AkblogAk SEO
Firmalarınıza kurumsal çözümler. Web Tasarım - SEO - Grafik Reklam Tasarım
Son Konulara
Blogger tarafından desteklenmektedir.

Hüseyin AKTAŞ Kimdir

Posted On 28 Şubat 2010 Pazar

Hüseyin Aktaş kimdir.? Hakkında daha çok bilgi almak ve merak ettiklerinizi öğrenmek için doğru adrese geldiğinizi söyleyebiliriz.

Kısacası geleceğin iş adamı.

Şeytan Irkçıydı

Şeytan Irkçıydı

Önce kavramları yerli yerine koyalım: Milliyetçilik kelimesinin türetildiği ‘millet’, pür İslami ve Kur’ani bir kavramdır. Hem bir inancın kendisine, hem de o inanca mensup olan kitleye verilen isimdir. Mesela İslam’a “millet” deneceği gibi, İslam’a inanan insanların tümüne de “millet” denir. “İslam milleti”, “küfür milleti”, “Hıristiyan milleti”, “Yahudi milleti” doğru kullanımlardır.
Ümmet ile millet birbirinin yerine kullanılabilirse de, aralarında fark vardır. Ümmet, inancın rehberine nisbetle kullanılan bir kavramdır: “Muhammed ümmeti”, “Musa ümmeti” gibi. Millet ise inancın kendisine nisbetle kullanılan bir kavramdır: “İslam milleti”, “Hıristiyan milleti”, “Hindu milleti” gibi. Kur’an’da kullanılan “İbrahim milleti” (Millete İbrahim) ifadesi, onun cemaatine atfen değil, onun inancına atfen kullanılır. Bu ibarede yer alan “hanîfâ” sıfatı bunun delilidir.
Tıpkı “şehitlik” gibi, “millet” ve “milliyetçilik” kavramları da İslam’dan çalınmıştır. Konuluş amacının zıddına kullanılmaktadır. Bu kavramları çalanlar, onlara ihanet edip etmediklerini umursamamaktadırlar. Asli kimliğinden kopartılan kavram, bir müddet sonra miri malı gibi, gelenin içini doldurup kullandığı bir maymuncuğa dönüşmektedir.
İşbu çalınmış “millet” kelimesinden türetilmiş olan milliyetçilik, modern zamanlarda ulusalcılıktan ırkçılığa, şovenizmden nazizme kadar bir dizi kavramın yerine kullanılır oldu.
Sonradan doldurulmuş içeriğiyle kullanacak olursak, milliyetçilikten rahatsızım. Rahatsızlığımın birden çok nedeni var. Bunları üç başlık altında toplayabiliriz:
1. İnsani nedenler.
2. Akidevi nedenler.
3. Toplumsal ve tarihi nedenler.
Birincisi insani nedenler:
Allah insanları, insan olmak açısından eşit yaratmıştır. Kimse ırkını kendisi seçmez. Kimsenin kendi seçmediği unsurlardan dolayı övünmesi veya yerinmesi gerekmez. Kişi hiçbir dahlinin bulunmadığı ırkından dolayı övünüyorsa, bu onun ahmaklığına delalet eder. Eğer bunu meşru kabul edersek, insanları “Doğuştan aşağı olanlar-doğuştan üstün olanlar” diye ikiye ayırmamız gerekir. Tarih boyunca tüm köleleştirmelerin ve zulümlerin kökeninde bu hasta bakış açısı yatar.
İkincisi akidevi nedenler:
İslam ırkçılığı ve onun her türünü yasaklar. Hz. Peygamber “Asabiyete çağıran bizden değildir” der. Asabiyet, Kur’an’ın “takva” adını verdiği “sorumluluk bilinci”ne dayanmayan her tür üstünlük ve ayrıcalık iddiasıdır. Kur’an, Şeytan’ı ilk “milliyetçi” olarak takdim eder. Zira şeytan Allah’ın “Âdem’e saygı göster” emrini reddederken bir Gerekçe ileri sürmüştür: “Ben ondan üstünüm. Zira beni ateşten, onu çamurdan yarattın.”
Bu ilkel bir materyalizm, yani maddeciliktir. Hammaddesine dayanarak üstünlük taslamakla, kendi seçmediği ırkına dayanarak üstünlük taslamak aynı şeydir. Bu yüzden her tür asabiyetçi milliyetçilik tezahürüne karşı, euzü-besmele çekilmelidir. Asabiyetin her türünden, şeytandan kaçar gibi kaçılmalıdır.
Üçüncüsü toplumsal ve tarihi nedenler:
Tarihte rastladığımız her tür ırkçılık, insanlığa zülüm, gözyaşı, kan, kin ve intikamdan başka bir şey getirmemiştir. Allah’ın hür yarattığı kulları köleleştirmenin altından asabiyet çıkar. Irkçılığın her türü, karşıt ırkçılıkları körüklemiştir. Asabiyetçi her milliyetçilik, o ulusun dışında kalanlar için zulüm gerekçesi olmuştur.
Ulus devletler, modern bir olgudur. Fransız İhtilali ile ortaya çıkan yeni durum, sentetik de olsa, kadim kimlikler dışında yeni kimliklere ihtiyaç duyurdu. Kadim kimliklerin en baskını dini kimlikti. İnsanlar o güne kadar kendilerini inanç sistemleriyle tanımlarlardı. Kimse kendisini ulusuyla tanımlamazdı. Kaldı ki, sonradan icat edilen ulusal kimlikler henüz icat edilmemişti.
Ulus devletin icadı, Feodal beylikler cenneti olan Avrupa’nın kendi bölünmüşlüğüne bulduğu ilaçtı. Fakat Avrupa’nın ilacı Avrupa dışı toplumlar için gerçekte bir zehirdi. Zira Avrupa’nın bin pareli yapısını bütünleyen ulus devlet, geleneksel yapının korunduğu diğer coğrafyaları parçaladı. Onlar için zehir oldu.
Bu ülkede, Fransız etkisizle başlayıp bu güne kadar gelen parçalanma hala sürmektedir. Bu ülke kendi değerlerine dönmek yerine sekülarizm zehrini içmeyi sürdürdükçe de sürecektir. Bu sürecin asıl mağduru Hrant Dink veya onun şahsında temsil edilen gayr-ı Müslim azınlıklar değildir. Asıl mağdur Müslümanlardır. Onları ezen tokmağın sapında evvelki gün İttihat ve Terakki, dün Kemalizm, bugün Laisizm yazması gerçeği değiştirmez.
Tümün asabiyetlere birden: Neuzi bilahi mineşşeytanirracim.
Mustafa İslamoğlu

--
Not: Mustafa islamoğlu için kötü şeyler duyduk.
Söylediklerine tamamen inanmayın diyoruz bizde.

ismail Yk Seven Kıskanır

Posted On 26 Şubat 2010 Cuma

Sevgili ismail yk severler. Sevdiğim beğendiğim ve sizlerinde hoşunuza gideceğini düşündüğüm bir müziği sizinle paylaşmak ve dinlemenizi istiyorum.
Konuda iki video var biri youtube diğer ise yüklenmiş video.

Avusturalyalı Gencin Müslüman oluşu

Avusturalyalı Gencin Müslüman oluşu - İslamı Kabul etmesi

AdSense KULLANIMI

Adsense Kullanımı ve adsenseden en iyi şekilde kazanç sağlamanın yolları



Adsense Kullanımı Hakkında yararlı olarak düşündüğümüz linkleri takip etmeniz sizlerin yararına olacaktır.

in galata - Designer

Posted On 25 Şubat 2010 Perşembe

Resimlerin büyük halini görmek için üzerlerine tıklamanız yeterlidir
Ekler ilgilinin isteği üzerine kaldırılmıştır görsel ekler.
Düzenleme: 02.11.2017
Kaynak: http://ak-tas.blogspot.com/ akblog.net

Ak SEO, e ticaret, ithal Kumaş ithal plywood ithal kömür ithal kumaş

Gençlerin Yeni Fenomeni

Önceki konumuza lütfen göz atın
Konu için tıkla
Devir değişti, fikirler gelişti, teknoloji son noktaya geldi ama kızların bu erkekteki hayranlık değişmedi.

Kızların yeni fenomeni ve gözdesi olan fenomenimizle kızları başbaşa bırakıyoruz.
Haydi kızlar yeni fenomene :)

Fenomen Erkekler Serisi

Yeni fenomen ile karşınızdayız. Evet arkadaşlar günümüzdeki yanıp tutuşan kızlarımızın bazılarından özellikle gördüğünüz şu resimdeki tipleme yeni fenomenleri olmuş konumda. Bu fenomen erkeklerde olmasa kızların hali ne olacak bilemiyorum.

Kızlar aslında kendilerini beğenmiş ve bir o kadarda ukala ve bir o kadarda salak diyen bazı kızlara lafım var.
Herkes boş olabilir ama herkes ukala olamaz. Bazı kızlar ukala ise sizden fazla bir özelliği vardır demek. Siz siz olun ukala kızlara laf söylemeyin. Gerçi ukala olan kızlar ile olmayan kızlar arasında pek fark yok gibi :)
NEyse konuya son verelim.
Yeni fenomen erkekler ile sizleri başbaşa bırakıyorum.
Fenomen Erkekler Serisi Sürekli Güncellenecektir.

Kızların Yeni Fenomeni

Türkiyenin yeni fenomeni ve recep ivediği tahtından ettiren resimdeki kerizmatik, çekici, bir o kadarda seksi bedene sahip bu arkadaşımız kendini internet aleminde tanıtmak için bize başvururarak rica etti. Bizde kendisi kırmadan isteğini yerine getirmeye çalıştık.
 Konuya bakarken yorumlarınızı eksik etmezseniz memnun oluruz.
Özellikle kızlar bu arkadaşımızın mail msn veya telefon, adres gibi bilgilerini isterlerse irtbata geçmeleri durumunda bilgileri verebiliriz.
Haydi kızlar erkek avına..Kaynak: http://ak-tas.blogspot.com/

Not: Foto kaldırıldı.

Link Dünyası

Posted On 23 Şubat 2010 Salı

Link Dünyası
Linklerinizi bu bölümde görmek istiyorsanız iletişim den istekte bulunabilirsiniz. 


  1. http://ak-tas.blogspot.com

Flash eğitim Videoları

Posted On 20 Şubat 2010 Cumartesi

Flash eğitim Videoları Hiç bir yerde yok. 
Tıkla indir Beklemek yok.


indirme linkleri:
Bütün indirme linklerinde beklemeden anında indirebilirsiniz.


karakelam

Posted On 17 Şubat 2010 Çarşamba

Hoş geldiniz. Photoshop ile karakalem çalışmasını yaptım umarım beğenirsiniz.
Başlık ilginç olsun diye karakelam olarak yazdık. Birazdan kendimizin özgün yazılarımızı yazarsak fena olmaz sanırım :)

[Hüseyin+AKTAŞ.jpg]

Rotasız Gemi

Posted On 12 Şubat 2010 Cuma

Rotasız Gemi
Rotasız Gemi
Vapurdayım. Gittiği yer belli değil vapurun. Saati bilmiyorum. Saat yok. Böyle bir sefer hiç yapılmadı belki de aslında. Ben ise, hiç olmadığım kadar gerçeğim. “Varım!” derken ellerim titremiyor ve gözlerimi kaçırmıyorum karşımdakilerden. Karşım boş. Yanım. Arkam. Bir başınalığı yaşıyorum, doruk noktasında. Kaptan yok. “Vapur var mı?” diye sorabilmek de lazım aslında şu noktada. Ama ben varım. Ve vapurun olduğunu söylüyorum. Gerisi bir şey ifade etmiyor. Gerisi kimseyi ilgilendirmiyor.  Rüzgâr. Yüzümü yalıyor. Bu güzel. Müzik yok. Şarkı benim içimde çalıyor. Cradle of Filth. Babylon A.D. Bunu seviyorum. So glad for the madness. SO GLAD FOR THE MADNESS! Kapatmıyorum gözlerimi bu defa. Müziğe girebilmek için gözlerimi kapamama, yoğunlaşmama gerek yok. Müzik bende doğuyor. Müzik bende başlayıp bende bitiyor. Ben müzik oluyorum. Müzik benimle var oluyor. Sırt üstü yatıyorum yerde. Gözlerim yukarıya bakıyor. Yıldızlar. Kayanlar ve kayanların ardından yas tutanlar olmak üzere ikiye ayrılıyorlar. Onları izlemek güzel. Denizin üzerinde ilerlemek. Ve salak gibi sabit olduğumu, hareket edenin onlar olduğunu sanmak. Gerçeklere ihtiyacım yok, kendi gerçeğimi görebildiğim sürece. Tek ihtiyacım sigara şu an. Sadece sigara istiyorum. Bir dal. Bir paket. Sonsuz adet sigara. Çünkü kendi ölümüne katkısı olmalı insanın. Ölüm, başkalarınca, başka unsurlarca ortaya çıkan, gelen, giden, götüren olmamalı. İnsanın ölümü, ilk ve son kez yok oluşu tatması, kusursuz olmalı. Bakirce ölümü beklemek. Ben, beklediğimi tanımak istiyorum. Kendim şekillendirdiğim bir final. Bu, kulağa çok güzel geliyor. Ve bir el. Bana ihtiyacım olanı uzatıyor. Yakmış ve iki parmağının arasında bana doğru tutuyor. Alıyorum sigarayı ait olduğu yerden ve dudaklarımın arasına yerleştiriyorum. Sahip oluyorum ona. Benim sigaram oluyor. Ve sonra elin sahibi gelip oturuyor karşıma. Gözlerinin rengi yok. Ama saçları yağmur kokuyor. Rüzgâr estikçe bir yağmur kokusu dans ediyor havada. Onu sevmek için bir sebep. “Adın ne?” diyorum. “Unuttum” diyor. O an deli gibi kıskanıyorum. Kendine bu kadar ait, bu kadar muhtaç olduğu bir şeyi unutabilen bir adamın ne kadar güçlü olabileceğini hayal et. Her şeyi unutuyorum. Ama muhtaçlıklarım, aitliklerim çok kuvvetli. Acılarım, unutulmaz. Ve o, ismini bile unutabilecek kadar güçlü. Güçlü erkekleri seviyorum. “Benim adım Anita.” “Biliyorum.” Sigaradan bir nefes. Yıldızlara bir bakış. “Öpmek istedim.” “Öp.” Eğiliyorum. Alt dudağı benim oluyor birkaç saniyeliğine. Kendimi geriye çektiğimde gülümsediğini görüyorum. Ben gülümsemiyorum. İçimdeki şarkı değişiyor. Dreaming of You’dan, Thoughts of You. Dans edip etmeyeceğimi soruyor. Kabul ediyorum. Ellerim boynunda. Elleri belimde. Yıldızlar kendi halinde. Rüzgâr sakin. Belki beş dakika dans ediyoruz. Belki bir ay. Fark edemiyorum. “Uykum var” diyorum kulağına eğilip. Gözlerim kapanıyor. Kucağına alıyor beni. “Seç” diyor. En parlak, en uzak yıldızı seçiyorum. Yıldız, bizim yıldızımız oluyor. Benim kulağımda bir piyano solosu, onun kucağında ben, ilerliyoruz yıldıza doğru. Ve ben, gerçek aşkın en kırmızı, en siyah, en yüksek, en yüce noktasında nefes alıyorum. Öpmek istediğimde öpebildiğim, dans ederken zamanın nasıl geçtiğini ayırt edemediğim, gözlerim kapandığında güvenli kucağında ilerleyebildiğim, beraberken yıldızlardan bile bir yuva kurabileceğim güçlü bir adam. Ve ben. Ve deniz. Ve rüzgâr. Ve yıldızlar. Yıldızımıza vardığımızda, tüm sorular anlamsızlaşıyor. Tüm gerçekler bizden uzakta. Orada, onunla mutlu olduğumu, var olduğumu biliyorum. Ve tüm bunların aslında hiç yaşanmamış oluşunu, hiç ama hiç umursamıyorum. “Ha bir varmış, ha bir yokmuş” diyorum. Masallar eğiliyor sonsuz sakinliğimin önünde. Ben sadece gözlerimi kapatıyorum, olmayan bir gecede…
Ben bir lithuil.. Sen nzt48 ol..
benim doğum günüm bu arada

Kalbimdek Mahşer

Kalbimdek Mahşer

Kalbimdek Mahşerim - Sevecek isen Böyle Sev
Mahşerimin Prensesi Nerede?
Seversem kalbimle sevmem sadece..
Seven bir kalbim olduğu için de sevme beni. Severken bir kalbi ve o kalbe yandığı için Yürek olan kalbimi sev.

Gidişlerinin ardından beni yakıp yıkacak ise bu sevdan.
Karşıma çıkma.

Aşkımızın uğruna benimle birlikte savaşmayacaksan..
Masum kalbime girme.

İntihara meyili düşüncelere sokup hayatımın içine edeceksen... Çünkü gidersen yaşayamam.
Mezarıma da gelme..

Doğum günüm bu arada. Doğum günümde tanışmayalım karşıma çıkacak isen sonra çık, eğer adam gibi sevmeyecek isen hiç çıkma karşıma... Doğduğum gün ölüm günüm olmasın. T

Ne diyorum ben.
--
---
Akblog.NET
/

İletişim Bilgilerimiz

Yakuplu Mah. Beylikdüzü / İstanbul | Türkiye
+90 505 025 1428
Pazartesi - Cuma (09:00 - 18:00)

İletişim Formu

Ad Soyad

E-posta

Mesaj

© SEO Bilişim İnternet Hizmetleri - Akblog.NET 2007-2019