AkblogAk SEO
Firmalarınıza kurumsal çözümler. Web Tasarım - SEO - Grafik Reklam Tasarım
Son Konulara
Blogger tarafından desteklenmektedir.

Ekpss Hakkinda Bütün Bilgiler

Posted On 16 Ocak 2020 Perşembe

Ekpss Hakkinda Bütün Bilgiler Detaylar Oku

EKPSS sınav sonuçları açıklandı mı osym.gov.tr ÖĞREN | EKPSS soru ve cevapları ne zaman yayınlanacak?
2018-EKPSS ait temel soru kitapçıkları ÖSYM'nin web sayfasında yayımlandı. Ösym tarafından düzenlenen EKPSS 2018 sınav soruların erişime açılması ile birlikte gözler sınav sonuçlarına çevirildi. Engelli vatandaşların kamuya ait kurum ve kuruluşlarda memur olarak istihdam edilmesi amacıyla düzenlenen EKPSS'nin 2018 ayağı, geçtiğimiz günlerde ÖSYM tarafından sınav merkezlerinde yapıldı. İşte EKPSS sınav soruları ve sonuçları ile ilgili ÖSYM'den gelen açıklama...
Ekpss Hakkinda Bütün Bilgiler
EKPSS sınav sonuçları açıklandı mı osym.gov.tr ÖĞREN | EKPSS soru ve cevapları ne zaman yayınlanacak?
2018-EKPSS ait temel soru kitapçıkları ÖSYM'nin web sayfasında yayımlandı. Ösym tarafından düzenlenen EKPSS 2018 sınav soruların erişime açılması ile birlikte gözler sınav sonuçlarına çevirildi. Engelli vatandaşların kamuya ait kurum ve kuruluşlarda memur olarak istihdam edilmesi amacıyla düzenlenen EKPSS'nin 2018 ayağı, geçtiğimiz günlerde ÖSYM tarafından sınav merkezlerinde yapıldı. İşte EKPSS sınav soruları ve sonuçları ile ilgili ÖSYM'den gelen açıklama...

EKPSS SORULARI AÇIKLANDI

EKPSS sınavına katılan memur adaylarının merak ettiği sınav soruları ve cevapları açıklandı.  Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM) 22 Nisan'da uygulanan Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavına (2018-EKPSS) ait temel soru kitapçıkları yayımlandı. ÖSYM'nin internet sitesinde yer alan duyuruya göre, 2018-EKPSS'de adaylara yöneltilen soru sayısının yüzde 10'una karşılık gelen Temel Soru Kitapçıkları ile Yanıt Anahtarları "osym.gov.tr" web sayfasında adayların dikkatine sunuldu. Öte yandan, sınav sorularının tamamı, adayların inceleyebilmeleri amacıyla ÖSYM'nin Aday İşlemleri Sistemi üzerinden erişime açıldı. Adaylar, 10 gün süreyle ÖSYM'nin https://ais.osym.gov.tr adresinden T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleri ile sorulara ulaşabilecek.

EKPSS'YE KAÇ KİŞİ KATILDI?

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Mahmut Özer, bugün 81 ilde gerçekleştirilen 2018 Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı'na bu yıl 88 bin 833 adayın başvurduğunu ve 81 il merkezinde gerçekleştirilen EKPSS sınavında adaylar için öğrenim ve engel durumlarına göre 27 farklı soru kitapçığı hazırlandığını açıkladı. 2018 EKPSS'ye 62 bin 950 aday ortaöğretim, 13 bin 524 aday önlisans, 12 bin 359 aday ise lisans alanından başvurdu.

Peki EKPSS sınav sonuçları açıklandı mı 

EKPSS 2018 SONUÇLARI NE ZAMAN AÇIKLANACAK?

06-21 Şubat 2018 tarihinde başvuruların alınan EKPSS sınavı, 22 Nisan tarihinde tüm Türkiye'de 81 il genelinde uygulandı. Sınav sonuçları ise 17 Mayıs 2018 tarihinde adayların erişimine açılacak. Sınav sonuçları 17 Mayıs'ta ÖSYM'nin internet sitesinden açıklanacak. Sonuçlar adaylara posta yoluyla gönderilmeyecek.

EKPSS PUANI KAÇ YIL GEÇERLİ?

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının ilgili yazısı üzerine, Bakanlar Kurulunun kararıyla merkezi olarak yapılacak engelli kamu personel seçme sınavına, kuraya, yerleştirme işlemlerine, engelli memur istihdamının takip ve denetimine, istatistiki bilgilerin temini ve engelli memur istihdamı ile ilgili diğer hususlara ilişkin esas ve usulleri belirleyen "Engelli Kamu Personel Seçme Sınavı (EKPSS) ve Engellilerin Devlet Memurluğuna Alınmaları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik" Resmi Gazete'de yayımlandı. Yönetmelikte yapılan düzenlemeyle kura yöntemiyle yerleşmek isteyen adayların kayıtları iki yılda bir alınacak. Ayrıca kura kaydı yaptıran adaylar, 4 yıl içerisinde yapılacak engelli memur alımlarına başvurabilecek. Düzenleme kapsamında EKPSS sonuçlarına ilişkin 2 yıl olan geçerlilik süresi de uzatıldı. Böylece EKPSS sonuçları, sınavın yapıldığı tarihten itibaren 4 yıllık süre içerisinde yapılacak sınava kadar geçerli olacak. Ayrıca, ortaöğretim, önlisans ve lisans mezunu engelli adayların memur kadrolarına yerleştirilmelerinde EKPSS'de alınan puanlar kullanılacak. Öte yandan 2016'da yapılan EKPSS sonuçları ile kura kayıtları yapıldığı tarihten itibaren 4 yıl geçerli olacak.

EKPSS NEDİR?

EKPSS, Ortaöğretim, ön lisans ve lisans mezunu engellilerin engel grupları ve eğitim durumlarına göre yapılan ve sonuçları Devlet memurluğu ile kamu kurum ve kuruluşlarının işçi kadrolarına alınmalarında kullanılan merkezi sınav demektir.

KURA YÖNTEMİ NEDİR?

Kura yöntemi, ilkokul, ortaokul, ilköğretim ve özel eğitim iş uygulama merkezi veya okulu mezunu engellilerin tercihlerine göre yerleştirilmeleri amacıyla noter huzurunda Devlet memuru kadrolarına yerleştirilmelerinde kullanılan yöntemdir.

EKPSS İÇİN ARANAN MEZUNİYET ŞARTLARI NELERDİR?

EKPSS ye girecek engelli memur adaylarının:
1.Ortaöğretim,
2.Önlisans,
3.Lisans,
Düzeyinde eğitim veren kurumların birinden mezun veya sınavın geçerlik süresi içerisinde mezun olabilecek durumda olması gerekir. Adayların atanabilmesi için yerleştirme tercih işlemlerine son başvuru tarihi itibarıyla mezun olması gerekir.

KURA YÖNTEMİ İÇİN ARANAN MEZUNİYET ŞARTLARI NELERDİR?

Kuraya girecek engelli memur adaylarının:
1.İlkokul,
2.Ortaokul,
3.İlköğretim,
4.Özel eğitim iş uygulama merkezi veya okulu,
Mezunu veya bu okullardan yerleştirme işlemlerine son başvuru tarihi itibarıyla mezun olabilecek durumda olması gerekir. Kura yöntemiyle yerleşmek isteyen adayların kayıtları her bir Engelli Kamu Personel Seçme Sınavının geçerlik süresi için sadece bir kez alınır. Dönem içerisinde gerçekleştirilecek yerleştirme işlemlerine ancak başvuruları kayıt altına alınan adaylar başvurabilir.

EKPSS NASIL YAPILIR?

EKPSS, kamu kurum ve kuruluşlarının engelli kotası açığı bulunduğu sürece diğer merkezi kamu personel alım sınavlarından ayrı olarak yapılır. Sınav soruları, engel grupları itibarıyla öğrenme ve algılama düzeyleri ile dil gelişimleri ve sözel iletişim güçlükleri esas alınmak suretiyle engellilerin bilgi, yetenek ve becerilerini ölçecek şekilde hazırlanır. EKPSS adayların, engel grupları ve ulaşabilirlikleri göz önüne alınarak uygun ortamlarda yapılır. EKPSS’de istekleri halinde adaylara, engel grubuna uygun okuyucu ve/veya işaretleyici olmak üzere sınav görevlisi temin edilir.

EKPSS GEÇERLİLİK SÜRESİ

EKPSS sonuçları sınavın yapıldığı tarihten itibaren iki yıl içerisinde yapılacak sınava kadar geçerlidir. Ancak bu süre içinde yeni bir sınavın yapılamaması durumunda sınav sonuçları, bir sonraki sınava kadar geçerli olmaya devam eder.

KURUMLARIN ENGELLİ MEMUR KONTENJANLARI NE KADARDIR?

Engellilerin atanmasına tahsis edilecek kadro sayısının tespitinde, ilgili kamu kurum veya kuruluşunun, yurtdışı teşkilatı hariç, toplam dolu memur kadro sayısının %3’ü dikkate alınır. Kamu kurum ve kuruluşlarının, hizmet gereklerine göre engellilerin atanmasına tahsis edecekleri boş kadrolarını, EKPSS sonuçlarına veya kura usulüne göre yerleştirme yapılmasını sağlayacak şekilde farklı eğitim düzeyi, hizmet sınıfları ve unvanlar itibarıyla hazırlamaları esastır. Engellilerin istihdam edileceği uygun münhal kadro bulunmadığı takdirde hizmet gereklerine ve genel hükümlere göre diğer münhal kadrolarda değişiklik yapılarak gerekli kadrolar temin edilir. Engelli personelin istihdam edileceği birimler engellilerin engel durumları dikkate alınarak ilgili kamu kurum veya kuruluşunca belirlenir.

EKPSS NİTELİK VE YAŞ SINIRI

EKPSS için, yerleştirme için Nitelik-Kod Kılavuzunda belirtilenler dışında ayrıca özel nitelik belirlenemez. Kamu kurum ve kuruluşları, ilgili mevzuatında yer alan özel hükümler haricinde, yerleştirme yapılmasını talep edecekleri kadrolar için üst yaş sınırı tespit edemez.




--
---
Akblog.NET

Başarısız Girişimler

Zevkle Kurulan Bir Hayalin Başarısızlığı

Zevkle Kurulan Bir Hayalin Başarısızlığı
Yapmak istediğim bir iş üzerine başarısızlık ile sonuçlanması. Hakkından gelemedim. Belki de hastalığımdan dolayı başarısız ile neticelendi.
--
---
Akblog.NET

Karın Gaz Şişkinliği Çözümü

Posted On 15 Ocak 2020 Çarşamba

Karın Gaz Şişkinliği Çözümü

Karın şişkinliği ve gaz sıkışması yaşıyorsanız çözümü ço k basit!
Karın Gaz Şişkinliği Çözümü
Maalesef şişkinlik çoğumuzun sorunu ve çok etkili tedavi yöntemleri henüz yok. Yine de rahatlamamızı sağlayabilecek birçok çözüm mevcut. Hepimizin vücudunda gaz, kaçınılmaz olarak var ve genelde sorun yaratmaz. Zorluk gaz miktarının artmasında ve artan gazın tahliye edilememesi durumumda ortaya çıkar. Gastroentereloji Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Pata gazdan şikayetçi olanlara önerilerde bulundu.
Maalesef şişkinlik çoğumuzun sorunu ve çok etkili tedavi yöntemleri henüz yok. Yine de rahatlamamızı sağlayabilecek birçok çözüm mevcut. Hepimizin vücudunda gaz, kaçınılmaz olarak var ve genelde sorun yaratmaz. Zorluk gaz miktarının artmasında ve artan gazın tahliye edilememesi durumumda ortaya çıkar. Sistemde oluşan fazla hava organların duvarlarında gerilmeye yol açar ki, uyarılan sinir uçları sayesinde karın ağrısı, düzensiz tuvalete çıkma, sık geğirme, kontrolsüz yellenme, nefes darlığı, çarpıntı gibi fonksiyonel bozukluklar otaya çıkmaya başlar. Gastroentereloji Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Pata gazdan şikayetçi olanlara önerilerde bulundu.
FAZLA ŞİŞKİNLİK KALP ÇARPINTISI YAPABİLİR
Gün içerisinde sistemde yaklaşık 3-4 litre gaz oluşuyorsa, bunun yaklaşık yarısı yuttuğumuz havadır. Kalan kısmın yaklaşık yarısı sindirim sırasında ortaya çıkan gaz, diğer yarısı ise bağırsak bakterilerinin ürettiği gazdır. Gazın artması öncelikle mide ve bağırsaklarda şişkinliğe yol açar. Şişkinlik ise karın ağrısına, kapladığı hacimle nefes darlığına çok daha ilerlerse kalp de çarpıntılara yol açabilir. Vücudumuz tüm aksaklıklarda kendisini korumak üzere programlanmıştır. Fazla gazı atmak için sık yellenme, sık geğirme kaçınılmazdır, ötesinde vücut için yararlıdır, sorunun büyümesini engeller
BASİT ÖNLEMLERLE GAZ ŞİKAYETİNİ AZALTIN
Şişkinlik oluşmaması için öcelikle yuttuğumuz havayı azaltmalıyız.Yemekleri yavaş yemek çok önemli, hızlı yediğimizde çok hava yutulması kaçınılmazdır. Önemli bir nokta da yemek yerken konuşmamaktır,konuştukça hava yutulur. Besinlerin çiğnenmesi sindirimin ilk basamağı olup çok önemlidir, ama her çiğneme ile hava yutulduğu unutulmamalı, aşırıya kaçılmamalı, yeterince çiğnedikten sonra gıda yutulmalıdır.
STRESTEN UZAK DURUN
Dikkat edilmesi gereken çok önemli bir nokta stres. Biliyoruz ki yoğun stres midede gastrit veya ülser, spazm, bağırsaklarda da aşırı kasılmalara neden olabilir. Yine kronik geğirmenin altından da yoğun stres çıkabilir. Bütün bunlara rağmen iyileşme sağlanamayan hastalarda bazen psikolojik olarak rahatlatıcı bir tedavi ya da psikiyatri muayenesi planlanır.
NEDEN GAZ OLUR?
-Gün içerisinde yutulan hava
-Yiyecek ve içeçekler
-Mide fıtığı
-Mide hastalıkları (Ülser, gastrit, fonksiyonel dispepsi..)
-Safra Kesesi Hastalıkları (Taş…)
-Bağırsak hastalıkları (İrritabl Bağırsak, Çölyak Hastalığı, Bakteri Flora bozulması..)
-Yanlış alışkanlıklar (gaz çıkarılamaması, gegirilememe gibi..)

GAZDAN KORUNMAK İÇİN NE YAPMALI?
-Yutulan hava azaltılmalı
-Gazlı yiyecek ve içeceklerden uzak durulmalı
-Altta yatan hastalık tedavi edilmeli
--
---
Akblog.NET

Wikipedia Yasağı Kalkıyor

Wikipedia Yasağı Kalkıyor mu?

Wikipedia Yasağı Kalkıyor mu
Wikipedia
Anayasa Mahkemesi Wikipedia ile ilgili gerekçeli kararı açıkladı. Karar BTK'ya ulaşmasının ardından Wikipedia'nın açılması bekleniyor. Anayasa mahkemesi'nin, Wikipedia'nın erişime kapatılmasını hak ihlali sayan kararının gerekçesi, Resmi Gazete'de yayımlandı.
Anayasa mahkemesi, oy çokluğu ve 6 üyenin karşı oy yazısıyla alınan kararı Ankara 1. Sulh ceza mahkemesine de gönderdi. Mahkemenin kararı bilgi teknolojileri ve iletişim kurumuna iletmesiyle birlikte Wikipedia erişime açılacak. Anayasa mahkemesi, kararın gerekçesinde, Wikipedia'nın kapatılmasının demokratik toplum düzeninin gereklerine uymadığını vurguladı. Wikipedia'nın kapatılmasını haklı gösteren vahim nitelikte bir içerik olmadığı belirtildi.
--
---
Akblog.NET

Engelli Dereceleri Nedir

Engelli Dereceleri Nedir?

Engelli Dereceleri Nedir
Bu konuda engelli dereceleri üzerine bilgi vermeyi uygun gördük. Engelli dereceleri 3 farklı bölümden oluşmaktadır. 1. Derece engelli İkinci derece engelli ve 3. Derece engelli olarak rapordaki alacağınız veya size verilen sağlık raporu oranına göre değişiklik göstermektedir. Aşağıda sizlere engelli raporu aldıktan sonraki ve size verilen orana göre engelli dereceleri listelenmiştir. Konuyla ilgili olarak yorum veya sitemizin iletişim kanallarımız kullanarak istediğiniz her türlü soruyu sorabilirsiniz. Tüm engelli arkadaşlarımıza her şeyden önce çok çok geçmiş olsun temennileri ile sizleri konumuz ile baş başa bırakalım.

Sağlık Raporu oranına göre Engelli dereceleri:

  1. % 80 ve üzeri 1. Derece
  2. % 60-79 arası 2. Derece
  3. % 40-59 arası 3. Derece
Emekli olabilmek için Sağlık Kurulu tarafından verilen raporda Engelli oranı en az %40 olmalıdır.
Sağlık raporunun yüzdesine göre Emeklilik şartları farklılık gösterir.
Engellilik oranına ve sigorta başlangıç tarihine göre ödenmiş SGK prim gün sayısı değişmektedir.
Uyarı: Emekli olabilme şartları 01.10.2008 tarihinden önce işe girenler ve sonra girenler şeklinde ayrılir.
--
---
Akblog.NET

Nasıl Başarılı Olunur

Nasıl Başarılı Olunur

Başarılı olunmaz aslında. Başarılı  olmak için neler yapmanız gerektiğine bakalım . 
Başarının sırrı az insanlarla uğraşmaktır.  Zamanınızı gereksiz yere alan kişilerden uzak durmaktır. Birlikte gireceğiniz projelerde yarı yolda kalırsanız asla ama asla 2. Ikinci bir şansı vermemek demektir. Yoksa yine başarısız olmaya mahkûm olacaksınız.
Başarılı olmak için kendinize zaman ayırmaya bakınız. Başarının en temel sırr-ı günlük olarak yaptığınız şeyleri göz önüne alarak yarına ne yapmam lazım. Günümü daha güzel ve yararlı kulanmak için bir gün öncesinden olanınız olsun. Mekanlarda, kafelerde veya eğlence amaçlı zamanınızın gereksiz kullanımına sebep olan tüm faktörlerden uzak durun. 

Nasıl Başarılı Olunur

--
---
Akblog.NET

Sindirime İyi Gelen Çay Tarifi

Sindirim kolaylaştırıcı ve gaz atıcı çay tarifleri

Sindirime İyi Gelen Çay Tarifi

Sindirim kolaylaştırıcı ve gaz atıcı çay tarifleri
Derya Baykal'la Gülümse'ye konuk olan Dr. Ayça Kaya, sindirim kolaylaştırıcı ve gaz atıcı çay tarifleri verdi.
İçerilerinde rezene, kimyon, nane ve papatya bulunan çaylar, ödem atmakta da yardımcı oluyor.
Sindirime İyi Gelen Çay Tarifi

--
---
Akblog.NET

Domuz Eti Kulanan Markalar

Domuz Eti Kulanan Markalar Hangisi Hangileri Kimlerdir

Aşağıda sizlere domuz eti yediren, hileli süt ve bal yedirmeye çalışan ve firmaları ifşa eden bakanlıkça verilen bilgileri paylaştık. 
Sahtekar Firmalar  - Domuz Eti Kulanan Markalar Hangisi Hangileri Kimlerdir
Tarım ve Orman Bakanlığı, hileli ürünlerin listesini açıkladı. Listede gıdada taklit ve tahşiş yapan firmalar yer aldı. Peki, hangi firmaların sucuklarında domuz eti ve at etine rastlandı? Listede alkolsüz içecekler, arıcılık, baharat, bitki ve kahve ürünleri, bitkisel yağ ve margarin, çikolata ve kakao ürünleri, et ve et ürünleri, süt, kuruyemiş ürünleri de yer alıyor. Bazı firmaların ürettiği sucuklarda kanatlı eti tespit edildi. Bazı firmaların sucuklarında domuz eti, bazı firmalarda ise at etine rastlandı. Kimi peynirlerde nişasta, süt yağı hariç yağ tespit edildi.

TARIM BAKANLIĞI’NIN AÇIKLAMASI ŞÖYLE:
Tarım ve Orman Bakanlığının yaptığı kontroller sonucunda sahip olduğu bilgileri, 5996 Sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanun’unun 31 inci maddesinin 6 ncı fıkrası uyarınca kamuoyunun bilgisine sunabileceği hükme bağlanmıştır. Ayrıca, 17 Aralık 2011 tarihli Gıda ve Yemin Resmi Kontrolüne Dair Yönetmeliğin 8 inci maddesi gereğince kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye düşürecek şekilde bozulmuş, değiştirilmiş gıdaları üreten ve/veya satan firmanın adı, ürün adı, markası, parti ve/veya seri numarasının Bakanlık resmi internet sitesinde Bakanlıkça kamuoyunun bilgisine sunabileceği hükmü yer almaktadır. Bu kapsamda, kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye düşürecek şekilde bozulmuş, değiştirilmiş ürünlere ait bilgiler aşağıda yer almaktadır. Kamuoyunun bilgisine sunulur.

Görsellerin üzerine tıklayarak daha büyük formatta görme şansınız vardır.

Uyuz Hastalığı Belirtileri Tedavisi

Posted On 14 Ocak 2020 Salı

Uyuz hastalığının belirtileri nelerdir?

Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşe Akman Karakaş, uyuz hastası olan kişinin ailesinin de tedavi edilmesi gerektiğini bildirdi. Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşe Akman Karakaş, Antalya Tabip Odası'nda düzenlediği toplantıda, uyuz hastalığının, şiddetli kaşıntı ile karakterize bir hastalık olduğunu belirtti.
Uyuz Hastalığı Belirtileri Tedavisi Nedir Nelerdir nasıl Tedavi edilmesi gerekir
Hastalığın deri temasıyla bulaştığına değinen Karakaş, özellikle geceleri artan şiddetli ve inatçı kaşıntısı olan her hastada hastalığın akla gelmesi gerektiğini dile getirdi.
Hastalığın son günlerde sıkça gündeme geldiğini aktaran Karakaş, "Kayıtlarımıza göre uyuz hastalığı görülme sıklığında 2018'den itibaren bir artış var. Bunda kış dönemi etkenleri, birlikte yaşama, kıyafetlerin, çarşafların sık yıkanmaması, hijyenik durumlar etken olabilir." dedi.
Aynı yatağı paylaşma, ortak çamaşır kullanımı gibi etkenlerin de hastalığın bulaşmasına neden olabileceğini anlatan Karakaş, hastalığın çocuklar arasında ve aile içerisinde kolayca yayıldığını ifade etti. Karakaş, hastalığın tanısının gece kaşıntısı, derinin üst tabakasında oluşan tüneller, simetrik yerleşim göstermesi gibi bulgularla konulabildiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti: "Bu bulguları görenlerin vakit kaybetmeden doktora gitmesi gerekiyor. Uyuz hastası olanların ailelerindeki tüm bireylerin yakınmaları olsun olmasın tedaviye alınmalıdır. İlaçlar doktorunuzun önerdiği şekilde, süre ve tekrarda uygulanmalıdır. İkincil enfeksiyon ve egzama gelişmişse tedavi edilmelidir. Yıkanamayacak özellikteki giysi ve eşyaların üç günden daha uzun süre herhangi bir yerde tutulması parazitin eliminasyonu için yeterlidir. Hastalar tedavi oluyor ama kaşıntılar bir aya kadar devam edebiliyor. Dirençli vakalarda ağızdan tedavi uygulayabiliyoruz ama bu çok ender oluyor."
İyileşme sürecinin kişiden kişiye farklılık gösterdiğine değinen Karakaş, hastalığa karşı insanların da kendi tedbirlerini almaları gerektiğini bildirdi.
--
---
Akblog.NET

Zübeyde Hanım Kimdir

Zübeyde Hanım kimdir? 

Zübeyde Hanım ile ilgili sözler ve mesajlar burada!
Zübeyde Hanım Kimdir Tarihçe-i Hayat
Zübeyde Hanım ölüm yıldönümünde anılıyor... Zübeyde Hanım kimdir? sorusunun yanıtı yoğun bir şekilde araştırılıyor. Zübeyde Hanım ile ilgili sözlere haberimizin detaylarından ulaşabilirsiniz. Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün, İzmir'in topraklarına emanet ettiği annesi Zübeyde Hanım, vefatının 97'ncı yılında anılıyor. Büyük Önder Mustafa Kemal'in annesi Zübeyde Hanım, 1857'de Selanik yakınlarındaki Langaza'da dünyaya geldi. Sofuzade Feyzullah Ağa ile Ayşe Hanım'ın çocuğu olarak doğan bebeğe Farsça'da 'kasımpatı' anlamına gelen Zübeyde adı verildi. Atatürk'ün annesi Zübeyde Hanım hakkında merak edilenlere haberimizin içerisinden ulaşabilirsiniz. İşte tüm detaylar..
Zübeyde Hanım kimdir? sorusunun yanıtı merak ediliyor. Zübeyde Hanım ile ilgili sözler ve mesajlar bugünün araştırılan başlıklar arasında yer alıyor.  Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün, İzmir'in topraklarına emanet ettiği annesi Zübeyde Hanım, vefatının 97'ncı yılında anılıyor.  Büyük Önder Mustafa Kemal'in annesi Zübeyde Hanım, 1857'de Selanik yakınlarındaki Langaza'da dünyaya geldi. Sofuzade Feyzullah Ağa ile Ayşe Hanım'ın çocuğu olarak doğan bebeğe Farsça'da "kasımpatı" anlamına gelen Zübeyde adı verildi. Büyük Önder Mustafa Kemal'in annesi Zübeyde Hanım'a dair merak edilenlerin tümünü sizler için derledik. İşte tüm merak edilenler..  

ZÜBEYDE HANIM KİMDİR? 

Türkiye Cumhuriyeti'nin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün annesi Zübeyde Hanım, yaşama 97 yıl önce veda ettiği Latife Hanım Köşkü Anı Evi ve mezarı başında anılıyor. Büyük Önder Mustafa Kemal'in annesi Zübeyde Hanım, 1857'de Selanik yakınlarındaki Langaza'da dünyaya geldi. Sofuzade Feyzullah Ağa ile Ayşe Hanım'ın çocuğu olarak doğan bebeğe Farsça'da "kasımpatı" anlamına gelen Zübeyde adı verildi. Karaman'dan Rumeli'ye göç eden ve bu nedenle "Konyarlar" olarak anılan Yörük Türkmenlerinden bir aileye mensup olan Zübeyde Hanım, Selanik'te Gümrük Muhafaza Teşkilatında memur Ali Rıza Efendi ile evlendiğinde 14 yaşındaydı.
Selanik'te Yenikapı semtinde bir yaşam kuran çiftin Fatma, Ömer ve Ahmet isimleri verilen çocukları dünyaya geldi. Aile, çocuklarından önce Fatma'yı, Ali Rıza Efendi'nin Yunanistan sınırındaki Çayağzı adlı bölgeye tayininden sonra da Ömer ile Ahmet'i kaybetti. Mustafa 1881 yılında doğduktan sonra ailenin Makbule ve Naciye isimleri verilen çocukları dünyaya geldi. Naciye de küçük yaşta verem nedeniyle hayata veda etti.

ALİ RIZA EFENDİ'NİN VEFATI

Zübeyde Hanım henüz 30'lu yaşlarında, bazı kaynaklara göre 1886, bazı kaynaklara göre de 1888 yılında eşi Ali Rıza Efendi'yi de kaybetti. Genç yaşta küçük çocuklarla dul kalan Zübeyde Hanım, büyük zorluklar yaşadı.  Tapu kayıtları ve resmi belgelerin araştırılması sonucu Türk Tarih Kurumundan yayınlanan Vasilis Dimitriadis imzalı "Bir Evin Hikayesi" adlı kitapta ailenin yaşadığı ekonomik sıkıntılar şu sözlerle anlatıldı:
"Zübeyde Hanım'ın başka gelir kaynağı yoktu, bu yüzden küçük evde yaşayıp büyük evi de kiraya vermek suretiyle kendisinin ve çocuklarının masraflarını karşılamış olabilir."
Zübeyde Hanım ikinci evi satıp Pembe Evi kiraya verdikten sonra çocuklarını alarak bir süre için Langaza bölgesindeki Sarıyer köyünde oturan ağabeyi Hüseyin Efendi'nin yanına taşındı.
Mustafa Kemal ile kardeşi Makbule Hanım köyde yaşadıkları sürede tarla işlerinde çalıştı. Zübeyde Hanım, daha sonra oğlunu eğitimini sürdürmesi için annesi Ayşe Hanım'ın yanına gönderdi.

RAGIP BEY İLE EVLİLİĞİ

Ağabeyi Hüseyin Efendi'ye yük olmak istemeyen Zübeyde Hanım, ikinci evliliğini Selanik Gümrükler Başmüdürü Ragıp Bey ile yaptı. Zübeyde Hanım, Balkan Savaşı'ndan sonra Ragıp Bey'den ayrıldı, Osmanlı toprağı olmaktan çıkan Selanik'i terk edip kızı Makbule ile İstanbul'a göç etti. Milli Mücadele yıllarında Ankara'ya yerleşen Zübeyde Hanım, 1919 yılında Anadolu'ya çıkan oğlunu aylarca göremedi. Mustafa Kemal'e ancak 14 Haziran 1922'de Adapazarı'nda kavuşabilen Zübeyde Hanım, onun yanına Ankara'ya yerleşti. Ankara'nın sert hava koşulları nedeniyle hastalanan Zübeyde Hanım, hem tedavi hem de müstakbel gelini Latife Hanım'ı görmek için İzmir'e gitti.

Karşıyaka ilçesine geldiğinde felç hastası olan ve görme yetisini kaybeden Zübeyde Hanım, sonradan anı evi haline getirilen Latife Hanım Köşkü'nde 28 gün sonra, yani 14 Ocak 1923'te 66 yaşındayken hayatını kaybetti.

Zübeyde Hanım için sandukalı ve uzun hitabeli mezar yapımına Mustafa Kemal Paşa'nın "İzmir'in bir taşı yeter" diyerek karşı çıktığı biliniyor.

İzmir Belediyesi tarafından 1940 yılında son şekli verilen Karşıyaka'daki kabir, her yıl Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün annesini anmak isteyenlerle dolup taşıyor.

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün annesi Zübeyde Hanım, her yıl 14 Ocak'ta mezarının başında anılıyor. 

ZÜBEYDE HANIM İLE İLGİLİ SÖZLER VE MESAJLAR BURADA! 

Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün değerli annesi Zübeyde Hanım’ı vefatının yıldönümünde sevgi ve saygıyla anıyoruz. 
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım’ı 97. ölüm yıl dönümünde saygı ve rahmetle anıyoruz.
Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım ‘ı vefatının yıl dönümünde rahmet ve fatihalarla anıyorum.
Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, Çanakkale Savaşları’na giderken de, Milli Mücadeleye giderken de kulübümüze emanet ettiği kıymetli annesi Zübeyde Hanım’ı vefatının 97. yılında saygı, minnet ve rahmet ile anıyoruz. 
Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi  Zübeyde Hanım  ruhun şad olsun, vatan sana, O büyük komutana minnettar..
Görselin üzerine tıklayarak daha büyük formatta görme şansınız vardır. 
Zübeyde Hanım kimdir
--
---
Akblog.NET

Parkinson Hastalığı Tedavisi

Diyetle Parkinson’u önlemek mümkün mü?

Nöroloji Uzmanları Parkinson hastalığının belli bir yaşam tarzıyla, diyetle önlenemeyeceğini belirterek, "Çay, kahve tüketiminin Distoni ya da Parkinson’dan korumada anlamlı etkinliği gösterilemedi. Hastalığı yavaşlatabilmek bugünkü tıp bilgilerinde çok mümkün değil." dedi.
Parkinson Hastalığı Tedavisi
Nöroloji Uzmanları Dr. Başak Bolluk Kılıç ve Dr. Gülnar İbrahimova genel kanının aksine günlük hayattaki alışkanlıkların Parkinson üzerinde pek bir etkisinin olmadığını açıkladı.
Dr. Kılıç çay, kahve ve sigara kullanımının Parkinson ile Distoni üzerindeki etkisine ilişkin "Sigara içenlerde Parkinson’a yakalanma sıklığının daha az olduğu biliniyor. Ancak sigaranın tüm vücuda verdiği zarar da çok açık. Bu nedenle sigarayı koruyucu bir faktör olarak görmemeliyiz. Çay, kahve tüketiminin Distoni ya da Parkinson’dan korumada anlamlı etkinliği gösterilemedi. Kafeinin belirli oranda kimi bulgulara iyi geldiği gösterilse de sağlam kanıta dayalı çalışmalar mevcut değil." ifadelerini kullandı.

"Parkinson için Düzenli egzersiz şart"

Sadece hareket bozukluğu için değil, genel anlamda insan sağlığı açısından düzenli egzersizin şart olduğunu vurgulayan Dr. Kılıç, "Tüm insanlar için düzenli egzersiz yapmak, karbonhidrattan hafif, proteinden zengin, sebze meyve içeriği zengin ve doğal Akdeniz tipi diyet öneriyoruz. Stresten ve olumsuz düşüncelerden uzak durulmalı, aşırı kilo ve hareketsiz bir yaşam biçimiyle daima mücadele edilmeli” bilgisini verdi.
Dr. İbrahimova ise diyetle Parkinson’un önlenemeyeceğini belirterek, "Parkinson hastalığı beyindeki dopamini üreten hücrelerin yaşamlarını ya da aktivitelerini yitirmeleri sonucunda ortaya çıkan bir hastalıktır. Bu süreci değiştirebilmek ya da yavaşlatabilmek bugünkü tıp bilgilerinde çok mümkün değil. Dolayısıyla belli bir yaşam tarzının, diyetin veya bazı önlemlerin Parkinson hastalığı olmayı önleyebilici özellikleri henüz bulunmamaktadır" değerlendirmesinde bulundu


--
---
Akblog.NET

E KPSS Nedir Detaylar

E KPSS Nedir Tüm Detaylar

E KPSS Nedir Tüm Detaylar
EKPSS: Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı "Engelli Kamu Personel Seçme Sınavı ve Engellilerin Devlet Memurluğuna Alınmaları Hakkında Yönetmelik” ile buna bağlı olarak Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Devlet Personel Başkanlığı ile Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı (ÖSYM) arasında yapılan “Protokol” hükümlerine göre ÖSYM tarafından hazırlanan , EKPSS, başvuru, sınavın uygulanması ve sınav sonuçlarının değerlendirilmesi adımlarından oluşan sınav sistemidir.

--
---
Akblog.NET

E KPSS Nedir Bütün Bilgiler

EKPSS Hakkında, Nedir?

“Engelli Kamu Personel Seçme Sınavı ve Engellilerin Devlet Memurluğuna Alınmaları Hakkında Yönetmelik” ile buna bağlı olarak Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Devlet Personel Başkanlığı ile Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı (ÖSYM) arasında yapılan “Protokol” hükümlerine göre ÖSYM tarafından hazırlanan, EKPSS, başvuru, sınavın uygulanması ve sınav sonuçlarının değerlendirilmesi aşamalarından oluşan sınav sistemidir.
EKPSS Hakkında, Nedir?
Yıllarca engellilerin kamuya alımlarında merkezi sistem sınavı olmadığından her kurum kendi ihtiyacını kendi belirliyor, sınavını ise kendi yapıyordu. Bu durum engellilerin ciddi anlamda sıkıntı yaşamasına sebep oluyordu. Çünkü kurumların engelli alımları ile ilgili başvuruları ve sınavları her zaman farklı İl’lerde olduğundan engelliler maddi anlamda zorlanmakta ve gidiş gelişlerde sorunlar yaşamaktaydı. Engelli olmanın ve engelli olarak işe girmenin (tabiri uygunsa) işkence olduğu dönemlerdi.
Engelli memur alımları hakkında ilk olarak merkezi sınav 2012 yılında Özürlü Memur Seçme Sınavı (ÖMSS) adıyla engelli memur adaylarına yönelik yapıldı. Sınavın adı 2014 yılında değişerek Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı (EKPSS) olarak gerçekleştirildi.
Engelli Kamu Personel Seçme Sınavı ve Engellilerin Devlet Memurluğuna Alınmaları Hakkında Yönetmeliğin Tanımlar Başlıklı Madde 4’ünde ise EKPSS’den ve EKPSS Kura usulünden aşağıda ki gibi bahsedilmektedir.

d) Engelli Kamu Personel Seçme Sınavı (EKPSS): Ortaöğretim, ön lisans ve lisans mezunu engellilerin engel grupları ve eğitim durumlarına göre yapılan ve sonuçları Devlet memurluğu ile kamu kurum ve kuruluşlarının işçi kadrolarına alınmalarında kullanılan merkezi sınavı,

e) Kura: İlkokul, ortaokul, ilköğretim ve özel eğitim iş uygulama merkezi veya okulu mezunu engellilerin tercihlerine göre Devlet memuru kadrolarına yerleştirilmelerinde kullanılan yöntemi,

KİMLER YARARLANIR VE BAŞVURU SIRASINDA ARANAN KOŞULLAR

EKPSS/kuraya; 07/02/2014 tarihli ve 28906 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Engelli Kamu Personel Seçme Sınavı ve Engellilerin Devlet Memurluğuna Alınmaları Hakkında Yönetmelik” hükümlerine uygun en az %40 ve üzerinde engelli olanlar başvurabileceklerdir. Sağlık kurulu raporlarında %40’tan daha az engelli olduğu belirtilen adaylar EKPSS ve kuraya başvuramazlar. İlgili Yönetmeliğin 4. maddesinde, “Bu Yönetmeliğin uygulanmasında; Engelli: Doğuştan veya sonradan; bedensel, zihinsel, ruhsal, duyusal ve sosyal yetenekleri bakımından engel oranının yüzde kırk veya üzerinde ve çalışabilir durumda olduğunu mevzuat hükümlerine göre alınacak sağlık kurulu raporu ile belgeleyenleri, ifade eder.” hükmü bulunmaktadır. Bu hüküm gereği; çalışabilir durumda olduğunu mevzuat hükümlerine göre alınacak sağlık kurulu raporu ile belgeleyemeyen adayların, sınav/kuraya başvurarak bir kadroya yerleştirilseler bile, ilgili kurum tarafından atamaları yapılmaz.

¨ EKPSS’ye; ortaöğretim kurumlarından, yükseköğretim ön lisans veya lisans programlarından mezun olan veya EKPSS’nin geçerlik süresi içinde mezun olabilecek durumda olan engelli adaylar başvurabileceklerdir. Birden fazla öğrenim düzeyinden mezun olan adaylar mezun oldukları en üst düzeyden EKPSS’ye başvurmak zorundadır.

¨Kuraya ise; ilkokul/ortaokul/ilköğretim/özel eğitim iş uygulama merkezi veya okulu mezunu veya bu okullardan yerleştirme işlemlerine son başvuru tarihi itibarıyla mezun olabilecek durumda olan engelli adaylar başvurabileceklerdir.


--
---
Akblog.NET

EKPSS Tüm Detaylar

E-KPSS Hakkında - E KPSS Tüm Detaylar

E-KPSS Nedir?
“Engelli Kamu Personel Seçme Sınavı ve Engellilerin Devlet Memurluğuna Alınmaları Hakkında Yönetmelik” ile buna bağlı olarak Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Devlet Personel Başkanlığı ile Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı (ÖSYM) arasında yapılan “Protokol” hükümlerine göre ÖSYM tarafından hazırlanan, EKPSS, başvuru, sınavın uygulanması ve sınav sonuçlarının değerlendirilmesi adımlarından oluşan sınav sistemidir. Kamu kurum ve kuruluşlarında engelli personel alımları her yıl düzenli olarak yapılmaktadır. EKPSS sonucu atamalar kılavuz kapsamında yapılmaktadır.
E-KPSS Hakkında - E KPSS Tüm Detaylar
Engelliler kamu kurum ve kuruluşlarında hangi memur kadro unvanlarında istihdam edilmektedir?
Engelliler, Devlet memuru kadrolarında farklı hizmet sınıfları ve farklı unvanlar itibariyle istihdam edilmektedir. Bu unvanlardan bazıları ambar memuru, avukat, bakteriyolog, bilgisayar işletmeni, çocuk gelişimcisi, dağıtıcı, diyetisyen, ebe, fizyoterapist, imam-hatip, istatistikçi, kimyager, laborant, memur, mimar, muhasebeci, mühendis, programcı, psikolog, sekreter, sosyal çalışmacı, hizmetli kadro unvanlarıdır.

Engelli Kamu Personel Seçme Sınavı (EKPSS) kaç yılda bir yapılmaktadır ve geçerlilik süresi ne kadardır?
EKPSS, iki yılda bir yapılmakta ve EKPSS sonuçları yapılan değişiklikle 4 yıl süreyle geçerli olmaktadır. Ancak bu süre içinde yeni bir sınavın yapılamaması durumunda sınav sonuçları, bir sonraki sınava kadar geçerli olmaya devam edecektir.

Engelli memur alımında hangi eğitim düzeyinden başvuru yapılmaktadır?
EKPSS’ye; ortaöğretim kurumlarından, yükseköğretim ön lisans veya lisans programlarından mezun olan veya EKPSS’nin geçerlik süresi içinde mezun olabilecek durumda olan engelli adaylar başvurabileceklerdir. Birden fazla öğrenim düzeyinden mezun olan adaylar, mezun oldukları en üst düzeyden EKPSS’ye başvurmak zorundadır.
Kuraya ise; ilkokul/ortaokul/ilköğretim/özel eğitim iş uygulama merkezi veya okulu mezunu veya bu okullardan yerleştirme işlemlerine son başvuru tarihi itibarıyla mezun olabilecek durumda olan engelli adaylar başvurabileceklerdir.

Engelli memur olarak atanabilmek için öngörülen bir yaş şartı var mıdır?
Engellilerin memur olabilmesi için 18 yaşını tamamlamış olmaları (veya bir meslek veya sanat okulunu bitirenlerin en az 15 yaşını doldurmuş olmaları ve Türk Medeni Kanununun 12’nci maddesine göre kaza-i rüşt kararı almaları) gerekmektedir.
Engelli memur olabilmek için aranılan üst yaş şartında ise 65 yaşını geçmemiş olmak gerekmektedir.

EKPSS’ye son sınıf öğrencileri de girebilirler mi?
Mezun olabilecek son sınıf öğrencileri de EKPSS’ye girebilirler.

Lisans mezunu aday önlisans veya ortaöğretim düzeyinden de EKPSS’ye başvuru yapabilir mi?
Lisans düzeyinden mezun olan aday EKPSS’ye sadece lisans düzeyinden başvuru yapabilir. Lisans düzeyinden mezun olmasına rağmen önlisans ya da ortaöğretim düzeyinden sınava giren ve sonrasında yerleşen adayların ataması yapılmamakta, ataması yapılan ve durumları sonradan tespit edilenlerin ise atamaları iptal edilmektedir.

Lisans öğrenimi tamamlayamadan alınan önlisans diploması ile önlisans düzeyinden EKPSS’ye başvuru yapılabilir mi?
Evet başvuru yapılabilir.

Lisans mezunu engelliler KPSS A kadrolarına EKPSS ile başvurabilir mi?
Yerleştirme yapılırken, adayın tercih ettiği kurum ve bu kurumlara ait kadrolar, tercih edilen kadro için aranılan nitelikler, puanı dikkate alınmakta, kadro için öngörülen nitelikleri taşımayanlar veya tercih ettiği kadroya daha yüksek puanı olanlar tercihte bulunması halinde adayın puanı yüksek dahi olsa yerleştirmesi yapılamamaktadır.
Adaylar isterse, yerleştirme sonrası tüm kadrolara yerleştirilen adaylara ilişkin taban ve tavan puanları ÖSYM Başkanlığının internet sitesinde görebilirler.
Engelli memur alımları hangi sürelerde yapılmaktadır?
Engelli memur alımları engelli kontenjan açığı olduğu sürece daha önce yılda bir kez yapılırken, yılda 2’ye çıkarılmıştır. Son düzenleme ile yılda 3 kez yapılacaktı fakat henüz yeni kılavuz ve takvim açıklanmadı.
EKPSS/Kura sonucu bir kadroya yerleşen aday bir sonraki yerleştirmelere başvurabilir mi?
Herhangi bir kadroya yerleştirilen aday “aynı EKPSS puanı veya kura kaydı” ile takip eden bir sonraki yerleştirme için tercihte bulunamaz.
EKPSS veya kura sonucuna göre yapılan yerleştirmeler sonrasında boş kalan kadrolara ek yerleştirme yapılmakta mıdır?
Mevzuatta ek yerleştirme yapılacağına ilişkin hüküm bulunmamakta olup, boş kalan kadrolara aynı yıl içerisinde ikinci bir defa ek yerleştirme yapılmamaktadır.
Engelli Devlet memurlarına ne gibi haklar sağlanmaktadır?
İstihdam bakımından, engelli olmayan diğer personel KPSS sonuçlarına göre, engelliler ise EKPSS veya kura ile Devlet memurluğuna alınmaktadır.
İlgili mevzuatında belirtilen şartları taşıması halinde engelli memurlara düşük gelir vergisi ödeme, idari izin kullanma, günlük çalışma sürelerinde esneklik sağlanma, erken emekli olma, gece nöbeti ve vardiyadan muaf tutulma gibi haklar sağlanmaktadır.
EKPSS yönetmeliğinde 2 Şubat 2018 tarihi itibariyle değişiklik yapıldı.

1- EKPSS sonuçlarının ve kura kayıtlarının geçerlilik süresi 2 yıldan 4 yıla çıkarıldı.

2- Her iki yılda bir EKPSS yapılmaya devam edilecek. Ancak aynı dönemde sadece bir EKPSS sonucu geçerli olacak ve öğrenim durumu farklı ise sadece üst öğrenim sonucuna ait yılın EKPSS'si geçerli olacak.

--
---
Akblog.NET

15 Tatil Sömestr Ne Zaman

15 Tatil Sömestr Ne Zaman

15 Tatil Ne Zaman
Milyonlarca öğrenci yarı yıl tatili için geri sayıma başladı. İlk ve orta okul ile lise öğrencileri birinci dönemin sona ermesini dört gözle bekliyor. Veliler de onbeş günlük tatil için hazırlıklara başladı.

15 TATİL NE ZAMAN?

Bu sene 1. dönem 17 Ocak 2020 tarihinde sona erecek. İkinci dönem 3 Şubat 2020 tarihinde başlayacak. 19 Haziran 2020 tarihinde tamamlanarak 11 haftalık yaz tatili başlayacak.

İKİNCİ ARA TATİL NE ZAMAN?

İkinci ara tatil 6-10 Nisan 2020 arasında yaşanacak. 13 Nisan 2020’de ikinci dönem başlayacak.

2020 YAZ TATİLİ NE ZAMAN?

19 Haziran 2020 tarihinde tamamlanarak 11 haftalık yaz tatili başlayacak.
--
---
Akblog.NET

Adnan Menderes Kimdir

Posted On 13 Ocak 2020 Pazartesi

Adnan Menderes Kimdir?

27 Mayıs'ta Adnan Menderes neden idam edildi? Adnan Menderes kimdir?
Adnan Menderes Kimdir Tarihçe-i Hayat
Adnan Menderes’in idamı 27 Mayıs itibari ile merak edilen konular arasında yer alıyor. Menderes ve arkadaşlarını idama götüren 27 Mayıs'ın üzerinden 59 yıl geçti. Adnan Menderes zamanında sanayileşme ve şehirleşme hamlesi başladı, köye makine girdi, ulaşım, enerji, eğitim, sağlık, sigorta ve bankacılık yeniden başladı. Türkiye kalkınma kavramıyla tanıştı. Eski Bakan Ali Naili Erdem, Cumhuriyet tarihinin ilk askeri darbesi 27 Mayıs'ın ardından idam edilen eski Başbakan Adnan Menderes döneminde ülkenin ve Türk insanının 10 yıl boyunca altın çağını yaşadığını belirtiyor.
“Adnan Menderes neden idam edildi?” sorusu araştırılıyor. Adnan Menderes kimdir? Menderes ve arkadaşlarını idama götüren 27 Mayıs'ın üzerinden 59 yıl geçti. Eski Bakan Erdem "27 Mayıs darbesi, siyasi hayatımız için kara bir lekedir, bir facialar silsilesidir. Seçimle iktidara gelen bir siyasi parti alaşağı edilmiştir. Orta çağın zulmü neyse 27 Mayıs'ta o zulüm Türkiye'de yaşatılmıştır." dedi. Eski Bakan Ali Naili Erdem, Cumhuriyet tarihinin ilk askeri darbesi 27 Mayıs'ın ardından idam edilen eski Başbakan Adnan Menderes döneminde ülkenin ve Türk insanının 10 yıl boyunca altın çağını yaşadığını belirtiyor.

ADNAN MENDERES KİMDİR?

1899 yılında Aydın'da doğdu. Asıl adı Ali Adnan Ertekin Menderes'tir. Babası İzmirli Katipzade İbrahim Ethem Bey, annesi Aydınlı Hacı Alipaşazadeler'den Tevfika Hanım'dır.Anne ve babasını küçük yaşta kaybetti. O'nu anneannesi büyüttü. Tahsil hayatına İzmir İttihat ve Terakki Mektebi'nde başlayan Adnan Menderes, Kızılçulu Amerikan Koleji'nde okurken misyonerlerle başı derde girdiği için, çeşitli makamlara müracaat etti. Müracaat ettiği makamların birinin başında Celal Bayar vardı. Bayar'la böyle tanışmış oldu.
1931 yılında CHP Aydın milletvekili seçildikten sonra ise Ankara Hukuk Fakültesi'ne girerek, 1935 yılında mezun oldu. Yedek subay eğitimi almasına karşı, Birinci Dünya Savaşı'na sıtma hastalığına yakalandığı için katılamayan Menderes, Kurtuluş Savaşı'nda gösterdiği başarılardan ötürü İstiklal Madalyası almaya değer görüldü. İzmir'in ünlü ailelerinden, Evliyazade Fatma Berin Hanım ile 1929 yılında evlendi ve Yüksel, Mutlu, Aydın olmak üzere üç oğlu oldu.
16 Mayıs 1945'de toprak kanunu tasarısını protesto etmesinden dolayı Adnan Menderes, Fuat köprülü ve Refik Koraltan yaptıkları muhalefet nedeni ile partiden atıldılar. Bu olaylar sonucu 7 Ocak 1946'da Demokrat Partinin kurulmasına sebep oldu. Menderes demokrat Partisi aracılığı ile Kütahya milletvekili olarak tekrar meclise girdi. 'Beyaz Devrim' olarak adlandırılan 1950 seçimlerinde hilesiz hurdasız olarak DP genel başkalığına seçildi. On yıl başkanlık etti. Bu on yıllık sürede Türkiye için önemli olayların gerçekleştiği yıllardan biridir. Sanayileşme ve şehirleşme hamlesi başladı, köye makine girdi, ulaşım, enerji, eğitim, sağlık, sigorta ve bankacılık yeniden başladı. Türkiye kalkınma kavramıyla tanıştı. 27 Mayıs 1960 tarihinde yapılan askeri darbeyle iktidardan indirildi. Yassıada'ya hapsedildi. Milli birlik komitesi tarafından kurulan Yüksek Adalet Divanı'nca idama mahkum edildi. Yassıada tutuklu bulunduğu sırada çeşitli işkencelere maruz kaldı. 17 Eylül 1961 tahinde İmralı Ada'da idam edildi. Ölümünden yıllar sonra 17 Eylül 1990 tarihinde mezarı İstanbul'da yaptırılan anıt mezara nakledildi.

ESKİ BAKAN O YILLARI ANLATTI
Eski Bakan Ali Naili Erdem, Cumhuriyet tarihinin ilk askeri darbesi 27 Mayıs'ın ardından idam edilen eski Başbakan Adnan Menderes döneminde ülkenin ve Türk insanının 10 yıl boyunca altın çağını yaşadığını belirterek, "27 Mayıs darbesi, siyasi hayatımız için kara bir lekedir, bir facialar silsilesidir. Seçimle iktidara gelen bir siyasi parti alaşağı edilmiştir. Orta çağın zulmü neyse 27 Mayıs'ta o zulüm Türkiye'de yaşatılmıştır." dedi. İzmir'in Kemalpaşa ilçesinde 1927 yılında dünyaya gelen Erdem, 1947 yılında Adnan Menderes'in oğlu Yüksel Menderes ile Ankara Hukuk Fakültesi'nde arkadaş olmasının ardından Adnan Menderes'i tanıma fırsatı buldu.

Siyasete üniversite yıllarında eski Cumhurbaşkanı Celal Bayar ve Menderes ile tanıştıktan sonra giren, üniversiteyi bitirmesinin ardından ise Demokrat Parti'nin (DP) Kemalpaşa İlçe Başkanı olarak görev yapan Erdem, 13 yılı bakanlık olmak üzere 20 yıl milletvekilliği görevinde bulundu. Yaptığı her işte merhum Başbakan Adnan Menderes'in ilkelerini ve hedeflerini kendine örnek alan Erdem, 27 Mayıs askeri darbesini ve ardından Menderes'in idam edildiği günü unutamıyor.

"MENDERES DÖNEMİNDE TÜRK İNSANI ALTIN ÇAĞINI YAŞADI"
Türkiye'nin yaşadığı o zor ve karanlık günleri gözyaşları içinde AA muhabirine anlatan Erdem, üniversitede okurken Menderes'in oğlu Yüksel Menderes'in daveti üzerine sık sık öğle yemeklerine gittiğini, bu ziyaretlerde tanıştığı Adnan Menderes'ten çok etkilendiğini söyledi.

DP'nin savunduğu ilkeler dolayısıyla partiye üye olduğunu belirten Erdem, "Adnan Bey seçimle iş başına geldiği 14 Mayıs 1950 yılından askeri darbenin yaşandığı sürede geçen 10 sene boyunca ülkesine ve Türk insanına altın dönemini yaşatmıştır. 1940 yıllarının Türkiye'sini ortadan kaldıran, insanımızı doyuran yine Adnan Bey olmuştur. 'Onun zamanında bir şey yapılmadı' diyorlar ama o 11 liman, Batman rafinerisi, 19 çimento ve 16 şeker fabrikası kurdu. Ondan önce coğrafya kitaplarında bir Çubuk Barajı vardı. Onun kavgası zengin bir ülke yaratma kavgasıydı." diye konuştu.
Erdem, Menderes'in maddi anlamda zengin bir Türkiye, manevi planda ise vicdanı ve hürriyeti olan bir ülke oluşturmak istediğini, Mustafa Kemal Atatürk'ün fikirlerini benimsediğini ancak buna tahammül edilemediğini dile getirdi. İlçe başkanı olduğu yıllarda Menderes'i Manisa'daki Demirköprü Barajı'na giderken Kemalpaşa'da karşıladığını anlatan Erdem, şöyle devam etti:
"Adnan Bey beni görünce tanıdı. Ona birkaç gün önce İsmet Paşa'nın söylediği 'şartlar uygun olursa müdahale mukadder hale gelir, sizi ben bile kurtaramam' sözünü hatırlatarak 'kavga etmeseniz olmaz mı?' dedim. Bana dönerek, (Türkiye Kemalpaşa'dan görüldüğü gibi değildir.) dedi." Erdem, Cumhuriyet tarihinin ilk askeri darbesi olma özelliğini taşıyan 27 Mayıs'ta Türkiye'de demokrasiye büyük darbe vurulduğunu, DP'ye oy veren seçmenin iradesinin yok sayıldığını aktardı. O tarihten sonra ülkede hiçbir şeyin eskisi gibi olmadığına dikkati çeken Erdem, şu değerlendirmede bulundu:

"27 Mayıs darbesi, siyasi hayatımız için kara bir lekedir, bir facialar silsilesidir. Seçimle iktidara gelen bir siyasi parti alaşağı edilmiştir. O günleri tarihin sayfalarına gömdük, ama mazlum olan insanların ahı yerde kalmıyor. Orta çağın zulmü neyse 27 Mayıs'ta o zulüm Türkiye'de yaşatılmıştır. O tarih bana göre zulmün dik alasıdır. Eğer dünyadaki işkenceleri alt alta koyarsanız, bu işkencelerin hiçbiri 27 Mayıs'ta olanları geçemez."

Erdem, bir hukukçu olarak Menderes ve diğer arkadaşlarının yargılandığı Yassıada'da yaşanan hukuksuzluğu görünce çok etkilendiğini, duruşmaları büyük bir şaşkınlıkla izlediğini ifade etti.
"BİR GÖNÜL, SEVDA ADAMIYDI"
Her Türk vatandaşının mutlaka Menderes'in yaşadıklarını okuyup anlaması gerektiğini işaret eden Erdem, "Adnan Bey bir gönül ve sevda adamıydı. Kendi vatandaşının başına en ufak bir şey gelmesin diye Yassıada'da sükuneti kabul etti. Ağzından çıkacak bir lafın insanları kardeş kavgasına götürebileceği endişesinde hareket ederek kendisine söylenen her şeyi sanki yapmış gibi suçluymuş gibi kabul etti." dedi.

Menderes'in idam edildiği günü anlatırken gözyaşlarına hakim olamayan Erdem, sözlerini şöyle tamamladı:

"O üzücü haberi arkadaşlarımla Kemeraltı Çarşısı'nda otururken öğrendim. Haberi alınca şok olmuştum. Birkaç arkadaşım 'artık Türkiye'de yaşanmaz' diyerek yanımızdan ayrıldı. Biz ise kavgaya devam etme kararı aldık. Adnan Bey her aklıma geldiğinde ağlayan adamlardan biriyim. Gözyaşlarımı içime gömerim çünkü ben ondan önceki hayatı biliyorum. Menderes bir medeniyet kavgası yapmıştır. Menderes hala dağlarda, köylerde, kasabalarda ve şehirlerde yaşıyor. Yüreği insanlık sevgisiyle dolu olan her insanda Adnan Bey yaşıyor. Her darbe gerekçesi ne olursa olsun ülkemizi geriye götürdü ve insanımızın kimyasını bozdu. Seçimle gelenin seçimle gitmesi gerektiğine mutlaka inanmalıyız."
--
---
Akblog.NET

Turgut Özal Kimdir

Turgut Özal Kimdir

Türkiye Cumhuriyeti'nin 8. cumhurbaşkanı olan Turgut Özal, 17 Nisan 1993 tarihinde hayatını kaybetti. Turgut Özal, 13 Ekim 1927 tarihinde Malatya'da doğdu. Çocukluğunun bir döneminde pilot olmak isteyen Özal, Silifke'ye taşındıktan sonra, eşeğin üzerinden düşerek kolundan sakatlandı ve kollarından biri diğerine göre daha kısa kaldı. Bu durum pilot olma isteğinden zorunlu olarak vazgeçmesine sebep oldu.  4 yaşındayken ailesiyle birlikte Bilecik'in Söğüt ilçesine taşındı. İlk tahsilini burada tamamladı. Ortaokulu Mardin'de bitirdi. Konya Lisesi ve Kayseri Lisesi'nde öğrenim gördü. İstanbul Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği Bölümü'nden mezun oldu. Daha sonra Amerika'da Texas Tech Üniversitesi'ne ihtisas yapmaya giderek burada ekonomi branşında eğitim aldı.
Turgut Özal Kimdir Tarihçe-i Hayat

Çalışma hayatı
Turgut Özal, 27 Mayıs 1960 darbesinin ardından askere alındı. Terhis olduktan sonra da Devlet Planlama Teşkilatı'nda (DPT) çalışmaya başladı. 1965 Türkiye genel seçimlerinde de Süleyman Demirel'in danışmanı olarak görev aldı. 1971-1973 yılları arasında da Dünya Bankası Sanayi Dairesi'nde danışmanlık yaptı. Bunun yanında Sabancı Holding olmak üzere çeşitli şirketlerde yönetici olarak çalıştı.

Siyasi kariyeri
Turgut Özal, 1977 Türkiye genel seçimlerinde Milli Selamet Partisi'nden İzmir milletvekili adayı oldu, ancak seçilemedi. Daha sonra 43. Hükümet döneminde Başbakanlık Müsteşarlığı ve Devlet Planlama Teşkilatı müsteşar vekilliği görevlerini yürüttü. 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından da ekonomiden sorumlu başbakan yardımcılığına getirildi. 14 Temmuz 1982 tarihinde de vazifesinden istifa etti.

Başbakanlığı
Turgut Özal, 20 Mayıs 1983 tarihinde Anavatan Partisi'ni kurdu. 1983 Türkiye genel seçimlerinde de 400 kişiden oluşan parlamentoda 211 milletvekili çıkararak tek başına iktidara geldi. Bunun yanında Türkiye Cumhuriyeti'nin yeni başbakanı oldu. 1987 yılında yapılan genel seçimlerde de 292 milletvekili çıkartarak yeniden çoğunluğu sağladı. İktidarda bulunduğu 1983-1991 döneminde Türkiye ekonomisi ortalama yıllık yüzde 5,2 oranında büyüdü.

Suikast girişimi
Turgut Özal, 18 Haziran 1988 günü Ankara Atatürk Spor Salonu'nda Kartal Demirağ isimli saldırgan tarafından düzenlenen suikasttan yaralı olarak kurtuldu. Bu girişim sırasında Özal sağ elinden yaralandı. Saldırı sonrası etrafa rastgele ateş açan korumalar ise 18 kişinin yaralanmasına sebep oldu. Bunun üzerine saldırgan önce ölüm cezasına ardından da 20 yıl hapse mahkum edildi. Fakat daha sonra Özal tarafından affedildi.

Ekonomi
Ekonomide serbest piyasa düzenini esas alan yapısal değişim programı Özal hükumeti döneminde uygulamaya konuldu. Ayrıca bu dönemde kişi başına düşen milli gelir 1980 yılında 1.539 dolar iken 1987 yılında 1.636 dolara yükseltildi. Turgut Özal, Türkiye'yi ithal ikamesi modelinden ihracat önderliğinde büyüme modeline dönüştürmeyi başarmış ve Türk Ekonomisi rekabete açılmıştır. Bunun yanında Anadolu'nun çeşitli bölgelerinde de pek çok sanayi tesisi kurulmuştur.

Cumhurbaşkanlık seçimleri
Turgut Özal, 1989 yılında yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminde aday oldu. Bunun üzerine Sosyaldemokrat Halkçı Parti ve Doğru Yol Partisi meclise gelmeyerek seçimi boykot etti. İlk turda 247, ikinci turda 256, üçüncü turda da 263 oy alan Özal, Türkiye Cumhuriyeti'nin 8. cumhurbaşkanı oldu. Bu seçimden akılda kalan ise alışamadık diyenlere, alışırsınız, alışırsınız demesidir.

Körfez Savaşı yılları
Turgut Özal'ın cumhurbaşkanlığı döneminde gerçekleşen en önemli olaylardan birisi I. Körfez Savaşı'dır. Bu dönemde Özal, petrol kaynaklarının kontrolünü elinde tutan Saddam Hüseyin'in Türkiye için büyük bir tehlike teşkil ettiğini ve bölgeyi hakimiyeti altında tutmasına izin verilemeyeceğini ifade etti. Bunun yanında operasyona Türk Ordusu'nun da katılıp, Misak-ı Milli sınırları içinde olan Musul ve Kerkük'e girilmesini istedi. Ancak zamanın Genelkurmay Başkanı Necip Torumtay görev süresi sona ermeden 3 Aralık 1990 tarihinde kendi isteği ile emekliye ayrılması üzerine bu hedef gerçekleştirilememiştir.  Ayrıca dönemin Irak Başbakanı Taha Yasin Ramazan, Türkiye ziyareti sırasında Özal'ı makamında ziyaret etmiştir. Bu konuşma sırasında Ramazan şu sözleri söylemiştir: Saddam Hüseyin hükumetine karşı Amerika Birleşik Devletleri ve Birleşik Krallık uçaklarına İncirlik Hava Üssü'nü açarsınız sizi düşman biliriz. Bunun üzerine Turgut Özal şu yanıtı vermiştir: O Saddam'a selam söyle. Eğer Türkiye topraklarına bir top mermisi düşerse, seni de Saddam'ı da Bağdat'ın ortasında asarım!

Ölümü
Turgut Özal, 17 Nisan 1993 tarihinde 5 ülkeyi kapsayan 12 günlük Türkistan gezisinden sonra rahatsızlanarak hayatını kaybetti. Cenazesi'ne Türkiye'nin dört bir yanından yüzbinlerce kişi akın etti ve ülkede 3 günlük genel yas ilan edildi. Bunun yanında  "Öldükten sonra beni İstanbul’a defnedin, kıyamete kadar Fatih Sultan Mehmed'in manevi ruhaniyeti altında bulunmak istiyorum" şeklindeki vasiyetine uyularak Vatan Caddesi üzerinde kendisi için hazırlanan anıt mezara defnedildi.

Öte yandan Özal'ın bir suikaste kurban gitmiş olabileceği de yıllardır tartışılmaktadır. Turgut Özal'ın limonatasına katılan arsenikle zehirlendiği iddiasını ortaya atan eşi Semra Özal, delil olarak da saç örneğini ABD'de tahlil ettirdiğini belirtmektedir. 2 Ekim 2012 tarihinde de 19 yıl aradan sonra kabri açılarak testler yapılmıştır. Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan araştırmalar ve deliller sonucu zehir bulunduğu açıklanmıştır.

Özel hayatı
Turgut Özal elektrik mühendisi olarak çalıştığı 1950 yılında Ayhan İnal ile evlenmiş, ancak iki yıl sonra boşanmıştır. Daha sonra Semra Özal ile tanışmış, 31 Mayıs 1954 tarihinde de evlenmiştir. Bu birliktelikten Zeynep, Efe ve Ahmet isimli üç çocukları olmuştur.

--
Akblog.net
Akblog.NET

İsmet İnönü Kimdir

İsmet İnönü Kimdir?

Merak etmiştim inönü ne zaman öldü diye. Hazır ölümüne bakmışken tarihine de bakalım. Sizde bakın merak ediyorsanız okuyun evlâtlarım.
İsmet İnönü Kimdir
Mustafa İsmet İnönü 24 Eylül 1884, İzmir doğumlu Kürt asıllı Osmanlı askeri ve Türkiye Cumhuriyeti'nin eski orgenerali, siyasetçisi ve ikinci cumhurbaşkanı. Ziştovi eşrafından Zühtü Efendinin kızı olan İstanbul-Süleymaniye doğumlu Mevhibe Hanım'ın eşi. Ömer İnönü, Erdal İnönü ve Özden Toker'in babası.
İnönü, Kurtuluş Savaşı'na katılmış ve Lozan Antlaşması'nı imzalamış, birçok defalar başbakanlık görevini üstlenmiştir. Milli Şef olarak tek başına iktidarda bulunduğu 1938-1950 döneminde Türkiye ekonomisi ortalama yıllık %1.8 oranında büyümüş ve Türkiye'nin GSMH'si Dünya toplamının binde 6.52'sinden binde 6.43'üne düşmüştür.
1884 yılında İzmir'de Reşit Efendi ile Cevriye Temelli Hanım'ın ikinci oğulları olarak doğmuştur. Reşit aslen Bitlis'in tanınmış Kürt ailelerinden Kürümoğulları ailesindendir. Reşit'in babası Abdülfettah Efendi Malatya'ya yerleşmiştir. Annesi Cevriye ise aslen Razgrad (Bulgaristan)'lı olup babası Razgrat ulemesindan Müderris Hasan Efendi 1870'li yıllarda İstanbul'a göç etmiştir. Cevriye ile Reşit 1880'de İstanbul'da evlenmişlerdir. İlk çocukları Ahmet Mithat ve ikincisi İsmet'in dışında Hasan Rıza ve Hayri (Temelli) adlı iki oğulları ve Semiha (Okatan) adlı bir kız çocukları olmuştur.İsmet, İlk ve orta öğrenimini Sivas'ta tamamladı. Bir yıl Sivas'ta Mülkiye İdadisi'nde okuduktan sonra, 1897 yılında İstanbul'daki Mühendishane İdadisi'ne gitti. 14 Şubat 1901'de Mühendishane-i Berrî-i Hümayun'a (topçu okulu) girip 1 Eylül 1903'te topçu teğmeni olarak bitirdi. 26 Eylül 1906'da Erkân-ı Harbiye Mektebi'ni birincilikle bitirerek kurmay yüzbaşı rütbesiyle Edirne'deki 2. Ordu'nun 8. Topçu Alayında 3. Batarya Bölük komutanı olarak kurmay stajını yaptı.
1908'de 2. Süvari Fırkasının kurmayı oldu ve 31 Mart Olayı (13 Nisan 1909)nda Hareket Ordusu karargâhında görev aldı. 1910'da 4. Kolordu kurmaylığına getirildi ve 1911'de Yemen Kuvayi Mürettebe Komutanlığı kurmayı ve 26 Nisan 1912'de binbaşılığa yükseltilerek Yemen Kuvayi Umumiye Komutanlığının kurmay başkanlığına getirildi.
1912 - 1913 yılları arasında Harbiye Nezareti'nde Başkomutanlık Karargâhı 1. Şubede bulundu ve İkinci Balkan Savaşı'nda Çatalca Ordusu Sağ Cenah Komutanlığı kurmaylığına getirildi. Savaştan sonra İstanbul Antlaşmasının bağıtlanmasında Bulgarlar ile müzakere eden heyete askerî danışman olarak katıldı.
1914'te Harbiye nazırlığı ve erkân-ı harbiye-i umumiye reisliğine (genelkurmay başkanlığı) atanan Enver Paşa'nın başlattığı ordunun yenileştirilmesi hareketinde etkin rol oynadı.
Milli Mücadele'nin sonunu belirleyen Mudanya Mütarekesi görüşmelerinde (3 Ekim-11 Ekim 1922) Türk tarafını temsil eden İsmet Paşa, 26 Ekim 1922'de hariciye vekili oldu. Lozan görüşmelerinde murahhas heyetin başkanlığını yaptı; yeni devletin bağımsızlığını ve egemenliğini onaylayan, Sevr Antlaşması ve Mondros Mütarekesini geçersiz kılan Lozan Antlaşması'nı imzaladı.
İkinci dönem (1923-27) TBMM'de Malatya milletvekili olarak bulunan İsmet Paşa, Fethi Bey'in (Okyar) kurduğu İcra Vekilleri Heyeti'ne gene hariciye vekili olarak girdi. 23 Ağustos'ta Lozan Antlaşması'nın TBMM'de kabulü, siyasal-diplomatik başarılarının en önemlisi oldu.
29 Ekim 1923'te Cumhuriyet'in ilanı ile sonuçlanan süreçte, Mustafa Kemal'le yakın siyasal işbirliği içindeydi. İlk Cumhuriyet hükümetini kurdu (30 Ekim); aynı zamanda Halk Fırkası (sonradan Cumhuriyet Halk Partisi-CHP) genel başkan vekilliğini üstlendi.
İsmet Paşa'nın ilk başbakanlık döneminde Cumhuriyetin ilk devrimleri yapılmaya başlandı.Öğretimin Birleştirilmesi,Halifeliğin Kaldırılması ve Diyanet İşleri Başkanlığı'nın kurulması (3 Mart 1924) bu dönemde gerçekleşti.Muhalefet partisi olarak kurulan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası Çankaya'ya olan aşırı muhalefeti'ni hükümet üzerinden yürütmesi üzerine cumhurbaşkanı Mustafa Kemal ile anlaşarak 8 Kasım 1924'te başvekillikten istifa etti.21 Kasım 1924'te yeni hükümeti Fethi Bey kurdu.
Doğudaki Şeyh Said İsyanı üzerine isyana müdahelede başşarız olan Fethi Bey istifa etti.3 Mart 1925'te İsmet Paşa cumhurbaşkanı Mustafa Kemal tarafından yeniden hükümeti kurmakla görevlendirildi. Ayaklanmanın bastırılmasında hükümet başkanı olarak önemli rol oynadı 6 Mart 1925 tarihinde Takrir-i Sükun Kanunu'nun yürürlüğe konması ve İstiklal Mahkemeleri'nin kurullmasını sağladı ve tüm muhalefet partilerini, muhalif gazeteleri kapattırdı ve tek parti diktatörlüğünü kurdu. İsyan kısa sürede bastırıldıktan sonra da muhalefete izin vermedi. Bu arada askerliğe devam ederek 1926 yılında Orgeneral rütbesine yükseldi ve aynı yıl içinde askerlikten emekli oldu. Bu tarihten sonra, yeni devletin oluşumunda Mustafa Kemal ile birlikte en önemli siyasal kişilik olarak belirdi.
1934'te Soyadı Kanunu çıktığında Mustafa Kemal Atatürk'ün verdiği İnönü soyadını alan İsmet Paşa, 1924'ten 1937'ye değin başvekillik görevini aralıksız sürdürdü. Bu dönemde ülkedeki bütün önemli siyasal gelişmelere damgasını vurdu,devrimlerin ilanında ve uygulanmasında, iktisat politikasında devletçilik ilkesinin kabulünde ve uygulanmasında,yeni devletin kalkınmasında çok önemli rolü oldu.
İnönü Eylül 1937'de Atatürk'le aralarındaki bazı görüş ayrılıkları yüzünden Atatürk tarafından Başvekillikten azledildi.CHP'nin genel başkan vekilliğinden de alındı.İnönü başvekillikten ayrılınca yerine Celâl Bayar atandı. İnönü bu dönemde yalnızca TBMM'de Malatya milletvekili olarak görev yaptı.

25 Aralık 1973, Ankara'da ölmüştür.
--
---
Akblog.NET

Türkiye Kendi Tohumunu Üretiyor

Türkiye Kendi Tohumunu Üretiyor

Tohum ihtiyacımızın yüzde🇹🇷96’sı yurt içinde üretiliyor
Tarım sektörüyle ilgili Yeni Akit’e değerlendirmelerde bulunan Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, tarımsal ürünler, kırsal kalkınma yatırım planları, yerli sebze tohumları, gıda denetimleri, elektrikli traktör, hayvancılık sektörü ve su kaynaklarına ilişkin önemli açıklamalarda yaptı.
Türkiye Tohumu Üretimi
Türkiye’nin buğday unu ihracatında dünyada birinci, makarna ihracatında ise ikinci sırada olduğunu vurgulayan Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, “Ülkemiz bugün 195 ülkeye, 1.690 çeşit tarım ve gıda maddesi ihraç ediyor” dedi. Bakan Pakdemirli, “Sertifikalı tohum üretimimiz, 2002 yılına göre 7 kat artışla 145 bin tondan 1 milyon 59 bin tona çıktı. Toplam tohum ihtiyacımızın yüzde 96’sını yurt içinde üretiyoruz” diye konuştu. 2019 yılında yapılan gıda denetimine ilişkin verileri paylaşan Pakdemirli, “2019 yılında 26 Aralık tarihi itibariyle 1.195.809 adet gıda denetimi yapılmış olup, denetimlere devam ediyoruz” ifadelerini kullandı. Pakdemirli, “Yeni dönemde elektrikli traktörün 65 HP’lik 2. prototipini ve kendi yürür ilaçlama makinesinin prototipini üreteceğiz” şeklinde konuştu. Bekir Pakdemirli, “Özellikle teknoloji ve değer zincirinin bir bütün olarak ortaya çıkması ile 2020 yılını, Tarım ve Orman Bakanlığı dijitalleşme yılı olarak tasarladık” dedi. Pakdemirli, “Küçükbaş hayvan varlığımızı ise sürü büyütme projesi kapsamında, sürüye katılan hayvan başına ilave 100 lira destek ve diğer projeler ile 56 milyon başa ulaştıracağız” ifadelerini kullandı. Bekir Pakdemirli, 2020 yılında 10 adet yeraltı barajı yapmayı planladıklarını da söyledi.

Tarımsal üründe dünya liderliğimiz sürüyor

İklim değişikliği ve ekonomik dalgalanmalara rağmen tarım ve gıda sektörünün son 17 yılda, yıllık ortalama yüzde 2,72’lik büyüme kaydettiğini belirten Bakan Bekir Pakdemirli, “Sektördeki büyüme 2019 yılında da devam ediyor. Bu yılın birinci çeyreğinde yüzde 2,7 ikinci çeyreğinde yüzde 4,2 olarak gerçekleşen büyüme, üçüncü çeyrekte yüzde 3,8’e ulaştı. Tarım sektöründeki yukarı yönlü ivmenin devam ettiğini görüyoruz. 2019 yılında gübre desteği başta olmak üzere bazı desteklerde, birim destek miktarlarını artırdık, bazı konularda ise yeni destekler başlattık. Bu çerçevede 12 yeni destek ve 32 destek birim fiyatında da artış sağlayarak çiftçimizin yanında olmaya devam ettik.  Bu yıl bitkisel üretimimizin 119 milyon ton, büyükbaş ve küçükbaş toplam hayvan varlığımızın 68 milyon baş, süt üretimimizin 22,1 milyon ton, kırmızı et üretimimizin 1,1 milyon ton, tavuk yumurtası üretimimizin 19,6 milyar adet, tavuk eti üretimimizin 2,2 milyon ton olarak gerçekleşmesini öngörüyoruz. Fındık, kiraz, incir, kayısı ve ayva gibi birçok tarımsal üründe dünya liderliğimiz sürüyor” şeklinde konuştu.

Türkiye 195 ülkeye tarım ve gıda maddesi ihraç ediyor
Türkiye’nin buğday unu ihracatında dünyada birinci, makarna ihracatında ise ikinci sırada olduğunu vurgulayan Bekir Pakdemirli, “Ülkemiz bugün 195 ülkeye, 1.690 çeşit tarım ve gıda maddesi ihraç ediyor. 2019 yılının ilk 9 ayında 12,4 milyar dolar tarım ve gıda ürünleri ihracatı yaptık. Ülkemiz 44 milyar dolarlık tarımsal GSYH ile Avrupa’da lider ülkeler arasındadır.  2019 yılı ilk 6 ay verilerine göre; büyükbaş hayvan varlığımız 1 milyon artışla, 18,2 milyona, küçükbaş hayvan varlığımız ise 4 milyon artışla, 50 milyona ulaştı. Ülkemiz, Avrupa’da toplam hayvan ve küçükbaş hayvan varlığında 1’nci, büyükbaş hayvan varlığında 2’nci sırada bulunuyor. Hedefimiz; nüfusumuz kadar küçükbaş hayvan varlığına sahip olmak. 2019 yılının ilk dokuz ayında, 1 milyar 60 milyon dolarlık hayvan ve hayvansal ürün ihracatı gerçekleştirdik. Hayvan ithalatının sonlandırılması konusunda son derece kararlıyız. 2018 yılına göre 2019’da canlı hayvan ithalatının yarı yarıya azaldı. 26 Ekim’den itibaren başvuru almıyoruz. Bir ihtiyaç olmadığı sürece de sosyal sorumluluk projeleri haricinde herhangi bir şekilde et ithalatına da girmeyeceğiz” diye konuştu.

Tohum ihtiyacının yüzde 96’sı yurt içinde üretiliyor

Kırsal kalkınma yatırımları kapsamında yaklaşık 11 bin adet projeye 4,5 milyar lira hibe desteği sağlandığını söyleyen Pakdemirli, “Buzağı ölümlerini engellemek konusunda yaptığımız çalışmalarımızı da inşallah çok yakın bir zamanda yaygınlaştırmış olacağız. Tarımsal kredilerde, yüzde 25 ile yüzde 100 arasında faiz indirimi uygulaması ile hayvancılık sektöründe sıfır faizli kredi uygulaması devam ediyor. Bu kapsamda Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri, Eylül ayı sonu itibariyle 6,6 milyar lira faizsiz kredi kullandırıldı. Sertifikalı tohum üretimimiz, 2002 yılına göre 7 kat artışla 145 bin tondan 1 milyon 59 bin tona çıktı. Toplam tohum ihtiyacımızın yüzde 96’sını yurt içinde üretiyoruz. 86 ülkeye 152 milyon dolarlık tohum ihraç ettik” şeklinde konuştu.

Tohumculuğu geliştirme çalışmalarına ağırlık verilecek

Yerli sebze tohumculuğu geliştirme çalışmalarına ağırlık verileceğini ifade eden Pakdemirli, “Yerli sebze tohumculuğunun geliştirilmesi amacıyla TİGEM’e bağlı Antalya’daki Boztepe İşletmesinde 11 adet modern sera kuracağız. Bu seralarda tarla şartlarında yeni Ar-ge yöntemlerinin uygulanması ile domates, biber, patlıcan, hıyar, kavun gibi ürünlerde toplam 240 yeni hat ve 17 yeni çeşit elde edilecek. Nadas alanlarının değerlendirilmesi için arz açığı olan bitkisel ürünlerde sözleşmeli üretim modelini yaygınlaştıracağız. Pancar şekeri satışlarında Cumhuriyet tarihinin rekoru kırıldı. Şeker kotalarında yaptığımız düzenleme ile Nişasta Bazlı Şeker Kotası; 2018 yılında yüzde 10’dan yüzde 5’e, 2019 yılında ise yüzde 2,5’e düşürüldü. Böylelikle, bir önceki yıla göre pancar üretiminde yüzde 13’lük bir artış bekliyoruz” dedi.

Özel sektöre 21,4 milyonluk Ar-Ge desteği verilecek

Gelecek için Ar-Ge ve inovasyona ilişkin çalışmaların hız kesmeden devam edeceklerinin altını çizen Pakdemirli, “Ar-Ge’ye 27 milyon lira uluslararası finansman sağlayacağız. Özel sektöre Ar-Ge Destek Programı kapsamında, 21,4 milyon lira destek vereceğiz. Yüzde 50 devlet destekli Tarım Sigortaları (TARSİM) uygulamamız devam edecek. Orman varlığımızı 2020 yılı sonunda, 22,9 milyon hektara ulaştıracağız. Koruma altına alınan büyük ova sayısını 265’ten 280’e çıkaracağız. 230 olan toplulaştırma projesi sayısını da 237’ye yükseltip, 143 bin hektar toplulaştırma yapmış olacağız. Böylece tescil olan toplulaştırma alan miktarı 4,5 milyon hektara ulaşacak” şeklinde konuştu.

2019 yılında yaklaşık 1,2 milyon gıda denetimi yapıldı

2019 yılında yapılan gıda denetimine ilişkin verileri paylaşan Pakdemirli, “‘Tarladan Sofraya Güvenilir Gıda’ anlayışıyla, tüketici sağlığını en üst düzeyde korumaya yönelik çalışmalarımız aralıksız devam ediyor. 2019 yılında 26 Aralık tarihi itibariyle 1.195.809 adet gıda denetimi yapılmış olup, denetimlere devam ediyoruz. 17 yılda, 30 bin futbol sahası alanı kadar toprağın erozyon ile taşınmasını önledik” dedi.

2020 tarımda dijitalleşme yılı olacak

Büyüme odaklı, tarım ve ormancılığı geliştirecek sürdürülebilirlik temelli, kalkınmayı destekleyen politikaların uygulamaya devam edeceğine dikkat çeken Pakdemirli, “Özellikle teknoloji ve değer zincirinin bir bütün olarak ortaya çıkması ile 2020 yılını, Tarım ve Orman Bakanlığı dijitalleşme yılı olarak tasarladık. Tarımda dijital kayıtlılık ile üretimde ve gıda sanayiinde beklenen gelişim ve verim artışı en kısa yoldan sağlanabilecek, dijital değer akışı haritalama ile tarladan sofraya kayıtlılık ve yapay zekâ uygulamaları üzerine hedef koyarak, hem üreticinin gelir seviyesini artıracak, hem de tüketicinin daha kaliteli, zamanında ve uygun fiyata beslenmesini sağlayacak bir üretim planlamasını hedefledik. Kıt olan kaynakların verimliliğini artırmak için yeni teknoloji ve teknikleri kullanarak daha az girdi ile daha fazla ürünü, birim maliyeti azaltarak ulaşabiliriz. Bu amaçla, tedarikten lojistiğe kadar bütün süreci optimize edecek bir sistemi tanımladık. Erken uyarı sistemleri ile iklim değişimi, toprak analizi, teknolojik eğitim, ürün ve girdi fiyatlarının takibi, küçük ölçekli işletmelerin üretim ve fiyat alanında karşılaşabilecekleri sorunları önceden tespit ederek, geleceğe yönelik alınması gereken tedbirleri alacağız. 2020 yılı bitkisel ürün miktarının arttığı ve meraların optimum kullanıldığı bir yıl olacaktır. Bitkisel üretimimizi yaklaşık 125 milyon tona, sertifikalı tohum üretimimizi 1,2 milyon tona çıkaracağız” açıklamasında bulundu.

2020’de 10 adet yeraltı barajı yapılacak

Kısıtlı su kaynaklarından azami ölçüde yararlanabilmek için ilk etapta 100 adet yeraltı barajı ve suni besleme yeri tespit ettiklerini ifade eden Bekir Pakdemirli, “2020 yılında 10 adet yeraltı barajı yapmayı planlıyoruz. Atık suların yeniden kullanılması için çalışmalara başladık. Ülkemizde akarsular tarafından denizlere taşınan toprak miktarını 154 milyon tondan, 140 milyon tona düşüreceğiz. 841 olan baraj sayımızı 856’ya ve 177 milyar m3 olan depolama hacmini, 178 milyar m3’e çıkartacağız. 3 bin 105 adet olan sulama tesisini 3 bin 201’e çıkacağız. Böylece 52 bin hektar araziyi daha sulamaya açarak, sulanan arazileri 6.703.000 hektara yükseltip, çiftçimize yıllık toplam 390 milyon lira ek gelir artışı sağlayacağız. Tüm işlemleri e-devletten yapılabilir hale getireceğiz. Böylece birlik dernek aidatı ortadan kalkacak, çiftçi evden işlem yapacak, kamuda iş yükü azalacak. 854 olan e-Devlet hizmet sayımızı, 904’e çıkaracağız. 2020 yılında Bakanlık bütçemizin yüzde 54,5’ini oluşturan 21 milyar 968 milyon lirayı tarımsal destek olarak çiftçilerimize, üreticilerimize ödeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

Küçükbaşta hedef; 56 milyon baş

Küçükbaş hayvancılığına ilişkin bilgi veren Bekir Pakdemirli, “Küçükbaş hayvan varlığımızı ise sürü büyütme projesi kapsamında, sürüye katılan hayvan başına ilave 100 lira destek ve diğer projeler ile 56 milyon başa ulaştıracağız. Küçükbaş hayvanlardaki sayısal artış, büyükbaş hayvanlardaki üremeye bağlı kayıpların azaltılması ve etçi - kombine buzağılara ilave 250 lira destek ile kırmızı et üretimimiz 1,25 milyon tona çıkacak. Beyaz et üretimimiz de, 2,4 milyon ton olacak. Kırsal kalkınma destekleme programı kapsamında toplam 4,1 milyar lira tutarında yatırımı destekleyerek 16 bin yeni istihdam sağlayacağız. Tarıma dayalı sanayi bölgelerimizi artırarak, sanayi üretimine katkı sağlayacağız” dedi.

Elektrikli traktörün 2’nci prototipi üretilecek
Elektrikli traktörün ikinci prototipi üretileceği müjdesini veren Bakan Pakdemirli, “Üreticimizin en önemli sorunu olan mazot kullanımını azaltmak ve çevreci yaklaşımları benimsemek için yüzde 100 yerli ve milli, 45 dakika şarj ile 7 saat aralıksız çalışabilen, çevre dostu ve sessiz Elektrikli Traktör Prototipini geliştirdik. Yeni dönemde elektrikli traktörün 65 HP’lik 2. prototipini ve kendi yürür ilaçlama makinesinin prototipini üreteceğiz” ifadelerini kullandı.

--
---
Akblog.NET
/

İletişim Bilgilerimiz

Yakuplu Mah. Beylikdüzü / İstanbul | Türkiye
+90 505 025 1428
Pazartesi - Cuma (09:00 - 18:00)

İletişim Formu

Ad Soyad

E-posta

Mesaj

© SEO Bilişim İnternet Hizmetleri - Akblog.NET 2007-2019