başvurmak
order
emir vermek

argue
tartışmak, çekişmek
own
sahip olmak

arrange
ayarlamak, düzenlemek
pass
pas geçmek, ihmal etmek

arrive
varmak, ulaşmak
pay
ödemek

ask
sormak, istemek
perform
sahnelemek

attack
saldırmak
pick
seçmek

avoid
kaçınmak, önlemek
place
yerleştirmek

be
olmak
plan
plan yapmak

beat
yenmek, vurmak
play
oynamak

become
olmak, dönüşmek
put
koymak, yerleştirmek

begin
başlamak
quit
bırakmak, vazgeçmek

believe
inanmak
reach
erişmek, ulaşmak

bend
eğilmek
read
okumak

bet
iddiaya girmek
realize
farkına varmak, fark etmek

bid
teklif vermek
receive
almak, teslim almak

bite
ısırmak
recognize
tanımak

bleed
kanamak
record
kaydetmek

blow
üflemek
reduce
miktarını azaltmak, düşürmek

break
kırılmak, (kurala) uymamak
reflect
yansıtmak

breed
üretmek, çoğaltmak
refuse
reddetmek, geri çevirmek

bring
getirmek
regard
saymak

build
inşa etmek, geliştirmek
release
serbest bırakmak

burn
yanmak, yakmak
remain
arta kalmak

burst
patlamak, fırlamak
remember
hatırlamak

buy
satın almak
remove
kaldırmak, sökmek, gidermek

call
aramak
repeat
tekrarlamak

catch
yakalamak
replace
yer değiştirmek

choose
seçmek
reply
cevap vermek

come
gelmek
report
ihbar etmek, bildirmek

cost
mal olmak
represent
temsil etmek

creep
ürkütmek
require
gerekmek, ihtiyacı olmak

cut
kesmek
rest
dinlenmek, geri çekilmek

damage
zarar vermek
return
geri dönmek

dance
dans etmek
reveal
ortaya çıkarmak

deal
uğraşmak, çaresine bakmak
ring
(telefon ya da zil) çalmak

decide
karar vermek
rise
doğmak, yükselmek

deliver
teslim etmek
roll
yuvarlamak

demand
talep etmek
run
koşmak, işletmek

deny
inkar etmek
say
söylemek

depend
bağlı olmak, itimat etmek
see
görmek

describe
tanımlamak, tarif etmek
seem
görünmek

design
tasarlamak
sell
satmak

destroy
imha etmek, yıkmak
send
göndermek

develop
geliştirmek
set
ayarlamak, kurmak

die
ölmek
settle
razı olmak, yerleşmek

dig
kazımak, eşelemek
shake
sallamak

do
yapmak
shine
parlamak

draw
çizmek
shoe
nallamak

dream
hayal kurmak, rüya görmek
shoot
vurmak, film çekmek

drink
içmek
show
göstermek

drive
(araç) sürmek
shrink
küçülmek

eat
yemek
shut
kapatmak

end
sona ermek, son vermek
sing
şarkı söylemek

enjoy
zevk almak
sink
batmak

examine
incelemek, muayene etmek
sit
oturmak

exist
var olmak
ski
kayak yapmak

expect
ümit etmek, beklemek
slap
tokatlamak

experience
deneyim kazanmak
slay
katletmek

explain
açıklamak, izah etmek
slice
doğramak

express
ifade etmek, belli etmek
slide
kaymak

fall
düşmek
slip
kaydırmak, kayarak gitmek

feed
beslemek
sleep
uyumak

feel
hissetmek
speak
konuşmak

fight
dövmek, dövüşmek
spend
harcamak

find
bulmak
spill
tükürmek

fly
uçmak
spread
yaymak

fold
katlamak
stand
ayakta durmak

follow
takip etmek
start
başlamak

force
zorlamak, güç kullanmak
steal
çalmak, yürütmek

forbid
yasaklamak
stick
yapışmak

forget
unutmak
sting
batmak, canını yakmak

forgive
affetmek
stink
kokuşmak

freeze
dondurmak, donmak
swear
küfretmek, yemin etmek

get
almak, elde etmek
sweep
süpürmek

give
vermek
swim
yüzmek

go
gitmek
swing
sallanmak

grow
büyümek
take
almak

hang
asmak
talk
konuşmak

have
sahip olmak
teach
öğretmek

hear
duymak
tear
yırtmak

help
yardım etmek
tell
söylemek

hide
saklanmak
think
düşünmek

hit
vurmak, çarpmak
throw
fırlatmak

hold
tutmak, beklemek
touch
dokunmak

hurt
acımak, acıtmak
train
eğitmek

keep
tutmak, saklamak
travel
yolculuk yapmak, seyahat etmek

know
bilmek
treat
tedavi etmek, davranmak

lay
yatmak, uzanmak
try
denemek

lead
yönetmek, liderlik etmek
turn
dönmek

lean
eğilmek, dayanmak
understand
anlamak

leave
terk etmek
use
kullanmak

lend
borç vermek, ödünç vermek
visit
ziyaret etmek

let
izin vermek
vote
oy vermek

lie
yalan söylemek, yatmak
wait
beklemek

like
beğenmek
walk
yürümek

live
yaşamak
wake
uyanmak

look
bakmak
want
istemek

lose
kaybetmek
warn
uyarmak

make
yapmak
wear
giymek

manage
yönetmek, idare etmek
win
kazanmak

mark
işaretlemek
wish
dilemek

matter
önem taşımak, önemli olmak
work
çalışmak

may
mümkün kılmak, yapabilmek
worry
endişelenmek, merak etmek

write
yazmak




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlarınız bizim için önemlidir. Konu hakkında sormak istediklerinizi yazabilirsiniz.