AkblogAk SEO
Firmalarınıza kurumsal çözümler. Web Tasarım - SEO - Grafik Reklam Tasarım
Son Konulara
Blogger tarafından desteklenmektedir.

SSL Sertifikası Nedir

Posted On 23 Mayıs 2019 Perşembe

SSL Sertifikasına Sahip Olun 

SSL Sertifikası Nedir
SSL Sertifikası Nedir
SSL Sertifikasına Sahip Olun ve Özel İp Tahsis Edin - Tarama ve Oluşturma Hatalarından Kurtulun, Mobil Sürümü Geliştirin
Bu maddelere değinmeden geçmek olmaz. Bir çoğunuz eminim biliyorsunuz lakin es geçtiğiniz noktalar olabilir. Çünkü tamamı bir sıralama kriteridir.

SSL Sertifikası; Kesinlikle ücretsiz ssl sertifikası kullanmayın, eğer maddi durumlarınız dan dolayı alamıyor iseniz, cloudflare kurulumu yapabilirsiniz. Lakin 10$’a kıyıp comodo SSL almanızda fayda var. Ücretsiz SSL sertifikaları kimi zaman 3 ay içerisinde doluyor ve haberiniz olmadan sitenizin sertifikası var sanabiliyorsunuz, bir çok defa denk geldim.

Özel İp Tahsis Etmek; Bu konu biraz yanlış anlaşılıyor, her hangi bir hosting firmasından alım yaptığınız zaman ücretsiz ssl olduğunu söylerler ve sizde ssl olunca zaten farklı ip adresi oluyor diye düşünürsünüz. Lakin aynı ip üzerinde barınan yüzlerce sitenin olduğu bir havuzda olduğunuzu bilmeniz gerekiyor. Projeniz için özel ip alın ve ücretli SSL kullanın.

Tarama ve Oluşturma Hataları;  Google çok sık olarak bu sorundan bahseder ve üzerinde durduğu en önemli unsurlardan biridir. Adı üstüne bir arama motoru, yani dizinlerine eklemek için hata olmasını istemeyecektir. Yapısal veri test aracı ile her sayfanızı kontrol edebilirsiniz, ücretli analiz programları ile yine crawl analizi yapabilirsiniz.
Eski içeriklerinizden kaldırmış olduğunuz içeriklere bağlantılar geliyor olabilir bu yüzden 404 hatalarına rastlıyor olabilirsiniz. Sitenizi sevmelisiniz ve düzenli olarak kontrol etmelisiniz.

seosefi
--
---
Akblog.NET

Huawei 'ye ABD Google Microsoft Darbe

Posted On 22 Mayıs 2019 Çarşamba

Huawei 'ye ABD Google Microsoft Darbe

Huawei 'ye ABD Google Microsoft Darbe
Huawei 'ye ABD Google Microsoft Darbe
Huawei darbe yedi.
Nedeni neydi?
Çinde Google arama motoru yasak olduğu için.
Huawei kullancılarının özel bilgilerini CIA ve İsrail in Mossad'a vermedi diye darbeyi yedi ABD 'den.
Tespit: Bir Bukalemun.
--
---
Akblog.NET

AŞK Neydi

Posted On 21 Mayıs 2019 Salı

AŞK Neydi?

Neden dile getirilmedi de yazmayı tercih etti..
Dilet getirilmeyen aşkın yazıya dökülmesi...
Hmmmm. .
Aşk bazen ona minik küçük tatlı sürprizler yapmaktır 😍 💖 | Şimdilik bu kadarlık yeter ;) |

//tabi o sürprizleri çaktırmadan fark ettirebilene aşk olsun... 🙄

********************************************
Galatakulesinin alt sokağında yer alan çingene sokaklarında el ele tutuşan iki delinin karşısına birden babalarının çıkması... Nasıl da bir sürpriz olacaktı bir bilsen....💖💖💖💖

********************************************
Devamını bekliyorum..
🌻🌻🌻🌻🌻🌻🌻🌻🌻🌻🌻🌻🌻🌻🌻🌻🌻
Dile gelmiş aşk,  bir nevi açılmış hediye paketi gibi değil mi 😇
O hediye senindir evet, istediğin kadar sev tadını çıkar ve kullan. Ama paket kapalıyken hep sürpriz bir yanı da var 💛

********************************************

Bir başka dünya bulsam ama içinde sen olan. Şarabım olsan..
Kırılmaman için bu ömür de testin olmak isterdim.
Testiyi elime aldığım da kana susamış bir aslan gibi seni içsem. 


***************************************************
🌻🌻🌻🌻🌻🌻🌻🌻🌻🌻🌻🌻
İşte buna bir ömür verilir 🙃 🙈 💑 ❤ 💕
********************************************
Vee… |  Aşk en çok  gözlerden anlaşılır, kalpten gözlere yansır. Bunun için göz göze gelmek en güzeli değil mi ❤ 😍

********************************************
Gelinen noktanın hayırla sonuçlanması en güzelidir. Güzel olan bir çok güzellikler vardır. Söylediğin gibi gözlerden anlaşılan güzellikler.. Kalben hissedilen mutluluklar..
********************************************

Kalben hissedilen duyguların vücut bulmuş hâli olalım 💜
Sarıldığımızda dünyada bizden mutlusu olmasın 💫
//28.03
********************************************
Olsun herkes bizim gibi mutlu. Yoksa mutlu olan sadece biz olursak nazara gelir aşkımız can..
********************************************

Nazara kadar değil mezara kadar 🤗 😁

Son günüme kadar
Aşk mezara kadar...


********************************************
Sahilde el ele tutuşacak bir ele ihtyacım var sadece. Fazla birşey istemiyorum aslında.
******************************************** 

Kalbimi verdim, ruhumu da veririm. El ele tutuşmuşuz çok mu 💜 
Sahile giden ayağın, gören gözün, gülen gözlerin olayım yeter ki 😇 ❤ 


********************************************
Kıskançlık krizinin yaşandığı br dönemde SS subaylarına yakalanmayalım. Yoksa toplama kampına alıp günahkarlar diye yakarlar bizi.
********************************************

********************************************
Derdine ortak olan varken...
Meraklı bir bekleyiş içinde yazıyorum.

Neden yazmaz oldu bu yar?
Acaba bir derdi mi var?

********************************************

Dünyanın en çirkin martisina ne yazılır ki?


********************************************
Sus pus olmuş yüreğim. İçinde senin olmadığı benliğimdeki canımın sıkılmasının nedeni sensizliğin canıma tak edişidir.
Martıya yazıyorum ama martıdan mektuplarıma karşılık gelmemesi idi beni üzen...
********************************************

Ne de olsa kışın sonu bahardır 🌹🌻
Bu da gelir bu da geçer ağlama  🤗

********************************************
Oysa her mevsimde baharım olmanı isterdim.😵 
********************************************
Baharda kuşlar gibi gelip konucam tepene 😉💫
********************************************
Oysa kaç bahar geldi geçti. Bekliyorum hala sahilde.
Elimdeki demet soldu gitti.. Yeni bir bahara mı kalacağım yine...


********************************************

********************************************
İstanbul'a geldi bir peri. Gözlerinden gözlerini ayıramadığım...
Suskunca bir hali vardı.. Nededini anlayamadığım.....

********************************************
Peri yorgun. Kafası dalgın. Düşünecek çok şeyi var..
Biraz zamana ihtiyacı var belki..

********************************************
Minik martımla sahilde kumsala karşı oturmak gibi bir hayal içinde oldum hep.

Ve kılına bile bir zarar gelmesin diye sakındığım Perimin kafasının dalgın olması...
Beni de düşündürmüyor değil aslında.. Bir eksikliğim mi varda farkına varamıyorum acaba😭.
********************************************

Kimse kimseye göre ne eksik ne fazla değildir.
Herkesin kendi içinde dertleri oluyor işte..
ve insan normalde mutlu olduğu şeylerle her zaman mutlu olamayabiliyor.
Insanoglunun ruh hâli ne zaman düzeldi ki...

********************************************
Bazen içinden çıkılmaz durumda bulabiliyoruz kendimizi. 

Bazen de bir karara varıp - varamama moduna girebiliyoruz.
Aslında bu tamamen bakış açımıza bağlıdır.
Yani hayata olan bakış açımızın nasıl olduğu, aslında neyi gördüğümüzü belirler.
Ruh halimiz bize bağlı. Nasıl düşünürsek, bakış açımızda o yönde olacaktır..
14.04.2017 

Ses çıkmıyor baharımdan. ..
19.04.2017  

Sesizliğini koruyor.
20.04.2017

Sessizliği düşündürüyor.
20.04.2017

Sessizliği korkutuyor.
22.04.2017

Sessizliğine anlam veremiyorum.
24.04.2017


Gerçekten de yüreğim yanıyor.

26.04.2017


Umutsuz bir vaka olarak görüyorum bu aşkı..

Hiç mi sevemedi beni.. Yada bir yanlış harekette mi bulundum diye düşünüp duruyorum..
Köşeme çekilip üzülüyorum ve yüreğim yanıyor resmen. 
28.04.2017

Dışım kıpır kıpır içim ise cehennem ateşi... 
....
Gerçekten de çok çok üzülüyorum. 
Tanışmasa idik keşke diyemiyorum buna rağmen ve eroin gibi sana bağımlıyım..
Anla beni lütfen. Yakarışlarıma ses ver artık..


********************************************
21.05.2019 - Son galiba.
--
---

Makaleleriniz İçin En İyi Site Tarama Araçları

Makaleleriniz İçin En İyi Site Tarama Araçları

Makaleleriniz İçin En İyi Site Tarama Araçları
Makaleleriniz İçin En İyi Site Tarama Araçları
Bu konumuzda sizlere makaleleriniz içn web site tarama araçlarınndan bahsedeceğiz. Konu altıntıdır kısmen.
Web Site Tarayıcısı Nedir?
Web site tarayıcıları, web sitelerini tarayıp içerikleri okumak için kullanılan bir yazılım programıdır. Ayrıca arama motoru dizinine girişler yapmak için de kullanılır. Arama motorlarının tamamı içerikleri okumak için web site tarayıcıları kullanır. Bunları birçoğunuz arama motoru örümcekleri olarak biliyorsunuz. Bu örümcekler arama sonuçlarını geliştirmek için web siteleri tarar. Girilen yeni içerikleri ve düzenlenen içerikleri bulup dizine ekler. Makale analizi yapmak için geliştirilen analiz araçları, arama motoru örümceklerini örnek alıyor. Bu sayede web sitelerine arama motoru örümcekleri gözüyle bakıp varsa sorun tespiti yapılabiliyor. Kullanılan web site tarayıcılarının web sitelere olumsuz etkisi olmamalıdır. Taramada tüm sayfaların aynı anda taranması web site hızının düşmesine neden olur. Analizlerin web sitelere zarar vermeden yapılması için içerik analiz araçları özel algoritmaya göre çalışır. Genelde ardışık sunucu istekleri için istekler arasında bekleme süresi bulunur. Bu özel algoritma site sağlığının zarar görmeden analizlerin gerçekleştirilmesini sağlar.
Web Site Tarama Aracı Kullanmanın Avantajları Nelerdir?

Berlin Hakimleri

BERLİN’DE HÂKİMLER VAR

Berlin Hakimleri
Berlin Hakimleri
Bir Alman köylüsünün, cesaretle imparatora söylediği bir söz, idarenin gayrimeşru tasarruflarına karşı adaletin tecellisine dair darbımesel olmuştur.
Prusya Kralı Büyük Friedrich, 1747’de Potsdam’daki meşhur Sans Souci (Dertsiz) isimli sarayı yaptırırken, bir köylünün değirmenini satın almaya kalkışmış. Fiyatı ne kadar arttırdıysa, köylü razı olmamış. “Zorla alırım o hâlde” diyecek olmuş. Köylünün “Berlin’de hâkimler var!” sözü ile karşılaşmış. Geri adım atarak, kendisine yakışanı yapmış. Değirmeni muhafaza edip, sarayı bunun eteğine inşa ettirmiş. Değirmeni Berlin’deki hâkimlerden ürkerek alamayan Friedrich, tarihte "Büyük" sıfatıyla tanınırsa da, vicdansız ve insafsız bir hükümdar olarak tasvir edilir. Giriştiği bir sürü harblerle Almanya’nın yarı nüfusunu harcamış; memleketi harabeye çevirmişti. Adalet istikrarlı ve şümullü olmalıdır ki, şatafattan ibaret kalmasın.
Bu da bizden
İstanbul'da Salı Pazarı'nda Çifte Saraylar vardır. Şimdi Güzel Sanatlar Akademisidir. Eskiden Mebusan Meclisi idi. Sultan Abdülmecid zamanında yapıldı. İnşaat ilerlerken bazı ilaveler icab etti. Bitişikteki Hamamcı Mustafa Ağa'nın evi değerinden pek yüksek bir fiyatla satın alınmak istendi. Fakat Mustafa Ağa “Zevcem razı değildir” dedi ve ayak diredi.

Tacizine Maruz Kaldığım Doktor

Posted On 4 Mayıs 2019 Cumartesi

Tacizine Maruz Kaldığım Doktor

Selectra 50 -Tacizine Maruz Kaldığım Doktor
Hüseyin AKTAŞ
Gerçekten de çok garip. Garip olan nedir diye sorarsanız, inanın garip gelebilir size belki ama bu durumum hakkında ne diyeceğimi bilemiyorum. Garip olan da bu ya. Kendini bile bilememezlik, ne halde olduğunu anlayamamak.
Aslında ruhsal olarak karmaşık bir denklem içerisinde değilim. Belkide ilaçların etkisinde olduğum için bilinmeyen basit bir x denklemi bile beni karmaşık bir parabol denklem etkisine almış. Belkide diyorum çünkü içinden çıkılmaz bir halde olduğumu görünce bu sürecin hep böyle olduğu hissine kapılmadığım olmuyor da değil. Zorunlu olarak psikiyatristim ile düzensiz görüşmelerimiz sıkça oluyor. Onun anlattıklarına kulaklarımı hep tıkamış durumda olduğumun farkına varmış olmalı ki, görüşmeleri daha da uzatmaya çalışıyor. Kasten canımı sıkmak içindir  bu davranışı diye düşünüyorum. Zaten verdiği ilaçlarında etkisinin olmadığını (ilaçların etkisinin ağır olduğu halde neden böyle söylediğimi bilmiyorum..) her defasında dile getirmeye çalıştığım da ise nefret dolu olan bakışları her görüşme sonrası daha da belirginleşiyor. Belki de yanılıyorumdur.
Her görüşme sonrası doktor hasta ilişkisinde garip olaylar yaşıyoruz. Bazen nefret dolu olan bakışların yerine merhamet dolu duygu bakışları ile beni süzdüğünün hissine kapılıyorum. Hakkını yiyemem bu konuda ama nefret dolu bakışları, sanki daha çok ağır basıyor. Başlangıçta iyi olan ilişkimize ne oldu diye kendime sormuyor değilim. Terapi diye başladığı konuşmaların yerini Selectralar (ilaç) alınca, doktor-hasta ilişkisi yerine artık kan davalı olan iki düşman olmaya başladık. Benden uzak durmak için verdiği ilaçların etkisine kapılıp aramızdaki düşmanca tavırlar yüzünden gün geçmiyor ki yeni bir olay yaşamayalım. Sanırsın ki aynı yıllarca evi paylaşan iki sevgili gibi bir birimizden sıkılmış durumdayız yada hergün birbirlerini yiyen karı koca gibi... 
Bu durumun böyle devam edemeyeceğini her iki tarafta anlamış olmalı ki, iki medeni insan gibi çözüme kavuşturma konusunda yeni bir randevu ile buluşmaya karar verdik. Bir pazar sabahı saat 7 de randevuyu sahil kenarında yapalım mı teklifim karşısında hem fikir olduk. Hem fikir olduk olmasına da neden sabahın yedisinde diye sormasına karşılık kendisine cevaben; neden sahilde buluşacağız demeni beklerdim açıkçası diyerek sorusunun cevabını yanıtsız bırakmakla yetindim o an. Sonrasında peki neden başka bir yer değil de sahilde buluşmayı yapacağız diye farklı bir soru yöneltti. Buluşma günü cevabını alacaksın diyerek apar topar hızlıca ofisinden çıktım. Zaten beynime hükmetmeye çalışan Selectraların etkisinden çıkamıyordum. Konuşmaya mecalim kalmamış  ve verdiği ilaçlardan dolayı çok ağır mezalimdeydim.
Bir birlerinden nefret eden iki düşman. Buluşma günü nasıl da hemen geldi anlamıyorum. Tatile gidersiniz ve tatil bitimi ne kadar da çabucak geçti zaman deriz... Veya Cuma günü sonrası öğrencilerin ne kadar da çabuk geçti hafta sonu derler ya.. İşte yaşadığımız durum tam da böyle. (Şahsen benim açımdan çok hızlı bir zaman geçmişti) 5 gün ne kadar da hızlıca geçmişti. Nefretimin hedef tahtasında  olan biriyle buluşmak..
Saat sabahın 6.45'i geçiyor. Sahilde elinde tezgahıyla gezinen simitçinin bana yaklaştığını görüyorum. Naif sesiyle Bayım ister misiniz simit? Yok diyemedim. Güler yüzlülüğünün yanı sıra yüzündeki buruşukluklara bakıyordum bir yandan. Kim bilir neler çekti hayattan ve insanoğlunun en büyük düşmanı yıllar mıydı yoksa hayatına aldıklarının onu yıpratması mıydı ikilemi arasında kaldım. Farklı iki ikilem ve karışık bir denklem.
Çayın olmayışı şansızlığıma olsa gerek. Kuru kuru simidi yemeye başladım. Tadı da bi hayli garip. Ücretini vermeyi unutmuştum. Dalgınlığıma mı geldi bu durum yoksa denizden gelen esintinin beni sarhoş etmesinden mi unuttum anlayamadım. Koca sahilde gözlerim simitçiyi arıyordu. Göremiyordum. Nasıl oldu da birden gözden ırak oldu. 
Ve bir ses. Topuklu ayakkabıları giymiş olmalı ki sahildeki sessizliği bozmaya yetmişti gelişi. Herkesin dikkatini üzerine çekmeyi başarmıştı. Her görüştüğmüzde beyaz önlüklü olarak gördüğüm kadın rengarenk giyinmişti. Mini etekli, topuklu ayakkabılar, ince bir penye ve özene bezene yapılmış saçlar. Yanıma yaklaşarak erkencisin. Bu söylemin hemen sonrasında gözlüklerinin arkasındaki gözleri kurumuş dudağımda idi. Gözlüklerinin yansımasından kendimi görüyor ve dudağımın üzerinde simidin susam taneciklerini görüyordum. Onunda gözleri dudağımdaki susam taneciklerinde idi. Elindeki suyu uzatarak içmek ister misin demesine evet mi hayır mı desem düşüncesi içerisinde iken sadece günaydın - hoş geldin diyerek istemsiz bir şekilde nedense teklifini reddettim. Oysa bir şeyler içmeye ihtiyacımın olduğu böylesi elzem bir durumda, neden reddettim ki teklifi. Yazmaya başlarken söylemiştim garip olaylar ve garip durumlar diye. (akblog.net)
Yanıma oturdu. Uzun bir süre geçmesine rağmen konuşmadık. Bir yandan gözlerim vapurları seyrediyor, bir yandan da inen yolcuları gözlerken öte yandan ise dalgaların kıyıya vurması ile ıslanmanın (ayaklarım) zevkini çıkarıyordum. Huzur verici bir manzara ile karşı karşıya olduğumu hissetmek ile kalmıyor resmen yaşıyordum bu anı. Denizden gelen rüzgarın ciğerlerimin derinliklerine kadar iniyordu ve  küs müyüz söylemi ortamdaki sessizliği bozmuştu yine. Onun adına küsen iki çocuk gibiydik galiba. Olaylara yaklaşımı hep böyle mi bunun diye düşünüp durdum bi an. Gerçekten de böyle dar kafalı biri mi? Olaylara bakış açısı daha geniş olamaz mıydı bunun? Nitekim karşımdaki bir psikiyatri doktoru.. Evet Hüseyin. Dinliyorum seni. Sessizliğinden bir anlam çıkarmam gerekecek, eğer konuşmaz isen. 
Oysa bu sessizliği tanımaya yönelik daha farklı bir bakış açısı içerisinde olduğumu söyledim kendisine. Herkesin bir huzur arayışının olduğunu veya rahatlama isteği için kişiden kişiye değişen bazı değişkenliklerin olduğunu belirttim. Örneğin sabahın erken saatlerinde sahile gelerek buradaki havayı solumak, manzarayı izlemek, martıları ve balıkları izlemek.. Vs gibi içimdeki karamsarlık düşüncesini yok eden ve huzur veren veya rahatlatan bir yere seni getirmemdeki amacımı anlamanı isterdim. Sadece ilaçlar ile tedavinin doğru olamayacağını, her defasında selectralara beni boğmaya çalışmanın yanlış olduğunu görmen içindi seni buraya getirmekle amacım. Ayrıca neden başka yer değil de sahil demene bir cevap niteliğinde olsun. İlk sorduğun soruda neden sabahın erken saatin görüşme yapıyoruz demene de cevap  olsun buraya gelişimiz
Ruhsal bunalıma girmiş birinin ilaçlar ile tedaviye alarak koruma altına almış olmuyorsunuz  Ruhum daralıyor. Geçici olarak etkisinin bir kaç saat süren kimyasal ilaçların vücuduma girerek kanımla reaksiyona girmesini çözüm olarak mı görüyorsunuz gerçekten de?
Benim konuşmaya ihtiyacımın olmadığı gibi içimdekileri dışarıya verip bir dinleyiciye de ihtiyacımın olmadığını bilmenizi isterdim. Sadece huzur ve sükunet arayışında olan biriyim. 
Gözlüklerini çıkararak elimdeki simitten bir parça kopardı. Sessizlik ortamı yutmuş gibi ele geçirmişti sanki her yeri. Topuklu terliklerini çıkarıp benim gibi ayaklarını suya saldı. Sessizlik yine uzun sürdü ve sessizliği bozan tiz bir sesiyle: Şuan ne isterdin?
Çay demekle yetindim sadece. Gecenin geç saatlerine kadar tek bir kelime bile etmeden saatlerce oturmuştuk...
Son..



---
Akblog.NET
/

İletişim Bilgilerimiz

Yakuplu Mah. Beylikdüzü / İstanbul | Türkiye
+90 505 025 1428
Pazartesi - Cuma (09:00 - 18:00)

İletişim Formu

Ad Soyad

E-posta

Mesaj

© SEO Bilişim İnternet Hizmetleri - Akblog.NET 2007-2019